EMİROĞLU
ÇAPKINOĞLU
ÇİLER KARATAŞ
ÇİLER KARATAŞ

İYİLİK KÖTÜLÜK VE SPİRİTÜELLİK

İyilik ve kötülük bu yaşama geldiğimizden beri bütün hayatımızı yöneten iki olgu. Peki, tüm yaşamımız iyiliği kovalamak ve kötülükten kaçmakla geçerken gerçek nedir? Yapmak gereken nedir?

5 Aralık 2017 Saat: 19:04
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 43 kez okunmuştur

İyilik ve kötülük bu yaşama geldiğimizden beri bütün hayatımızı yöneten iki olgu. Peki, tüm yaşamımız iyiliği kovalamak ve kötülükten kaçmakla geçerken gerçek nedir? Yapmak gereken nedir?
Öte yandan günümüzde bir de spiritüellik diye bir kavram var. İyilik kötülük ve spiritüellik yani ruhsallık kavramları. Bunları ayırt etmek ve her şeyi yerli yerine koymak insanı belli bir noktada aydınlatacaktır. Bu yazımızda bundan bahsedeceğiz.
Maddi evren yani şuan içinde yaşadığımız yer ikilik denen temel bir prensibin üzerine kurulmuştur. Burada varoluş ikilik sayesinde mevcudiyetini sürdürür. Yani sıcak soğuk ile mevcuttur, acı haz ile iyi kötü ile güzel çirkin ile vb. Her şey zıttını rahminde taşır ve varlığı ona bağlıdır. Yani acı yoksa haz da olmaz. İyi yoksa kötüde olmaz. Tüm ikilikler bir madalyonun iki yüzüdür. Birbirinden ayrılmazdır ya ikisi birlikte sizinledir ya da ikisi birlikte yoktur. O yüzden zevki, iyiliği, güzelliği hayatınızda tutup acıyı, kötülüğü ve çirkinliği hayatınızın dışında tutamazsınız. Eğer acı, kötülük ve çirkinlik olmayan bir hali özlüyorsanız işte orada oyuna dahil olan kavram “spiritüelliktir”. Çünkü bir seçenek ikilik içinde olmaktır bir de ikiliğin dışında olmaktır orası ruhsal düzeydir. Orada sevgi ve nefret yoktur, acı ve haz yoktur, iyilik ve kötülük yoktur, güzel ve çirkin yoktur. Orada bir bütünlük içinde varoluş mevcuttur. Ve aslında her şeyde aranan ama ne arandığı bilinmeyen şey tam da odur!!!
Burada belirtmek gereken bir nokta da şudur ki günümüzde spiritüellik bilinmediği için duygusallık, iyi niyet, iyilik yapmak gibi şeyler ruhsal olmakla tamamen karıştırılmaktadır. Bir kişi sözde insanları sevmeye çalışıp, onlara yardım etmeye çalışınca, nesnel paylaşımlarda bulununca elinde olan parayı, yemeği, eşyayı, duygusallığı, duyguları paylaşınca düşünülmektedir ki bu kişi ruhsal bir moddadır. Oysaki gerçek ruhsallığın bununla uzaktan yakından ilgisi yoktur. Gerçek ruhsallık söz konusu olduğunda paylaşımlar dünyevi düzeyde değil tamamen ruhsal düzeydedir. Yani bu yaşamın genel akışı içinde değil tam tersi ruhu insani maddi yapıdan özgürleştirip maddenin fiziğin ötesine geçirtecek yönde bilgi ve paylaşımlardan ibarettir. Yani bedenden, yemekten, sıcaktan, soğuktan, acıdan hazdan, paradan, nesnelerden, duygusallıktan bilinen sevgiden, tüm kavram kalıp ve inançlardan ve hatta nefesten ve nihayetinde ölümden özgürleşmesidir söz konusu olan. Yoksa bedeni beslemek odağa beden ve bedenin ihtiyaçlarını, duygu ve duyguların ihtiyaçlarını koyup onlara yönelik eylemlerde bulunmak değildir. Bu erdemli bir yaklaşım olmasına rağmen erdemlilik hala bu maddi yaşama maddi evrene ait bir olgudur. Ve ruhsallık erdemliliğinde ötesindedir. İyilik modunda olunca kötülükte her zaman oradadır. Burada duygusal bir tezahür olan “sevgi”modunda olunca kişi nefret her zaman oradadır. Oyunun içindedir. Buda gerçek aranan değildir. Ve asla tatmin edici değildir. Çünkü kimse kötülüğü ve nefreti tatmak istemez. Ama bunun alternatifini de bilmez. İşte bu seçenek spiritüelliktir. Aksi halde insan sadece birilerine iyi hissettirmeye ve memnun etmeye çabalar ve kendi hayatı da iyi hissetmek ve memnun olmanın esaretinde yürür. Ama bilinmelidir ki iyi hissetme ve hissettirme, memnun olma ve memnun etme çabası varsa ortada iyi hissetmeyen ve memnun olmayan bir şey vardır. Nedir bu şey? Nedir iyi hissetmeyen nedir memnun olmayan? Bu siz misin yoksa siz olmayan başka bir şey mi? İşte bu en büyük aydınlanmadır. Ruh ve maddenin ayrımını yapmak gerekir. Tüm canlı varlıklar hepimiz ebedi ruhi varlıklarız kendinden tam eksiksiz bütün ve ihtiyaçsız. Bir ruhi varlık için ne açlık, ne susuzluk, ne üşümek, ne yanmak, ne de ölüm söz konusu değildir. Dolayısıyla iyilik bizim için hükümsüzdür. Ve eksik olan, tam olmayan sürekli tatmin edilmesi gereken şey kullandığımız insan denen bir canlı makinadır. Odur iyi hissettirilmek  ve hissetmek isteyen, memnun olmak ve memnun edilmek istenen. Ama burada dev bir paradoks ile yüzleşmekteyiz. Doğası gereği o asla doyurulamazdır tatmin edilemezdir memnun kılınamazdır. Maddenin doğası her zaman çöküşe ve eksikliğe doğru gider bu fizik yasasıdır. Ne kadar uğraşırsak uğraşalım tam olmayan asla tam yapılamaz ve tam olanı da tam yapmaya gerek olmaz. Her iki koşulda da çıkmaz oluşur. Ruhu tam yapamazsınız zaten tamdır suyu ıslak yapamayacağınız gibi, maddeyi de tam yapamazsınız çünkü doğası yarım olmaktır sonsuzluğu bir bardağa sığdıramayacağınız gibi.Bu çaba her zaman hayal kırıklığı, hüzünle pişmanlıkla bitmeye mahkum bir maceradır. Yani eğer siz kendiniz değilseniz memnun değilsiniz ve memnun değilseniz kimse ve hiçbir şey sizi memnun edemez. O kısmi anlar zevkler sadece bir tesellidir ve bir illüzyondur. Ve kendi olmayan hiçbir insanı memnun edemezsiniz ve kimse bunu başaramaz. O yüzden ne yapmamız gerek? Bu beyhude çabayı önce görmek gerek. Çünkü insan bunun imkânsız olduğunu anlamadıkça bir hayalin peşinden gerçek olabileceği inancıyla koşmaktadır. Önce bu ikilik içinde mutlu, özgür, sevgi ve barış dolu bir hayatın olmayacağı anlaşılmalıdır. Nefret, acı ve şiddet maddi yaşamın ayrılmaz parçasıdır. Suyun içinde kuru kalınmayacağı anlaşılmalı idrak edilmelidir. İşte bu anlaşıldıktan sonra spiritüelllik devreye girer. Bu da maddeyi aşma yöntem biliminden başka bir şey değildir. Ve buna tekamül yolculuğu denir. Kendini aşmak ve kendini bulmak. Bu noktada gezegende en eski ve etkili yol Orijinal Yoga Sistemidir. Bunun için Yoga Academy hizmetinizdedir. Eğitimler, kitaplar, DVD ler, videolar ve en önemlisi her ay eşi benzeri olmayan ve dünyada bir ilk ve tek olma özelliğini taşıyan eşsiz Yoga Festivalleri aracılığıyla. Özellikle de Yoga Academy'nin tüm dünyadan herkese açık olan uluslararası Yoga Festivalleri çok daha hızlı bir gelişme sağlayan çok özel çalışmalardır. Her ay Türkiye'nin eşsiz doğasında gerçekleştirilen bu festivallerde uygulanan çok özel teknikler sayesinde beden çok hızlı bir iyileşme ve gelişme göstermekte şifalanmakta ve her türlü sorundan çok hızlı şekilde özgürleşmektedir. Sizde Orijinal Yoga Sistemi ile kendinizi aşın kendinizi bulun iyilerin ve kötülerin doğruların ve yanlışların ötesinde olan gerçek ile buluşun. Burada da Yoga’nın ne olduğunu en doğru şekilde anlatan eşsiz bir şaheser olan Büyük Yoga Üstadı ParamahamsaYogaçarya Akif Manaf’ın“Yoga Nedir Ne Değildir” adlı eserini tavsiye ederek yazımızı bitirelim.

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Manşet 61 Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Sevgi ve saygının olabilmesi için bir şey gerekir:1 Aralık 2017 Saat: 08:43
Sevgi ve saygının olabilmesi için bir şey gerekir: kabullenme. Sevgi olanı olduğu gibi kabul etmekle mümkün olabilir.
DOĞRU VE YANLIŞI AYIRT ETMEK22 Kasım 2017 Saat: 19:33
Gözümüzü açtığımız günden itibaren hep doğruyu yapmaya çalışmışızdır.
DUYU KONTROLÜNÜN ÖNEMİ15 Kasım 2017 Saat: 16:48
Orijinal Yoga Sisteminin 5. basamağı olan Pratyahara-Duyuları aşma sanatıdır.
Hayatta her zaman bir değer olgusu vardır.7 Kasım 2017 Saat: 14:34
Hep duyduğumuz standart bir şeydir bu. İnsanın bir şeylerle ilgilenmesi için o şeyde bir “değer” görmesi gerekir ve hal böyle olunca insanın kendisi de “değerli” olma çabası içinde olur.
GERÇEK AŞK2 Kasım 2017 Saat: 00:10
Bu gezegende tarih boyunca genel yaşam içinde kimsenin başaramadığı bir şey vardır:
Tüm Yazıları