BUNUN İÇİN GÜNAYDIN

Türk milletinin bin yıllık Anadolu ve Batı siyaseti askeri mücadelede her an hissettirdiği insan temelli ideolojik yaklaşım artık Amerika kıtasında Afrika ve Asya’nın en uç yerlerine kadar kutlu bir ses ahenk kazanmıştır.

Devlet olarak taşınan doktrin temelinde hukuka dayalı bir toplum anlayışına sahip çıkılması Atatürk le cihana haykırılmıştır.

Bu yaklaşım Batıda pozitif bilimle gelişerek ciddi bir yol almıştır. Ancak skolastik anlayışlara mahkûm bir sosyal yaklaşım bu toplumsal yaklaşımın gerekli gelişimi sağlayabilmesine fırsat vermemiştir.

Bunun en bariz örneğini de Emperyalizme tek merkezden sahip olduğunu cihana rahatlıkla arz edebilecek konumunda izlenebilen ABD’nin çağdışı yaklaşımlarla Evangelist ve Siyoizme dayalı küresel politikalar izlemesidir.

Çağlar boyunca bunun insani yaklaşımlı olarak eşdeğeri Türkler tarafından farklı bir doktrin uyarlaması ile yapılmıştır.

Bunun Cumhuriyetin kuruluşu ile de devam edeceğini, devletin, yeni rejiminde Osmanlı bıraktığı borç mirasını inkâr etmeyişidir. Bu borç unutulmasın ki koca bir Osmanlı devletine aittir.

Bu borcun ödenmesi ile askeri mücadele ile kazanılanların eğitimle ileriye getirilerek cihanda barışın içerisinin doldurulması yoluna gidilmiştir.

Dünyanın hemen her tarafından henüz çocuk yaşlarındaki öğrenciler devlet politikaları ile uzun bir süre devam eden, Türkiye’ye getirilerek devletin millet yaklaşımlı sosyal anlayışı o ülkelerin gençliğine anlatılmaya çalışılmıştır.

Bununla birlikte bir dönem anlaşıldığı kadarı ile ABD ve Türkiye yönetimleri arasında yapılan eğitim anlaşmaları ile daha farklı boyutlar kazanmasının yoluna gidilmiştir.

Bundan dolayı ABD’nin son dönemlerde ifade etmiş olduğu üzere kullanıldıkları izlenimi edinmeler de kesinlikle küçümsenecek bir olay değildir.

Şayet Evangelist ve Siyonist doktrin yaklaşımları ile bir cihan barışı arzu etmiş ve bundan dolayı istedikleri randımanı sağlayamadıklarını düşünmüşler ise bunun nedeni olarak Türkiye’nin duruma sessiz kalmadığını söylemeye çalışmaları anlamsızdır.

Çünkü Türk milletinin geçmişteki doktriner anlamda, cihanda milletlerin kalbinde bıraktığı hoş sedalara uygun olarak bir küresel eğitim politikası izleyecek olduğunun da düşünülmesi gerekirdi. Çünkü Türkiye cumhuriyeti bu nitelikleri ile kurularak yoluna devam etmiştir. Bundan sonraki eğitim politikalarında da kuşku yoktur ki varlık sebebi olan bir temel üzerinde siyaset yürütecektir. Bunu cumhuriyet döneminde kabul edemeyenlerin büyük çoğunluğu artık günümüzde ifade edebilmiştir.

Tarihi birikimiyle medeni âlemde söz sahibi olabileceğini cihana haykırılışı Emperyalizme karşı yürütülen Milli Mücadele ardından gerçekleşmiştir.

Bu temel yaklaşım kurucuları hayatta olmasa da bu cumhuriyetin devamını sağlayacak olan bir gerek; gerek bu vatanda gerekse başka ülkelerde bu tarihten onur duyanlar tarafından devam ettirilecektir.

ABD’nin can yakan emperyalizme varan, arkasında iki cihan savaşının vahşi mirasını taşıyan, Afrika, Asya ve Orta doğuda bıraktığı kötü izlenimler vardır.

Bunlar ile bir farklı doktrin yaklaşımlı egemen olmak arzusunda Türkiye’den istediği karşılığı bulamayışında etkin olan sadece Türkiye’den gelen engel etkili değildir.

Bunda cihanın dört bir tarafından gelen destek vardır.

Milli Mücadeleyi başlatan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emperyalizme karşı başlatmış olduğu küresel mücadele ve eğitimde de onda asırların uygulanışı ile bir insanlık kazanımı haline gelen bir millet ve devlet anlayışı vardır.

Batının Haçlı seferleri ile dağıtarak merkez değiştirdiği uygarlık ortamı ile medeniyet merkezindeki insani değerlere karşı egemen olması arzusunun yaklaşık iki yüz yıllık bir serüveni bulunmaktadır.

1800’lü yılların başında Mısırlılar ve 2. Mahmut arasında geçen Kütahya savaşı ile başlayan vesayet yaklaşımlı gidişe bir durak yapıldığı an Milli Mücadeledir. Bundaki ahlaki endişe temelinde başlayan bir doktrin savunması vardır.

Bu da hukuka saygının temelidir. Ve insanoğlunun ortak değeridir. Bu temelin dışında gelişen bütün toplumsal yaklaşımlar devlet ifadesinin dışındadır. Ve Birleşmiş milletler tanımlamasında da bu anlayış artık çağ dışı kalmıştır. Bu yaklaşımlarla her yeni doğan günde insanlık bir Türk çağına bir adım daha yaklaşmaktadır. Bunun için Günaydın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner130

banner1