Türkiye Cumhuriyeti devleti 24 Haziran seçimleri ile tarihinde çok önemli bir dönemeci geride bırakmıştır. İnsan hakları ve çalışma hayatı ile ilgili prangalarından sıyrılmış yepyeni bir sabaha uyanmıştır.

Bundan sonra ülkemizi yönetenlerin işi eskiden olduğu kadar kolay olmayacaktır. Artık hiçbir hükumet kendi başarısızlığına yapısal sorunları bahane göstererek mazeret uyduramayacaktır.

İktidara gelen hükumetler ya başarılı olacak veya iktidardan düşeceklerder. Zira, hükumetlerin halk tarafından denetimi de artık eskiden olduğu gibi zor değildir.

İnsan hakları ve özgürlüklerinin Cumhuriyet tarihimiz boyunca bütün iktidarlar tarafından binlerce defa ihlal ve ihmal edildiğini hepimiz yaşadık ve gördük.

En başta gelir dağılımındaki akıllara ziyan adaletsizlikler, bırakalım iktidarları muhalefet sözcüleri tarafından dahi asla samimi bir şekilde dile getirilmemiştir.

Oysa gelir dağılımındaki adaletsizlikler, temel insan hakkı ihlallerinin en büyüğünü temsil eder. Hani meşhur bir söz vardır “Kimi yer kimi bakar kıyamet bundan kopar” Demek ki kıyameti koparan en önemli adaletsizlik gelir dağılımındaki adaletsizliktir.

Diğer çok önemli bir kara delik de adalet sistemimizdeki anormal işleyiştir. Bir hakkını elde etmek için yargı yoluna başvuran vatandaşımız, aylar yıllar geçiyor hakkına ulaşamıyor. Yargılama bir türlü bitmiyor. Davacı veya müşteki davayı kazandığını göremeden Allanın rahmetine kavuşuyor. Sonra onun mirasçıları derken mahkemeler sürekli duruşma erteleyen asla karar veremeyen kurumlar halinde çalışıyorlar.

Sorsanız bu durumdan herkes şikayetçi ama bunun düzeltilmesini hekes Allahtan bekliyor. Çünkü devlet sistemimizde bu durumu düzeltecek bir mekanizme malesef yok.

Ülkemizde tam bir fecaat haline gelmiş olan bu yargı sistemi, bütün sair sorunlarımızın en başında yani en öncelikli ele alınması gereken temel bir sorundur.

Umuyor ve acilen bekliyoruz ki, 24 Haziran seçimleri sonucu yeni kurulacak olan hükumet de bu sorunlara öncelik verir ve halkımızı çalışmayan işlemeyen bu sözde yargı sisteminden kurtarır.

Şayet yeni kurulacak olan hükumet bunu gerçekleştirirse hem milletin devlete olan güven duygusunu kuvvetlendirecek ve hem de dünya ülkeleri nezdinde haklı bir itibar kazanmış olacağız.

Adalet olmadığı veya işlemediği bir ülkede ne üretimden ve ne de sağlıklı insan ilişkilerinden söz etmek mümkün değildir. Anarşı ve terörle de mücadele edemezsiniz.

Adalet, bir bedendeki insanın kalbi gibidir, bütün organlara hayat verecek tek ve yegane organdır.

Gerek adli ve gerekse idari açıdan karar alma süreçlerinin zayıf olduğu bir ülkede zaman çok kötü kullanılıyor demektir.

24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin ardından yeni kurulacak hükumetten bir vatandaş olarak acilen beklentilerim bunlardır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1