Türkiye geçmişten geleceğe, gelir dağılımı çok bozuk bir ülke. Yetmişine merdiven dayamış bir vatandaş olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki hiçbir hükumet bu konuyu ele alamadı. Çünkü korkuyorlar. İşlerine de gelmiyor.

             Çalışanlar arasında en çok eğitim gören ve yine en önemli bir iş olan insan sağlığı ile meşgul olan hekimlerimiz başta olmak üzere gene büyük iş yığınları ile iğne ile kuyu kazar gibi çalışıp adalet dağıtan adliye çalışanlarımızın kamu kesiminde en yüksek ücreti almalarını doğal karşılarım.

             Mühendislik eğitimi almış kamu çalışanlarının da biraz daha farklı ücret almaları normal kabul edilebilir.

            Ancak, Genel Müdürler, Müsteşarlar, daire başkanları ve bunların yardımcıları, Bölge müdürleri hangi işi yapıyorlar anlamıyorum. Kendim bizzat bürokraside 35  yıl gibi bir süre görev yapmış bir kişi olarak söyleyebilirim ki, bu bahsettiğim kişilerden onlarca kat daha fazla çalışan bunların memurları bu yönetici durumundaki şahısların¼ ‘ü kadar dahi  aylık alamıyor olduklarını gözlerimle gördüm.

              Şu anda hemen hemen bütün devlet memurları üniversite mezunu. Kendisi ile aynı eğitim durumuna sahip iki kişiden biri amir olduğu için hem çok daha az çalışacak hatta çoğunlukla yatacak hem daha çok aylık alacak, diğeri hem daha çok çalışacak ama memur olduğu için amirinin dörtte birine veya beşte birine tekabül eden bir ücret alacak.

              Keza emekli aylıkları arasındaki fark ayni şekilde kabul edilemez bir şekilde farklılıklar gösterecek.

             Diğer yandan Milletvekilleri, yılın yarısını yatacak yarısında da sadece mecliste el kaldırıp el indirecek yirmi bin lira civarında aylık alacak. Ben helal etmiyorum. Bu milletvekillerinin yaptığı işi yapamayacak tek kişi bu ülkede var mı? Akli dengesi yerinde olan herkes rahatlıkla bal gibi bu işi yapar.

Kendi bölgemden örnek verecek olursam, oy verip seçtiğim milletvekillerimi seçildikten sonra yeniden seçimler söz konusu olana kadar bir daha asla göremiyorum.  Görmekten de vaz geçtim telefonlarına dahi ulaşamıyorum.

               Bu insanların görev sürelerince sadece kendi yakınlarına makam ,mevki ve çeşitli menfaatler kazandırmakla meşgul olduklarını görüyoruz.

               Yeni Maliye Bakanına sesleniyorum. Gelir dağılımındaki bu haksız ve adaletsiz durumu görmeden ne enflasyonu önleyebilirsiniz, ne faizleri düşürebilirsiniz, ne de iç barışı sağlayabilirsiniz. Daha açıkçası başarılı olmanız asla mümkün değildir.

             Burada tümünü saymadım, birkaç örnek verdim. Belediye Başkanları da bu haksız ve adaletsiz gelir sağlayanların arasında olduğu unutulmamalıdır. Bir dönem iki dönem Belediye Başkanlığı yapanların çoğunun Karun gibi zengin olduklarını görüyoruz. Buna da bir dur denilmelidir.

            Vergi sistemimiz sil baştan  ele alınmalı, ciddi bir adalet temeli üzerine oturtulmalı, dolaylı vergiler minimum düzeye indirilmelidir.

           Bütün bu söylediklerim ele alınıp gerekenler yapılmadan alınacak sair önlemlerin asla mevcut statükonun ötesine geçemeyeceğini şimdiden buradan ilan ediyorum.

            Bu durumların devam etmesi, halinde kimilerinin yiyip kimilerinin de baktığı bir ülke olmanın ötesine geçmemiz, yeni atılımlar yapmamız hiçbir zaman mümkün olamayacaktır. 21.07.2018

M.Sadullah SAĞLAM

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1