Ancak bugün dönüp Beşikdüzü’nün güncel panoramasına, yerel yönetim dinamiklerine ve kentsel dönüşüm/turizm çabalarına baktığımızda; maziyle kurulan gururlu bağ ile günümüzün vizyonsuz gerçekliği arasında derin bir uçurum açıldığını görmek kaçınılmaz hale geliyor.
Peki, Beşikdüzü nerede yanılıyor?
1. "Övülen Mazi" ile "Atıl Bugün" Arasındaki Doku Uyuşmazlığı
Beşikdüzü’nde hemen her siyasi veya idari aktörün konuşmasına Köy Enstitüleri vurgusuyla başlaması âdettendir. Ancak bu tarihi miras, ne yazık ki içi doldurulamayan bir "nostalji nostaljisine" dönüştürülmüş durumda. İlçenin kültürel birikimi, gençleri burada tutacak, onları üretime ve yenilikçi fikirlerle buluşturacak sürdürülebilir bir ekosisteme dönüştürülemiyor. Kütüphane açılışları, anma törenleri ve temsil düzeyinde kalan kültürel etkinlikler elbette kıymetlidir; fakat üniversite ve meslek yüksekokulu potansiyeline rağmen gençliğin ilk fırsatta terk etmek istediği bir "transit ilçe" görüntüsünden sıyrılamamaktadır.
2. Teleferik Çıkmazı ve Betonlaşan Sahil Şeridi
İlçenin yakın geçmişine damga vuran ve kamuoyunda bitmek bilmeyen hukuki ve mali tartışmalara sahne olan Teleferik Projesi, Karadeniz’deki vizyon kazalarının adeta ders kitabı niteliğindedir. Büyük iddialarla, milyarlarca liralık kamu kaynakları veya borç yükleriyle hayata geçirilen devasa projelerin ilçe ekonomisine doğrudan ne kattığı hâlâ muammadır. Doğu Karadeniz’in incisi olabilecek bir sahil bandına sahip olan Beşikdüzü; kentsel estetikte ortak bir akıl yürütememekte, sahil yürüyüş yolları ve park alanları düzenlenirken bile uzun vadeli bir şehir planlaması yerine "günü kurtaran" rötuşlarla yetinmektedir.
3. Afet Gerçeği Karşısında "Geçici Tesisler" Oyunu
Bölgenin kaçınılmaz kaderi olan sağanak yağışlar, heyelanlar ve iklim krizinin getirdiği riskler ortadayken, yerel idarelerin odak noktasını "park ve bahçe açılışları" gibi icraatlara kaydırması dikkat çekicidir. Şiddetli her yağmurda yamaçları kayan, dereleri taşma noktasına gelen kırsal mahallelerde köklü altyapı çözümleri yerine üst yapı makyajlarına ağırlık verilmesi, kamu kaynaklarının öncelik sırasının yanlış yönetildiğini gösteriyor.
4. Yerel Siyasetin Kısır Döngüsü
Beşikdüzü yerel siyaseti, uzun zamandır hizmet yarışından ziyade ideolojik semboller ve geçmişin hesaplaşmaları üzerinden yürütülüyor. Belediye meclislerinde ve kamuoyu tartışmalarında vizyoner kalkınma projeleri yerine parti içi çekişmeler, önceki dönem borç yükü konuları ön plana çıkıyor. Karadeniz sahil yolunun getirdiği ulaşım avantajına, köklü eğitim kültürüne ve eşsiz doğasına rağmen ilçe; komşusu Akçaabat veya Görele gibi ekonomik dinamizmini sürekli kılamamıştır.
Sonuç Olarak;
Beşikdüzü, Trabzon'un sadece okuma oranıyla gurur duyan değil, o okuma oranının gerektirdiği medeni, estetik ve sürdürülebilir kentsel yaşamı üretebilen bir merkezi olmak zorundadır. Yıllardır süren "potansiyeli var" edebiyatını bir kenara bırakıp; betona değil insana ve altyapıya yatırım yapan, doğasını rant projelerine kurban etmeyen ve Köy Enstitüsü ruhunu sadece anarak değil üreterek yaşatan bütüncül bir anlayışa ihtiyaç vardır. Aksi halde Beşikdüzü, hafızasındaki o parlak ışıkla yetinip karanlığa teslim olan bir sahil kasabası olmaktan öteye geçemeyecektir.
AYDINLANMANIN BEŞİĞİNDE KİMLİK SANCISI: BEŞİKDÜZÜ NE ZAMAN KENDİ YOLUNU BULACAK?
AYDINLANMANIN BEŞİĞİNDE KİMLİK SANCISI: BEŞİKDÜZÜ NE ZAMAN KENDİ YOLUNU BULACAK?
Trabzon Haber ve Trabzonspor Haber Trabzon Haber ve Trabzonspor Haber
Siyaset
Trabzon’un batı kapısı Beşikdüzü, Cumhuriyet tarihinin hafızasında herhangi bir ilçe değildir. Köy Enstitüleri ruhunun, aydınlanma meşalesinin ve Karadeniz insanının okuma sevdasıyla şekillenen o entelektüel omurganın sembolik kalelerinden biridir.
Paylaş: