EMİROĞLU
ÇAPKINOĞLU
EBRU DİLEK KARAHASAN
EBRU DİLEK KARAHASAN

Adana da muhteşem Camii..!

Çukurova Bölgesinin merkezinde bulunan ve bilinen üç bin yıllık bir tarihe sahip olan Adana bulunduğu bölgenin en gelişmiş kenti.

6 Aralık 2017 Saat: 11:01
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 91 kez okunmuştur

Çukurova Bölgesinin merkezinde bulunan ve bilinen üç bin yıllık bir tarihe sahip olan Adana bulunduğu bölgenin en gelişmiş kenti. Seyhan nehrinin kıyısında kurulu bu şehri pamuk tarlalarıyla, dünyada eşine az rastlanır bereketli toprakları, zengin kültürel  geçmişi, sıcak Akdeniz iklimi ve 
lezzetli yemekleri ile ziyaret edilmesi gereken şehirlerimizin başında geliyor..
Adana deyince ilk akla gelen noktalardan ve adres bulma yön tahininde simgesel bir 
görüntüye sahip olan Sabancı Merkez Camii ihtişamıyla bizi büyüleyip adeta içine çekiyor.
  Havanın sonbaharın o bilinen ısıran ürperten halinden uzak, Seyhan nehrinin iki yanında 
oluşturulmuş Merkez park da uzun bir keşif turuna çıkarken geniş yeşil dokusu ve onlarca farklı 
türden ağacı ile şehir insanın nefes aldığı alanların başında olduğunu öğreniyorum. İçimi ısıtan
ama asla bunaltmayan Akdeniz’in sonbaharını yaşarken ayrı bir zevk duyarak mutluluk ve huzur içinde adımlarımla yol alıyorum. Türkiye’nin en büyük parklarından 33 bin hektarlık bir alana sahip 
olan Merkez parkın güneyin de Sabancı Merkez Camii nin yeşillikler içinde bulunuyor oluşu ayrı bir özellik katıyor Camii’nin görüntüsüne..
Beraberin de ise, Türkiye Diyanet Vakfı ve Sabancı vakfının ortaklaşa yaptığı 1998 yılında hizmet vermeye başlayan bir camii olduğunu öğreniyorum. Aynı zamanda toplamda 52.600 m karelik alanın üzerine kurulmuş olup sadece 6.600 m karelik kapalı alana sahip olan bir camii. Konum itibariyle Adana’nın çevre il ve ilçelerine bağlayan kesim noktasında olması ve minarelerinin uzunluğu,  sayısının çokluğu nedeniyle, bir zamanlar kart postallara fotoğraf olacak şekilde uzaktan görüntüsü şehrin sembolü olması açısından önem taşıyor bence. Yaptığım araştırmada İçinde aynı anda 
28.500 kişinin ibadet imkanı bulduğu, Türkiye’nin Balkanların ve Ortadoğu’nun en büyük camii olma özelliğine sahip. Ders odaları, sohbet odaları, şadırvanı ile hat sanatının en güzel örneklerini gördüğüm, klasik iznik çinisi tekniği ile çinileri ayrı bir güzellik katıyor camii içine. Kıble tarafında bulunan panolar ise bırakınız Türkiye’yi Dünyanın en büyük camii olma özelliğine sahip. Camii 
dışının fildişi renkli olması ise o görkemine ayrı bir ihtişam katıyor. Caminin batı kısmında müstakil 
bir bölüm olarak yapılmış, benim bildiğim kadarıyla bugüne kadar hiçbir camii de görmediğim araştırmacılara hizmet vermesi açısından ve elbette ki halka da açık, klasik ve dijital bir 
kütüphanesi bulunmakta. Aynı zaman da Sebil Çeşmesi(Kutsal günlerde bedava dağıtılan su,
şerbet) bal şerbeti sunumu yapıldığını öğreniyorum. Sabancı Merkez Camii’n de en çok 
dikkatimi çeken de Klasik Osmanlı mimarisi tarzında inşa edilmiş olup, Genel görünüm olarak
Sultan Ahmet Camii’ne, iç
mekan olaraksa Selimiye camii’ ne benzer oluşu bu nedenle Selimiye’nin eşi- Sultan Ahmet 
camii’ nin kardeşi- Kocatepe Camii’ nin çağdaşı denildiğini de öğreniyorum.
Araştırmalarım beni camii yapımında mimarisin de özellikle sayı ve adet olarak İslam dininin çağrışımları açısından şifrelere sahip olduğunu.. Mesela 4 yarım kubbesi- 5 tam kubbesi ve 
mimarisi ile(4 halife, 4 meshepe, islamın 5 şartına, imanın 6 şartına) 32 m çaplı ana kubbesi ise 
32 farza, avluda ki 28 kubbesi kuran-ı kerimde adı geçen 28 peygambere, ana kubbede ki 40
pencere ise Hz. Muhammedin peygamberlik yaşını ve 40 rekat namaza, 99 m karelik minaresiyle
de Yaradan’ ın bilinen 99 ismine karşılık geliyor.
Tüm bu duygular sinsilesi beni camii’ nin içine girerken ve özelliklede rahmetli Babamın burada 
kıldığı namazla birleşince engellenemez bir çoşku ile dışardan görüntüsünü çok iyi bildiğim ama
içine ilk defa girdiğim camii de büyüklerimden duyduğum kadarıyla ‘Tayiyyetü’l(selam) Mescid’ namazını kılıp sonrasında ikindi namazımı kılıyorum. Yaradan’ın eşsiz kudretine sığınarak biz 
kullarına karşılıksız verdiği tüm güzellikler için ona şükr-i senada bulunup, ilk önce vatanıma sonra kişisel dualarımla avuç açıp gözlerim yaşlı secde ediyorum. Bu uhrevi havayı solumak belli ki beni öylesine sarsmış ki Allah’ın evinden ayrılmak istemiyorum..
Ve bir kez daha ‘Hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünya için, yarın ölecekmiş gibi öteki dünya için çalış’ hadis-i şerif’ ini hatırlayarak nice gezilmesi gereken yerleri görmek- göremeyenlere de nasip olur
diye dua ederek istemeden de olsa bu güzel yerden ayrılıyorum..
EBRU DİLEK KARAHASAN.

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Manşet 61 Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

EBRULİ SAATLERDE KONUK İBRAHİM EKREM KELEŞOĞLU30 Kasım 2017 Saat: 10:05
EBRU DİLEK KARAHASAN'IN HAZIRLAYIP SUNDUĞU EBRULİ SAATLERDE CUMA GÜNÜ KONUGU HABERİM HAMSİ MANŞET 61 STÜTYOSUNDA İBRAHİM EKREM KELEŞOĞLU
MUHABİRİMİZ EBRU DİLEK KARAHASAN ADANA'DAN BİLDİRİYOR (Adana Devlet Tiyatrosu..)20 Kasım 2017 Saat: 09:17
Bu yıl Adana Devlet Tiyatrosu 2017-2018 yılına iki önemli sezon oyunu ile merhaba dedi
BELEDİYE TİYATROSU SEZONU KOMEDİ OYUNU İLE AÇIYOR9 Kasım 2017 Saat: 11:16
Akçaabat Belediye Tiyatrosu Naaş-ı Muhteremler'e Hazırlanıyor
EBRULİ SAATLER5 Kasım 2017 Saat: 11:27
HAFTANIN BELİRLİ GÜNLERİNDE SUNULAN BU PROĞRAM
Bilmediğimiz/Unutulan Değerlerimiz..! Hasan İzzettin Dinamo..1 Kasım 2017 Saat: 23:31
1909'da Trabzon Akçaabat'ın Ahanda Köyü'nde doğan- 20 Haziran 1989'da İstanbul'da aramızdan ayrılan bir yazarımız.
Tüm Yazıları