Gerçeklerden kopuk ithamlar ise ancak sahibinin çaresizliğini ve tükenmişliğini ortaya koyar. Bu dil, siyaset değil; ucuz polemik ve boş gürültüdür.
“HUKUK İŞLİYOR” MASALI ARTIK TUTMUYOR
“Hukuk işliyor” diyerek gerçekleri örtemezsiniz! Bu ülkede adaletin terazisi şaşmıştır ve toplumun vicdanında derin bir güvensizlik oluşmuştur. Bir davanın savcısını Adalet Bakanı yaparak hukuk düzenini altüst eden bir anlayıştan, atanmış ilçe başkanları eliyle yapılan bu savrulmalar şaşırtıcı değildir.
Bizim derdimiz var! Yoksullaştırdığınız, itibarsızlaştırdığınız bu halkın umutlarını; kumpaslarla, baskılarla, hukuksuzluklarla yok edemezsiniz. Bu halkın iradesini zindanlara atamazsınız!
Ekrem İmamoğlu bu milletin umududur. Eğer yüreğiniz varsa, iddialarınıza güveniyorsanız, TRT ekranlarını açın! Canlı yayınlayın da bu millet gerçeği kendi gözleriyle görsün.
Ramazan boyunca camilerde Allah’ın evinde siyaset yapmaktan utanmadınız , bugün de utanmadan yargıç-savcı rolüne soyunuyorsunuz. Bu pervasızlık korkunun dışa vurumudur. Korkuyorsunuz! Çünkü bu millete yaşattığınız yoksulluğun, bu ülkeyi parsel parsel satmanın hesabını vereceksiniz. O gün geldiğinde kaçacak yeriniz olmayacak. Ve o hesap, sizin kurduğunuz düzmece yargıylamalarla değil, bağımsız yargı önünde sorulacak!
HAYAL DÜNYASIYLA GERÇEKLER ARASINDA UÇURUM VAR
Saray konforundan konuşanlar; pazarda filesini dolduramayanı, faturasını ödeyemeyeni, ay sonunu getiremeyen emekliyi görmez. Görmek istemez! Çünkü gerçeklerle yüzleşmek cesaret ister. Sizde ise o cesaret yok!
Fındığı para etmeyen üretici, çayı değersizleşen çiftçi, açlığa mahkûm edilen emekli sizin eserinizdir!
MİLLÎ ŞUUR SİZİN EZBERLERİNİZE SIĞMAZ
Hamasi nutuklarla “millî şuur” dersi vermeye kalkmayın! Millî şuur; dış güçlerin projelerinde BOP Eşbaşkanlığında rol almak değildir. Millî şuur; 1 Mart tezkeresine “hayır” diyebilmektir. 6.floyu kıble yapmamaktır.Millî şuur; Çanakkale’dir, Afyon’dur, Kıbrıs’tır. Millî şuur; bu milletin onurudur, sizin siyasi ezberleriniz değil!
KENT LOKANTASI: HALKIN SOFRASINA DÜŞMANLIK EDİYORSUNUZ
Kent lokantalarını hedef almak ,halkın boğazındaki lokmaya göz dikmektir.İnsanlar uygun fiyata dört çeşit yemek yiyebiliyorsa bu bizim sosyal belediyeciliğimizin ürünüdür
Milleti açlığa mahkûm ettiniz, şimdi utanmadan yapılan hizmeti eleştiriyorsunuz! Yangın var, siz hâlâ “itfaiye neden su sıkıyor” diyorsunuz! En küçük bir vicdan kırıntınız varsa, bu projeleri hayata geçiren Ekrem İmamoğlu’na ve sürdüren Ahmet Kaya’ya teşekkür edersiniz.
SİYASETTE ACEMİ, HAFIZADA ZAYIF
Atanmış ilçe başkanı sadece siyasette değil, hafızada da zayıf. Hayrünnisa Gül süreci de, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi başvuruları da bu milletin hafızasında. Dün söylediklerinizi bugün inkâr ederek siyaset yaptığınızı sanıyorsunuz ama bu millet her şeyi not ediyor!
Millet kimin çalıştığını, kimin sadece konuştuğunu çok iyi biliyor. Aynaya bakmadan millete ders vermeye kalkarsanız, gördüğünüz şey kendi çelişkileriniz olur!
BİZ SUSMAYACAĞIZ!
Trabzon’da neyin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Sizden daha fazla ilgileniyoruz, daha fazla halkın derdine derman oluyoruz,batırıp bıraktığınız belediyeyi işler hale getiriyoruz.
Ve şunu açıkça söylüyoruz: Ekrem İmamoğlu’na ve arkadaşlarımıza yapılan her haksızlığın karşısında ilk günde bu günde haksızlık bitene kadar konuşmaya devam edeceğiz .
Biz haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan olmadık olmayacağız.
Biz susmayacağız, siz hesap vereceksiniz!