Trabzon Haber ve Trabzonspor Haber

AK Parti’nin önemli isimlerinden eski vekil Metin Külünk'ten çok çarpıcı bir tespit...İşte Külünk'ün sosyal medyasından paylaşım yaptığı o yazı;

Siyaset

TARİHE NOT.  AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş’ün;

Sayın Cumhurbaşkanımızın yanı başında ve çizgisinde duran, AK Parti hareketinin Türkiye’nin bu büyük mücadelesindeki amiral gemisi rolünün stratejik önemine inanmış ve dava adamlığı kimliği esas olan,15 Temmuz işgal girişiminin faili olan örgütün mensuplarının parti teşkilatlarına sızmasına izin vermeyecek dirayet ve farkındalık içinde olduğunu biliyoruz ve de güveniyoruz.

Ancak Hamaney’in yanı başındaki ihaneti gördükçe, bir kez daha hatırlatmak ve hep birlikte bulundukları noktalarda stratejik görev yapan isimlere yardımcı olmak kaydıyla sürecin ehemmiyetini yüksek sesle ifade etmek bizim vazifemizdir.

FETÖ kaybolmamıştır.
Ve FETÖ, Siyonizmin kendisine verdiği rolü yerine getirmek üzere sızdığı yerlerde sessizce beklemektedir.

Sızdıkları yer neresidir?

Sızdıkları yer; siyasetin, ayırt etmeksizin bütün partilerde ve kamu yönetiminde kritik noktalardır. 
Sokaklarda da devlet aleyhine etki ajanlığı yapmak üzere her yerde hareket hâlindedirler.

O hâlde;

AK Parti teşkilatlarında, özellikle son kongreler döneminde ve bir öncesinde; bulundukları şehirlerde kamuoyu tarafından doğrudan FETÖ ile iltisaklı olarak anılan isimler teşkilatlara sızmış olabilir mi?

Bu soru sorulmalı ve cevapları, teşkilatın Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki büyük mücadeleye inanmış kadrolarının ifadelerine itibar edilerek değerlendirilmelidir.

İran’daki ihaneti gördükten sonra, partimizin de açıkça bir ihanetle karşılaşmaması için bütün bunları gözden geçireceğinizden eminiz.

Aynı şekilde, Külliye kadrolarının “kâğıttan su çıkarırcasına” bir kez daha, bir kez daha, bin kez daha; Külliye’de görev yapanların da aynı titizlikle tekrar tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini, Hamaney’in ihanet sonucu bombalanarak öldürülmesinin ardından bir kez daha düşünmek mecburiyetindeyiz.

Hiç kimse “Bunları niçin açıktan yazıyorsun?” sorusunu sormasın. 

Geçtiğimiz yıl İran, içeriden ihanetle kurumlarına yönelik saldırıların önünü açmıştı. 

Bugün de ihanet sonucu doğrudan İran devletinin başı öldürülmüştür. 

Bu saatten sonra örtülü, subliminal mesajlarla değil; doğrudan ve açık ifadelerle konuşmak gerektiğini düşünüyoruz.

Açıkçası, hayatın bütün alanlarına sızmış unsurların tamamını Türk devleti tasfiye etmek zorundadır. 

Çünkü aynı ihaneti Sayın Cumhurbaşkanımıza yapmayacaklarının garantisi yoktur.

Aynı ihaneti Türkiye’ye yapmayacaklarının da garantisi yoktur.

Ve özellikle Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne çağrıda bulunuyoruz: 

Odalar ve Borsalar Birliği yönetimlerinde FETÖ ile iltisaklı unsurlar var mıdır?

Odaların, TİM’in ve İhracatçı Birlikleri’nin reklam ve PR çalışmalarını yapan; oda ve ihracatçı birlikleri başkanlarına Türkiye ekonomisinin sürekli “çöktü, çöküyor” mesajları içeren notlar sunan ve bu şekilde kamuoyunu negatif etkileyecek açıklamaların önünü açan kripto PR şirketleri, reklam ajansları, isimler ve reklamcılar var mıdır?

Bu konuların da titizlikle incelenmesi gerektiğini düşünüyoruz

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.