Daha yenisine, dünya medeni haritasında adapte olunmaya çalışıldığına şahit olunan bir yenidünya düzeninden de söz edilebilmiştir.

Sosyal yapılanmalarda dünya tarihinin derinlerinde var olan bir devlet felsefesinden bahsedilir. Daha yenisine, dünya medeni haritasında adapte olunmaya çalışıldığına şahit olunan bir yenidünya düzeninden de söz edilebilmiştir.
 Temeli binlerce yıl öncesinin pagan anlayışıyla küreselleşen, merkezinde her ne kadar peygamber mağlubiyeti almış olsalar da genelde peygamber öğretisinde yeterlilik gösterilemeyişin taşıdığı zaaflarla gerilemesi istenen bir gerçek devlet anlayışı vardır. İnsa merkezli bu yaklaşıma büyük fedakârlıklarla gönül vermiş bir milli yapılanma vardır.
Bu milli yapılanma Türk milleti ve bağrından çıkartmış olduğu Türk ordusudur. İşte Türkiye cumhuriyetinin temelini teşkil eden bu iki fenomenin hem gelişimi hem de yaşatılması için gerekenlerin neler olduğunun bilinmesi gerekir.  Ancak onun felsefi yapılanması üzerinde egemenlik kuran ideolojik yaklaşımların belirlenmesi, üzerlerindeki sis perdelerinin kaldırılması medeni dünyanın pek ilgilenmediği bir sosyal olaydır.
Asırlardan insanı yaşatan bir devlet yaklaşımlı sosyal hayatta merkezinde aldıkları ideolojik mağlubiyeti içerisine sindiremeyenlerin tarih sahnesinden silindiği izlenimi ile asırlardır hangi karşı değerlerin gelişimine izin verilmiş olabilirdi?
 Aslında gerek kültür ve gerekse ekonomik varlıklarını küresel edinimleri içinde korumakla birbirinden ideolojik bağlarla haberdar olan toplum anlayışları ile karşılaşılan bir yüz yıl gerde kalmıştır. Geçmişten geleceğe insani değerlerle savaş eden ideolojik yaklaşımlı küresel ekonomik ve sosy kültür değerleri ile yapılanların dünyada nasıl bir terör olayına imza atmış olduğu artık yadsınamaz gerçekler arasındadır. 
 Bu yüz yılda Anadolu hinterlandında yok olduğu sanılan Asuri, Keldani helak oldukları mukaddes kitapta belirtilen toplumların pagan yaklaşımlı küresel olarak dağılım geçiren yapılanmalarından söz edilmemektedir. 
 Asrımızda dinlerin geri kalmışlıklarında bu temel yaklaşımların hayatta kalma çabalarına nasıl destek sağlandığı ve bunda küresel anlamda ideolojik sapmalarla nasıl destekler bulunmuş olabildiği, payları bulunmuş olduğu pek sorgulanmamıştır.
İşte bu nedenle dinlerin doğru okunması ve insanların insanı yaratandan ötürü sevmek yaklaşımlı bir devlet ve sosyo ekonomik yapılanmaya pek sıcak bakamadıkları anlaşılmıştır. 
Bunu kültür dezenformasyonu ile tarih içerisindeki alınmış yeni şekillenmelerle toplumsal yapılarda dünyada geçmişte eşine zor rastlanabilecek bir teknoloji ve bununla birlikte canavarlaşan toplum anlayışı ile son asırda karşılaşmıştır. 
Yahya Kemal’in “Kökü maziye bağlı bir ati” değil Ancak ilk tevhitçi Hıristiyanların ifadesi ile birer putperests sahtekâr olan Saint Pier ve Saint Poule’lerin arkasına aldığı Orta doğu toplumlarının sosyal yapısındaki tekelci yaklaşımların, özellikle, Asya’nın Orta’sında ve Batı’sında girişilmiş olan kültür ve ekonomi bağlamında özdeşleşen, yeni toplum arayışlarında Türklerin on binyıllık totemlerini de bu ideoloji sarmalı içerisinde eritilmek ve milli dokunun tanınmaz hale getirilmesi için korkunç oluşumlarla karşılaşılmıştır.
 Devlet için asıl olan lisan birliğinin bu yönüyle de onlara benzetilerek yozlaştırılması olan toplumsal iradeler ile günümüzde net bir izlenimle karşı kalınmıştır.
 Bu kavgada Anadolu’da merkez oluşturan köklü devlet felsefesine karşı günümüzde yaşanan farklı fenomenlik arayışlarıyla net bir savaş tablosu ile karşılaşılmaktadır.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1