Bu yazı, din ve vicdan özgürlüğü kavramını çarpıtarak; kamu hizmetlerinin, bilimsel eğitimin ve çalışma yaşamının dini referanslara göre yeniden yapılandırılmasını meşrulaştırma girişimidir. Din ve vicdan özgürlüğü, bireyin inancını yaşama hakkını güvence altına alır; devlete ve idareye dini esaslara göre düzenleme yapma yetkisi vermez.
Laiklik, Anayasa’nın 2’nci maddesinde yer alan kurucu bir ilkedir. Devletin ve kamu kurumlarının belirli bir inanç ya da ibadet biçimini esas alarak zaman, mekân ve çalışma düzeni oluşturması anayasal suçtur. Üniversiteler, tarikatların, cemaatlerin ya da dini ritüellerin değil; bilimin, aklın ve özgür düşüncenin mekânlarıdır.
Bugün “makul kolaylık” adı altında cuma namazı için yapılan düzenlemeler, yarın eğitim programlarının, sınav takvimlerinin ve akademik yaşamın bütünüyle dinsel referanslara göre belirlenmesinin yolunu açmaktadır. Bu yaklaşım;
• Bilimsel ve laik eğitimi aşındırır,
• Kamu hizmetlerinin tarafsızlığını ortadan kaldırır,
• Farklı inançlara sahip olanları ve inançsızları dolaylı biçimde dışlar,
• Emekçileri ve öğrencileri inançları üzerinden ayrıştırır.
Biz buradan açıkça söylüyoruz:
Laiklik, bireysel bir tercih değil; emekçilerin eşitliği ve özgürleşmesi için zorunlu bir kamusal ilkedir.
Laikliğin zayıflatıldığı her yerde, sömürü kutsanır, itaat yüceltilir, bilim susturulur.
Din ve vicdan özgürlüğü, ancak laik bir kamusal düzen içinde gerçek anlamını bulur. Devletin ve üniversitelerin görevi, dini ihtiyaçlara göre kendini yeniden şekillendirmek değil; herkes için eşit, tarafsız ve bilimsel bir eğitim ve çalışma ortamı sağlamaktır.
Bu nedenle talebimiz nettir:
• Üniversitelerde mesai, ders, sınav ve uygulama saatleri herhangi bir dini ibadet esas alınarak yeniden düzenlenemez.
• Din ve vicdan özgürlüğü, genel ve bağlayıcı idari düzenlemelerle değil; bireysel izin çerçevesinde değerlendirilmelidir.
• Laik, bilimsel ve kamusal üniversite anlayışından vazgeçilmesine izin vermeyeceğiz.
Üniversiteleri dinselleştiren, kamusal alanı dini zaman rejimine göre biçimlendiren bu anlayışı kabul etmiyoruz.
Laik üniversiteyi savunmak, emek mücadelesini savunmaktır!
Bilimi savunmak, özgür geleceği savunmaktır! 22.01.2026
Muhammet İKİNCİ
Eğitim Sen Trabzon Şube Başkanı
EK : Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı’nın Yazısı