İl Müdürü İsa Kaplan’ın göreve geldiği günden bu yana kurum içerisinde çalışma barışını zedeleyen uygulamaları, personel üzerindeki etkileri baskı ve mobbing iddialarıyla birlikte ciddi bir yönetim krizine dönüşmüştür.Kendisine biat etmeyen, farklı düşünen ya da hukuku savunan personele yönelik sistematik baskılar, kamu kurumunun saygınlığına zarar vermektedir.
Bugün gelinen noktada bu anlayış, sadece kurum içi personelle sınırlı kalmamış; Cemil Pehlevan nezdinde Anayasanın 135. Maddesine göre "Kamu niteliğinde bir STK olan " Ziraat Mühendisleri Odası Trabzon Şube Başkanına kadar uzandı.Mahkeme kararı ile İdari ve Mali İşler Şube Müdürlüğüne göreve iadesi kararına rağmen hukuksuz bir şekilde göreve iade edilmeyen daha sonra müfettiş raporu ile göreve başlatılması kararıda keyfi bir uygulamanın müfettiş raporu ile başltılması keyfiyetin en açık göstergesidir.
Hukuk devletinde hiçbir idareci, mahkeme kararlarını görmezden gelemez.Ziraat Mühendisleri Odası seçimlerine müdahale girişimlerinde bulunan ve bunda başarısız olan anlayışın, bugün Oda Başkanına yönelik keyfi uygulamanın devam etmesi; kamu gücünün kişisel hesaplaşmalar için kullanıldığını açıkça ortaya koymaktadır.
Kamu görevi, kişisel ego tatmin yeri değildir.
Devlet makamları, baskı kurma aracı değildir.Liyakat ve hukuk yok sayılarak kurum yönetilemez. Bugün Trabzon’un ulusal ve yerel basında olumsuz şekilde anılmasının temel nedeni; işte bu anlayıştır.
Sayın İl Müdürü, devlet size o koltuğu; çiftçinin sorunlarını çözmeniz, tarımı geliştirmeniz ve kurumsal huzuru sağlamanız için emanet etmiştir. Ancak görünen odur ki; kurum içinde korku, baskı ve ayrıştırma politikalarıyla hareket edilmekte, çalışanların motivasyonu ve verimliliği ciddi şekilde düşürülmektedir.
Kokarca gibi bölge için hayati öneme sahip bir konuda dahi somut ve etkili mücadele yerine, algı yönetimiyle sürecin yürütülmeye çalışılması kabul edilemez.
Prf. Dr.Temel GÖKTÜRK hocanın kokarcanın Artvin kemalpaşadan giriş yaptığı 2018 yılında Ziraat Mühendisleri Trabzon Şubesi konferans salonunda vermiş olduğu konferansta beklenen riskleri ve alınması gereken önlemler konusunda uyarılarda bulunmuştu.
Altı yıl sonra ZMO Odası’nın 2024 yılında tekrar öngörülen riskler ve tedbirler konulu hamamizade ihsan bey kültür merkezinde 320 çiftçi ve ilgillerin dikkatini çekmesine rağmen,herşeyi bilen ve Trabzon'u uçurduğunu kamuoyuna anlatan İsa Müdür toplantıya katılma gereği bile duymadı.
Kendisinin toplantıya katılmadığı gibi kurumu temsilen katılım sağlayan Şube Müdürü çiftçilerin eleştirilerine cevap vermek yerine çareyi salonu terk etmekte buldu.
Soruyoruz:
Ülkenin en önemli sorunlarından biri olan kahverengi kokarca konferansına neden katılmadınız!
Asıl işi olan kahverengi kokarca konferansına neden destek vermediniz?
Kurum personelinin kokarca konferansına katılımı neden sağlanması.?
Neden eleştirenler susturulmak istenmektedir?
Unutulmamalıdır ki; makamlar geçicidir. Ancak bırakılan izler kalıcıdır.Hiç kimse; anayasal bir kurum olan meslek odalarını susturamaz, baskı altına alamaz.Hiç kimse; kamu gücünü kullanarak kişisel hesaplaşma içine giremez.
Bugün bu yaşananlar sorgulanmazsa, yarın daha büyük sorunlar kaçınılmaz olacaktır.
Sayın müdür İsa kaplan sen önce şu sorduğum sorulara cevap sonra köylünün çiftcinin sorununu çöz