banner128

MİLLETE UMUT VEREN BİR SES

21. Yüzyıl eğitimde bireysel yaklaşımla eserler meydana geldiği fen ve teknolojilerde yetki sahibi kişilerin yetiştirildiği bir çağdır. Bu çağda sosyal sistemlerde de kuşkusuz buna eşdeğerde bir yaklaşımla toplumsal projelere gidilmiştir.

Bunda da doktrin anlamında birliği çağrıştıran bir yaklaşım bulunmalıydı. Çünkü bilim ve teknoloji bu yaklaşımlı bir derin bilimsel gelişmenin Maya kültüründe birliği akla getiren felsefi ifadeler, rakamların çağımıza kadar bir ürün elde etmek amaçlı çalışmaların devam ederek çağımızda halen yaşayan efsaneler olmasından uzaklaşamazdı.

      Bu yaklaşımlı temel anlayıştan uzaklaşan insanlık genelde kişisel ve zümre menfaatleri temelinde yaratıcıya yer vermek istemeyen ve ondan gelenlere inanmak istemeden geçen bir yüzyılda yaşananlar maalesef insanlık için yüz karası gelişmelerdir.

      Bu temel yaklaşımlı fenomenlerin yaşanmakta olduğu Anadolu ve Ortadoğu’da insanlık adına bin yılda yapılan birikimlere karşı saldırılar aynı inançla geri püskürtülürken de yaşananlar insanlık hafızasında silinmez güzellikler bırakmıştır. Ancak bunun anlaşılarak gelecek kuşaklara yansıtılmasının da birer sosyal projeleri bulunmalı ve bu projelerin küresel eğitimde başköşeye yerleştirilmeleri gerekirdi. Bu yaşananlara dikkat edildiğinde geçmişte sağlanan kazanımların gölgelenmeye çalışıldığı sosyal projelere daha fazla ilgi sağlanmaya çalışılmasın da insanlık açısından bir kötü gelişmedir.

      Oysa bilimle sağlanan gelişmelerle neler yaşandığına daha yakından ilgi kurulduğunda belki her şeye rağmen yararlanılacak bilgi ve deneylerle de karşılaşılabilir.

      Yüz yıldan bu tarafa Asya’nın batısında yaşanan sosyal ve siyasi yapılanmalarda ilerisi sınıf kavgalarına kadar giden gelişmelerle karşılaşılmıştır. Ancak son asırda bunda azalma olduğu ve daha çok toplum kesimlerinin birbirleriyle anlayış içerisinde yaşamak istedikleri durum söz konusudur. 

       Yaklaşım yetmiş yıldan bu tarafa Türk siyasi hayatında da benzer şeyler olmaktadır. Aynı siyasi yapılanmadan ayrılmış olarak siyaset yapan kuruluşlar arasında yaşananlara başka ülkelerden gelen müdahaleler, o ülkelerle müttefiklikleri bozmamak ve cihanda sulh derken ki doğan yeni sosyal sorunlar kuşkusuz bu ortamda verilen mücadeleler için millete ağır faturalar çıkartmaktadır. Ancak Batıda daha fazla zaman alan sosyal yapılanmaların siyasi kuruluşlara arasında barışı sağlamak Türkiye demokrasisi için daha kısa bir zaman aldığı anlaşılmaktadır. Dış müdahalelerin kaynakları ve ülke içindeki menfaat çevreleri gün yüzüne çıktıkça da ilerde düşünülen iyileşme süresi için de umut verici gelişmeler vardır.

       Bu ülkede gelişen her şey onunla tarihi bağları bulunan Batı, Doğu, Kuzey ve Güney için kuşkusuz çok önemlidir. Ancak bunda da yaşanan zorluklar vardır ki bu da tarihi bilgilerin sadece yoruma bırakılması ve ondan ibret alınmak istenilmeyişidir. İşte meselenin başı ve menfaat çevrelerini umut lokması budur.

       Demokrasi idarelerinin Batıdaki gelişmelerinde Fransız Sosyal Bilimci Duvarger önemli bir isimdir. İtalya’daki siyasi yapılanmaları anlatırken; orada Aristokrat belirli bir dönem yöneterek ülkede haklarını kazanmış, ardından askerler ve daha sonra İşçiler diyerek bu gelişmeler önemli bir ışık tutmuştur. Şu halde bu idari yapılanmalar insan ve toplumlarının mesleklere göre yapılanmalarında önemli bir faktör olduğu anlaşılmaktadır. Bir meslek sahibi de halkını yanıltmadan siyasi mücadelesini verebilir. Halkına güvenir ve bir gün hakkını dilediği gibi toplumsal barış içerisinde kazanabilir. Batı demokrasi her şeye rağmen yaşananlar ile bunlar akla getirmektedir.

     Türkiye’de bilimsel anlamda mesleklerin yaygınlaştırılması bir cumhuriyet projesidir. Ancak toplumsal ihtiyaçlara göre geçmişte var olan bazı mesleklerin bu geçen yaklaşım yüz yıldaki formasyonufarklı olmuştur. Daha önce halktan veya İl idaresinden maaş alan öğretmen ve din görevlilerinin merkezi yönetimden maaş almalarının geçmiş fazla geçmişi yoktur. Bu nedenle de devletin diğer meslek sahiplerine hatta işçilere sağlamış olduğu sosyal imkânlar bu kesimlere yeterince yansıtılamamıştır. Ve bunda yaşanan sıkıntı sosyal anlamda günümüzde imamların ve öğretmelerin artık sosyal imkânlarını da insani bir hayat sürebilecekleri, yaşanan ekonomik sorunlar içerisinde boğulmadan mesleklerini iyi yapabilmelerinin zamanı geldiğini akla getiren bir kısım sosyal ve siyasi olaylarla karşılaşılmaktadır.

       Yaklaşım yetmiş yıl askerlerin çağa uygun bir hayat hakları olduklarını akla geren istekler bulunduğunu Milli Mücadeleden sonra 2000’li yıllara kadar siyasette söz sahibi olmak istemelerinden anlamak mümkündür. Geçen zamanda milli gelirden en az maddi yararlanması söz konusu olan imam ve öğretmenleri ülkede menfaatleri bulunanların nasıl kitlesel yönlendirmeleri bulunduğuna herkes şahittir. Ancak bunlarında Türk milletinin mahşeri vicdanında ahenk bulması ve yabancı menfaat çevrelerinin değil Türk milletinin kazanacağı gelişmeler yaşanacağına olan umut da millet bilinçlenmesi ile artmaktadır. Bunda Türkiye’nin kültürel yapısına göre geçen zamanda olup bitenler bu karanlık tablonun daha kısa sürecek bir zaman içinde halledileceğini işaret etmektedir. Çünkü ülkede sosyal sorunlarla ilgili olanlar bu sorunu keşfederek geçmişten gelen yanlışlıkları onararak iyi bir hedefe doğru kilitlenmiş, Memurların emeklilerinden başlayan bir sosyal hakkın verilmesi anlamında birlikte ses verebilmişlerdir. İşte Türkiye’yi umutlandıran ses budur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner130

banner1

banner127