Çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemi olarak tarif edilen ergenlik aslında çocukların sağlıklı olduğunu gösterir. Çocukların fiziksel anlamda büyüdüğü ve normal fonksiyonellerin erişildiği dönemi ifade eder. Yani bir geçiş dönemi. İradenin kulanım dönemine geçişi. Ya da hayat yolunun çizimi demek.
‘’Ağaç yaş iken eğilir’’ sözü vardır. İnsan denen varlığın da eğiliminin son evresi desek bir bakıma doğrudur, bundan sonra istesek de yeni yön çizmemiz zor. Bu dönemde yapılan eğitimler ve algılar ergenler için çok önemlidir.
Günümüzde çok çeşitli ve değişik yayın organları var. Bunun yanında çevre etkileri, toplum yapısı, gelenek görenekler ve aile yapısı ergen olan gençlerimizi etkileyen faktörler.
Bazı yayın organları kasıtlı olarak ergen kısmını hedef alarak bazı yanlış hareket ve tutumları empoze etmeye çalışmaktadır. Hatta bazı çevreler kendi saflarına çekmek için bazı tavizlerde vermektedir. Bazıları da bu ergenleri kötü alışkanlıkları alıştırarak ilerde kendilerine bağımlı hale getirerek kendi menfaatleri doğrultusunda kullanmaktadırlar. Bu olayları besleyen birçok faktör sayılabilir.
Bizler genç neslimizi, ergen yaşta olan gençliğimizi bataklıklara düşmeden, ergen katiller olmadan kurtarmanın yollarını aramalıyız. Çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede sanal kumarın, uyuşturucunu ve hatta ergen cinayetlerin bu denli yaşanması düşündürücüdür.
Bugün aileler çocuklarını özgürce dışarı bırakamıyorsa burada ki sorunu çözmemiz gerekir. Devlete düşen görev kadar devletin görevlendirdiği öğretmeninden, cami hocasına kadar bağlıyorsa, biz aile bireylerini ve çevreyi de bağlamak durumundadır. Herkes kendi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmek durumundadır. Gerek toplum gerek devlet, gerek sivil toplum örgütleri önüne bakıp düşünmelidir. Her birinin yaşanan her ergen cinayette ve her bir olaylarda sorumluluğu vardır.
Sorumluluklarımızı yerine getirdiğimizde, ahlakı değerlerimiz oturmuş bir toplumda, ergen cinayeti, çocuk katilleri, uyuşturucu ve bahis ve de kumar gibi kötü alışkanlıklar yer bulmaz.