SALİH CENGİZ AYDEMİR
SALİH CENGİZ AYDEMİR

DEVLET VE DAYANAĞI OLAN HUKUKUN TARİH BOYUNCA BİRLİKTE FENOMEN OLMASI

İlk insandaki bilgi temizliği, bilginin yerinde, anlamına uygun olarak kullanılması ile topluluklar içinde gerçekleşen yönetim, hukuk, adalet ve eğitim yaklaşımlarının belirlenebilmesi karşısında bir çok engeller vardır.

30 Aralık 2017 Saat: 18:52
YORUM YAPTavsiye EtYazdır

Bu yazı 120 kez okunmuştur

İlk insandaki bilgi temizliği, bilginin yerinde, anlamına uygun olarak kullanılması ile topluluklar içinde gerçekleşen yönetim, hukuk, adalet ve eğitim yaklaşımlarının belirlenebilmesi karşısında bir çok engeller vardır.
Bu engellerin aşılması için tarihin derinliklerinden günümüze gelen izleriyle araştırılması gereken fenomen devlettir.
Bu izlerde insanlığı karanlıklara taşımaya çalışan her türlü kültür yozlaşması, bu yozlaşmalardan nemalanmak, ne olduğuna bakılmadan sürdürülmek istenen küresel politikalar ve bu politikalarda yokluğa gidişte meydana gelen ani politik değişiklikler kuşkusuz kayıt altına alınmalıdır.
İslam orduları Endülüs’e ilk çıkartma yaptıklarında ordular bir yere kadar gelmişlerdir. Ve orada bir yazı bırakmışlardır. Son nefer de şehit olmuştur. Daha sonra İspanya’ya ayak basan islam askerleri bu yazıyı okumuşlardır. Ve yazıda belirtilen “ İslam askeri buraya kadar gelmiştir.” Den sonra ilerlemeye devam ederek daha geniş topraklarda islam hakimiyeti sağlamaya çalışmışlardır.
İşte çağımızda insanlık karşılaştığı sosyal, ekonomik, kültürel, adli ve hukuki sorunlarının çözümünde tarihin derinliklerinde var olan tpolumsal birliktelikler bu duyarlılıkla araştırılmalıdır.
O zamanki atalar temiz duygularla barış içinde yaşayan küresel bir yönetim yapısı ve barış içinde, bu savlarla birbirinin mal ve namusuna saygıyı nasıl sağladıkları toplumu nasıl kurdukları, bu topluluklar hangi yaklaşımlarla devletler oluşturdukları hatta hukuk dairesi içerisinde ebedi mutluluk anlamına gelen aile hayatında nasıl bir hukuk anlayışına sahip bulunduklarının belirlenmesi hayati bir gerekliliktir.
Bu takdirde çağımızda dahi bu hukuki yaklaşımlara ters tutum içerisinde bulunan küresel güçlerin belirlenerek saf dışı edilmesi gibi gerçek devlet anayasalarında bağları bulunan insanlık fenomeni devleti kalıntıları içerisinden yeniden yapılandırmalıdır.
Aşiret toplumları ve derebeylikleri dışa zarar vermeyecek şekilde binlerce denetleyen bir devlet yaklaşımının tarihe uzanan köklerini Çin’dan Kırım’a, İskandinavya’ya, Kanadaya, İngiltere’ye Rusya’ya,Kanarya adalarına, Fransa’ya, İtalya’ya Trablusgarp’ten, Şam’a Yemen’den Bağdat’a, Avusturya’dan, Ermenistan’a bütün varlığıyla gelmiş geçmiş siyasi yaklaşımları insanlığın geleceği için araştırılmalıdır. Ören değil açıklayan bir anlayışla insan defas istiklaline kavuşturulmalıdır. Bu anlayış sağlanamadan Anadolu’dan fışkıran Yunus Emre ve Hacı Bektaş-ı Veli izlenimleriyle kurulan Türkiye cumhuriyetinin diğerlerinden ayıt edilebileceği herhangi bir iz kalmaz.
Bu izleri bulunan bir insanlık geçmişine uygun bir din olarak Türkiye cumhuriyetinin kuruluş temellerinde bulunan islam dinine bu insanların gönülden bağllı olması da cumhuriyeti kuranların Kur’an-ın daha iyi anlaşışlamsı için tefsiri ve Hadislerin Türkçeleştirilmesi de anlamlıdır.
Bu gerçeğin bir fenomen olduğunun anlaşılması için de bunca insan kanın dökülmesi gerekmezdi.
Bunun yerine değerlendirmelerin binlerce yıl öncesinin cahilliklerinde toplumsal yargı olarak belirlenmiş kıstaslara göre değerlendirilmesi terk edilmedilmelidir.
İnsan oğlu dünya hayatında ihtiyacı olan özgür bir ruh yapısına kazanmaya çalıştığı sevaplarına ragmen ulaşabilmesinin tereddütü ile dünyayı kana bulamaya devam ederken Merkezi Kudüs diye gösterilen bir Siyonizm hastalığını bulaşıcı hale getiren masonluk, rotaryenlik, Lionsluk, Biderbergçlik gibi yajklaşımlarla kıskaç altıdadır. Aslında bu ırkçılık yalanları gibi bir yalandır. Asıl ütopik merkezleri Siyon dağıdır.
Ancak temzi duygularıyla insanlık tarihinin on bin yıl öncede var olan organize yaşayışındaki devlet kalıntıları günümüze kadar, Türk milletinin kanı pahasına yaşattığı bir fenomen olarak yaşatımıştır.
Asil bir geçmişe bağlı atinin günümüzdeki yansımaları küresel barışta hangi safhada bulunduğunun belirlenebilmesi, bunun herkes tarafından öğrenilebilmesi sağlanmalıdır.
Bunun bir insanlık fenomeni olmasının karşısına dikilen bir Siyonist algısına karşı derlenişi de bütün varlığıyla bu devlet içinde geçmişleri ile barıştırmanın sorumluluğu da bu fenomeni yaşatmaya yeminli olanların ecdadına yakışır şekilde savunmalaı gerekir.
Cihanı insan kanı kokusuyla çekilmez kale getiren her türlü kültür yozlaşması ve buna neden olan binlerce yıl öncenin toplumsal yapılarındaki bilimsizlik yanısıtra günümüzde Asya’nın batısını, Ariler ve Samilerin cahiliye dönemi öncelerine dayanan sosyo ekonomik, kültür baskısı altındaki şekillenmelerin günümüze yansımalarını kötü bir terör deneyimi geçirilerek ilermek mümkündür.
Bir tarafta İran kökenli Kırmançoların ağırlığındaki PKK diğer tarafta Arap Baaslarının türedileri olan DEAŞ geçmişin cahiliye dönemlerine bağlayan menfaat bağlarının yaşatılması fakat insani yaklaşımlı kültürün ihmaline dayalı kronik bir adaletsizliğin din felsefesine dönüşümün tarihinin de doğru izleri üzerinden gidilerek belirlenmesi mecburiyeti vardır.
Binlerce yııldan beri insalığa dünyaya gelmesini sorgulatan, bir yaratanına asilik anlayışı ile karşılaşılırken burada doğru düşünce çarpık din anlayışlarının gölgesinde bırakılabilerek son zaman peygamberine yaşadığı bin beşyüz yıl öncesinde dur denebilmektedir. Fakat buna neden olan kültür yanlışlıklarını tadil edebilecek yaklaşımlı sosyo ekonomi ve kültür ortamından her nedense, ütopyalara nazire bir anlayış canlı tutulmak istenmekle engel olunması zorlaşmıştırılmıştır.
Ancak o bir insanlık efendisidir ve dünyanın sonu gelinceye kadar insanlığa hukuk, adalet, kültür ve ekonomik ilişkilerde bir son meşaledir. bu savı değiştirebilecek herhangi bir yaklaşımın çağımızda terörle ilşikili olarak küreselleşmesi ile de bu gerçek ters yüz edilememiştir. Yaşanan olayları da bunun bir şahadeti olarak algılamak gerekir.

YORUMLAR Üye Girişi

Bu Yazıya Yorum Yapılmadı. İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz? 
Lütfen Resimdeki kodu yazınız
 

Trabzon Haber Trabzonspor Haber | Manşet 61 Tavsiye Formu

Bu Yazıyı Arkadaşınıza Önerin
İsminiz
Email Adresiniz
Arkadaşınızın İsmi
Arkadaşınızın E-Mail Adresi
Varsa Mesajınız
Güvenlik KoduLütfen Resimdeki kodu yazınız

Yazarın Diğer Yazıları

Bütün kıtalarda, Anadolunun olduğu kadar16 Ocak 2018 Saat: 16:26
Topraklarında devletlerin kurulup yıkıldığı, değişen dinlere rağmen kültürel unsurlarının yaşatılabildiği bir başka ülke bulmak mümkün değildir.
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER KUDÜS KARARININ AKLA GETİRDİKLERİ22 Aralık 2017 Saat: 19:09
Birleşmiş Milletler Kudüs kararı ile akla gelen, artık insanlık artık dilden anlayabilmektedir. Bu ortamın oluşumu değerlendirildiğinde şunlar söylenebilir.
TÜRKÇE’NİN BEŞERİ CELADET KARŞISINDA UYGARLIKTA FENOMEN OLMASI17 Aralık 2017 Saat: 21:42
İnsanlık dünyanın her neresinde olursa olsun son yüzyılda toplumsal barışı tehdit eden farklı iletişim yolları ile karşılaşmıştır.
KUDÜS VE BARIŞ15 Aralık 2017 Saat: 22:08
Asırlardan beri ülkelerde oluşan güç dengelerini arasında, günün ideolojileri ile somutlaşan bir siyasi strateji vardır.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ İLE BİR FENOMENDİR8 Aralık 2017 Saat: 19:54
Bir ülkenin tarih ve ekonomik politikalarının belirginliği onu aynı zamanda diğer toplumlarla da nasıl sosyal ve siyasi ilişkisinin olabileceğini belirler.
Tüm Yazıları