banner128

CHP TRABZON İL BAŞKANI  Güzide UZUN

İktidar kapısını darbeyle aralayanlar, darbe hukukunu gözleri gibi korudu. Ne seçim sistemini değiştirmeye yanaştı, ne demokratik bir Anayasa yapma yolunu seçti ne de laik, demokratik bilimsel eğitimi uygulamaya soktu. Bir ileri iki geri siyasetiyle, demokraside bir arpa boyu yol alınamadı.  Bu nedenledir ki, darbeler zinciri kırılamadı, 15 Temmuz darbe girişimi ve 20 Temmuz “sivil” darbesi gerçekleşti.

Darbeyi ve darbecileri öve öve bitiremeyenler, Kenan Evren’e “cennetten” yer beğenenler, AKP iktidarına ortak oldular. Devletin kılcal damarlarına, stratejik alanlara yerleştiler. Yıllardır devleti ele geçirme planlarının yeterince olgunlaştığını düşünerek, 15 Temmuz hain darbe planlarını devreye soktular. 251 vatandaşımızı acımasızca katledip, meclisimizi bombalamaktan geri durmadılar.

Bütün bunlara zemin hazırlayan AKP, darbe içinde “sivil” darbe yaparak, Türkiye’yi demokrasi yolundan çıkardı. 

Darbeler her zaman eğitimi ve eğitimcileri vurdu. 12 Mart TÖS’ü, 12 Eylül TÖB-DER’i kapattı. 20 Temmuz sivil darbesinden sonra da çok sayıda sendika, dernek kapatıldı, binlerce öğretmen açığa alınıp ihraç edildi.

Darbelerin panzehiri bilimsel eğitimdir! Darbeler zinciri eğitimle kırılır.  Bilimsel eğitimle yetişen yeni nesiler, gerçek demokrasiye hayat verebilir. 

Darbeci zihniyeti eğitimle yok etmiş olsaydık, Mustafa Kemal Atatürk’ün hedeflediği gibi “muasır medeniyet seviyesine ulaşmış” olurduk.

Eğitim sorunumuzu çözmüş olsaydık, tarihimizde ne Kenan Evrenler, ne FETÖ’ler ne de tek adamlar olacaktı.

Şimdi 16 yıllık eğitim enkazıyla baş başayız. Nereye elimizi atsak dökülüyor. Bozulan eğitim sisteminde sağlam çark kalmadı. Eğitimde köklü değişikliklere ihtiyacımız var. 81 milyonu ilgilendiren eğitim politikasının yeniden belirlenmesi gerekir. Geleceğimizi yok edecek eğitim modellerinden vazgeçmeliyiz. Bunu ülkemiz için yapmalıyız, 81 milyon için yapmalıyız.

EĞİTİMDE 12 SORUN 12 ÇÖZÜM

1. Eğitimde Fırsat-İmkan Eşitliği Sağlanmalıdır

Okullar açılmadan önce, devlet okullarında okuyan her çocuğa, eğitime katkı payı olarak 500 TL verilmelidir. Özel okuldaki çocuğumuza 5000.-TL verildiğine göre bu da verilebilir. Taşımalı eğitime son verilmelidir. İkili eğitim sistemi kaldırılarak, tam gün eğitim sistemine geçilmelidir. Birleştirilmiş sınıf uygulaması sonlandırılmalıdır.  Her okulda bir öğün ücretsiz yemek verilmelidir. Velilerden kayıt parası ve okul masrafları alınmamalıdır.

2. Ülkemizin Kıt Kaynaklarını Betona Değil Beyne Kanalize Etmeliyiz

Tasarruf tedbirleri kapsamında Milli Eğitime ayrılan bütçeden kısıtlamaya gidildi. Hiçbir medeni ülkede eğitim bütçesinden kısılarak tasarrufa gidilemez. Ülkenin can damarları kesilerek tasarruf yapılamaz...

Aksine krizlerin pençesinden kurtulmak için eğitime daha fazla bütçe ayırmak gerekir. Çünkü eğitime ayrılan pay geleceğe yapılan yatırımdır.

SEKA’yı özelleştirip kağıt ihtiyacımızı dışardan karşılamaya başladık. Şimdi çocuklarımızın kitaplarını basacak kağıt bulamıyoruz. Okulların açılmasına bir hafta kaldı kitapların basılamadığı haberlerini alıyoruz. 

3. Eğitimin Bilimsel Niteliğini Korumalıyız

Laik, bilimsel, demokratik ve herkese parasız eğitim verilmelidir.  Milli Eğitim Bakanlığı tarikat ve cemaatlerin eğitimle olan ilişkini kesmeli, vakıflarla yaptığı her türlü sözleşmeyi derhal sonlandırılmalıdır.

4. Eğitimde Paradigma Değişikliğine İhtiyaç Vardır

Sadece piyasacı, pragmatik ve gerici eğitime dayalı bir müfredat anlayışı ile öğrenci yetiştirilemez. Eğitim felsefemiz geleneksel değil çağdaş eğitim anlayışına dayanmalıdır.  Çocuklarımızı geleceğe hazırlayan, geleceğin dünyası ile buluşturan, çağdaş, demokratik, laik ve bilimsel bir müfredat oluşturulmalıdır.

5. Eğitimde Dönüşüm Yaparken Partizanca Davranmamalıyız

Siyasete bakılarak atama yapılmamalı. Mülakat sistemine son verilerek, hak edenlerin ataması yapılmalıdır.  KPSS’de yüksek puan alıp atamaya hak kazanan, ancak mülakatta çok düşük puan verilerek elenen öğretmenlerin haklarının iadesi yoluna gidilmelidir.  Okul türleri Türkiye’nin ihtiyaçlarına göre belirlenmelidir.  Talep edilmeyen çok az sayıda öğrencisi olan okul türleri, talep fazlası olan okul türlerine dönüştürerek sorun çözülmelidir.

6. Eğitim Siyasetinizin Uygulama Alanı Değildir

Eğitime siyaset sokulmamalıdır. Siyasetin etkisindeki eğitim bilimsellikten uzaklaşır. Kadrolaşmayı hedefleyen atamalar sonlandırılmalıdır. Rektör atamaları üniversitelerin özerkliğini ortadan kaldırmaktadır. Milletvekili yapmadıklarınızı üniversitelere rektör olarak atayamazsınız. Rektör ve dekanlar atamayla değil, öğretim üyeleri tarafından seçimle belirlenmelidir. 

7. Sınav Odaklı Eğitim Derhal Terkedilmelidir

Çocukların yeteneklerini ve ilgi alanlarını ortaya çıkartacak eğitim modellerinin hayata geçirilmesi gerekir. Ezberci ve sınav odaklı eğitimden vazgeçilmelidir. Çocuklarımızı istemedikleri okul türlerinde okumaya zorlayan LGS sistemi kaldırılmalıdır.    Çocuklarımız ilgi alanlarına ve yeteneklerine göre yönlendirilerek, istedikleri lise türünde okumaları sağlanmalıdır.  Başarının sırrı, öğrencilerin ilgi alanlarının ve yeteneklerinin tespit edilerek o alana yönlendirilmesinde gizlidir.

8. Eğitimde Liyakat Esas Alınmalıdır

Eğitimde liyakata dayalı bir sistem kurulmalıdır. Atamalar siyasete değil liyakata bakılarak yapılmalıdır. FETÖ referansıyla atadıklarınızdan ders almadınız mı?

9. Darbeci Eğitim Zihniyetinden Vazgeçilmelidir

12 Eylül zihniyetiyle eğitimde yola devam edemezsiniz. Bir an önce   erişilebilir, bölgesel farklılıkları giderilmiş, küresel düzeyde iddialı ve bilimsel eğitime geçilmelidir. 

10. Eğitimde 1+8+4 Sistemine Geçilmelidir

Eğitim, 1 yıl okul öncesi, 8 yıl ilköğretim, 4 yıl ortaöğretimden oluşan 1+8+4 modeliyle yeniden yapılandırılmalıdır. Zorunlu eğitim, 9 yılı kesintisiz temel eğitim olmak üzere, 13 yıla çıkartılmalıdır.

Eğitim yapısının ürettiği temel sorunlardan birisi de açık liselerdir. Bugün bu liselerde 1.586.823 öğrenci bulunmaktadır. Bu gidişle önümüzdeki yıl bu sayı 2 milyonu aşacaktır.

Eğitimin toplumla, ekonomiyle ve bilimle ilişkisini yeniden kurmalı ve ona göre etkin yapılanma, çağdaş-bilimsel içerik, yetişmiş öğretmen, güçlendirilmiş okul ve edilgen olmayan öğrenci dikkate alınarak eğitim yeniden yapılandırılmalıdır. 

11. Öğretmenlere Hak Ettikleri Değer Verilmelidir

5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü ve 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde birer maaş ikramiye verilmelidir. Öğretmenlerin ek göstergeleri 3600’e çıkartılmalıdır.  Öğretmenlerimizi az da olsa rahatlatmak için 2018 Eylül ayında ödenecek 1.121.- TL’lik hazırlık ödeneği de bir maaş seviyesine çekilmelidir. Tüm öğretmenler kadroya alınarak, ücretli öğretmen, sözleşmeli öğretmen, kadrolu öğretmen ayrımına son verilmelidir. 

Öğretmenlik Meslek Kanunu Çıkarılmalıdır. Bizim bu konudaki çalışmalarımız devam etmektedir.

12. Karma Eğitimden Vazgeçilemez

Cemaat ve tarikatların baskısıyla kanunda yer alan karma eğitimi yönetmelikten çıkartarak, karma eğitimi tartışmaya açıyorlar. Anayasa ve Milli Eğitim Temel Kanunu’ndaki “karma eğitim” zorunluluğunu görmezden gelenler, kafalarını kuma gömüyorlar. Milli Eğitim Bakanlığı karma eğitimden vazgeçilemeyeceğini, Cumhurbaşkanlığı ise karma eğitiminde esneklik sinyalleri veriyor.  Eğitimde seçme hakkı değil, pedegojik olarak doğru olan uygulanır. Bunu da en iyi Milli Eğitim Bakanı bilir. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1