TURAN ÜLKÜSÜ GENEL MERKEZİ olarak ifade etmekteyiz ki, tarihin Türkiye’ye yüklediği haklar, Suriye için söz söyleme ve karar verme ehliyetini beraberinde getirmektedir. Hatta bu coğrafyada ve dünyanın bir başka bölgesinde de Türkiye’nin olmadığı hiçbir karar, gerçekçi varlığın sağlayıcısı olamaz. Suriye’deki İslami gelenek ve tarih, Osmanlı İmparatorluğu’ nun devamı olan Türkiye Cumhuriyeti’ ne Suriyelileri görmezden gelemeyeceği bir sorumluluk kazandırmıştır. Osmanlı İmparatorluğu; Şam ve Halep’ e Türkçe konuşan valileri atamış ve tımar sistemi kurmuştu. Böylece yönetim düzenlemelerinin hayata geçirilmesiyle Suriye, güvenli bir şekilde Osmanlı yönetiminin etki alanına dâhil olmuştur.
Osmanlı İmparatorluğu’ nun istimalet politikasıyla mevcut kültürlerini geliştirme imkânı bulanlar, Suriye’de Filistin’de insanların bir arada yaşadığı çeşitli milletlere ve dinlere mensup olarak bir araya geldiği devrin uygar yörelerinden biri olmuştu. Türkler olmadan dünyanın herhangi bir ülkesinin gerçek tarihi tam anlamıyla yazılamamaktadır. Çünkü Türkler olmadan yazılan tarih gerçekçilikten yoksundur ve eksiktir.
Türk milletinin tarihi geçmişine kısaca bakarken DEM’ in eş başkanları, milletvekilleri Suriye’nin dört eyaletinden biri olan Halep’teki tarihi unutmuş görünmektedirler. Kaldı ki ortaya koydukları terör örgütü için tepkilerin samimiyeti olmamaktadır. Terörce kendi yaşadığı yerleşim yerlerinden kovulan insanların tekrar yaşadıkları yerlere geri dönmeleri olduğu Suriye yetkililerince ifade edilmektedir. İnsanların geri dönmelerine aldırış etmeden terör seviciliği içinde olanların meydanlara inilmesi çabaları nedendir? Diyarbakır’da mitingle arzulanan kamu düzenini bozma çabaları Suriye’deki isteklerin göstergesi durumu değil midir? Kamu düzenini bozmak isteyenlere Sayın Diyarbakır Vali’sinin izin vermemesini desteklediğimizi ifade ediyoruz.
Değerli Basın Mensupları,
Terör örgütü YPG/ SDG’ nin Suriye’ de istismar içinde olduğunu ifade eden Suriye İçişleri Bakanlığı, Suriye ordusu ile savaşanların yalnız Suriyeliler olmadığını ve YPG/ SDG’ nın karar alıcı unsurunun terör örgütü, PKK olduğuna dikkat çekmektedir. Terör örgütü YPG/SDG’ nin Suriye vatandaşlarının kaynaklarını her türlü kötü yönde kullandığını ve petrol gelirlerinin çalındığını ifade etmektedir. O halde, Suriye’ de de hesap içinde olduğu anlaşılan, iç ve dış destekli yaklaşımların tarihe bakmaları gerekmektedir. DEM’ in coğrafyada haddini aştığını ve Türkiye Cumhuriyeti yasalarının önünde hesap vermesi gerekmektedir.
Doğu sınırlarını çizen Sultan Selim (Yavuz)’ un üstünlüğünü ve Suriye’ deki asırlarca süren hâkimiyetini DEM’ in Eş başkanları, milletvekilleri Halep’te unutmuş görünmektedirler. Ancak, 17. yüzyılın başlarında kıpırdanmaları biliyoruz. Tarihe kısaca baktığımızda duraklama dönemi sonlarına gelinmiş ve gerileme dönemlerine girilmiş olarak bu dönemde huzursuzluklar kendini göstermeye başladığını da biliyoruz.
TURAN ÜLKÜSÜ ifade etmektedir ki, bilgi akışını sağlayarak sokaklarda su üstüne yazı yazanlar yerine, dünyanın ve Suriye’nin meselelerinde objektif açıklamalara ihtiyaç her geçen gün daha da artmaktadır. Halep ve Şam eyaletlerinde Türkçe konuşan Valileri atayan ve buralarda, Şam ve Halep eyaletlerinin birçok yerleşim alanlarında Türkçe konuşulmakta olduğu tarihi hakikatlerle ortada iken gerek hukuki ve yol gösterecek gerekse seçkin sınıfa sahip olunduğunu hatırlamalıdır.
Türk milletinin tarihini yazamayan Türkiye Cumhuriyeti Devletinde en üst haklara sahip olan DEM’ in Eş başkanı, milletvekilleri ve yöneticileri sonuç alamayacaktır.
Kenan KURU
Genel Başkan