Kıymetli Hemşehrilerim,
Bayrağımıza uzanan her el; yalnızca bir kumaşa değil, tarihimize, şehidimizin emanetine, ortak vicdanımıza uzanmıştır.
Elbette ki bugün ülkemizde konuşmamız gereken çok ciddi meseleler vardır. Açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilen asgari ücretliler, yıllarca çalışıp prim ödemesine rağmen geçim mücadelesi veren emekliler, eğitimde nitelik kaybı, torpil ve liyakatsizlik, suça sürüklenen çocuklar, zayıflayan aile bağları ve artan toplumsal yozlaşma bunların başında gelmektedir. Ancak görüyoruz ki bugün, tüm bu sorunlarla birlikte ortak değerlerimize ve milli birliğimize sahip çıkma ihtiyacımız daha da artmıştır.
Milletçe kırmızı çizgilerimizin sağlam savunucularıyız. Bu yüzden İyi Parti olarak tek vatan demedik, Türk vatanı dedik. Tek millet demedik, Türk milleti dedik. Tek dil demedik, Türk dili dedik. mevcudiyetimizin ve istikbalimizin yegâne temeli bu değerlerimizdir.
Amacımız; Türk milleti derken Anayasa’nın 66. maddesini, Türk dili Türkçe diyerek Anayasa’nın 42. maddesini, Türk vatanı diyerek Anayasa’nın 1., 2. ve özellikle 3. maddesini savunmaktır.
Gayemiz ayrıştırmanın değil, birleştirmenin tarafında olmaktır.
Buna rağmen bu temel sütunları zayıflatmayı, üniter yapıyı ve ulus devletin birleştirici gücünü tartışmaya açmayı hayal edenler olmuştur. Bu hayaller dün olduğu gibi bugün de milletimizin iradesine çarpıp dağılacaktır.
Biz İYİ Parti olarak, bu değerleri savunmayı bir siyasi tercih değil, tarihi bir sorumluluk olarak görüyoruz. “Son kale” vurgumuzun sebebi de budur.
Bayrağımıza yapılan bu saldırı karşısında da susmayacağız. Çünkü Türk bayrağı namustur. Türk milleti namustur. Türk dili namustur. Türk vatanının her karış toprağı namustur. Buna el uzatan dâhilî ve haricî bedhahlar; gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içindedir. Şehidimizin kanıyla yoğrulmuş bayrağımıza uzanan kirli elleri ve bu cüreti besleyen, destekleyen ve cesaretlendiren her türlü söylemi en güçlü şekilde kınıyoruz.
Buradan, Akçaabat’tan bir çağrıda bulunuyorum:
kıymetli esnaflar; gelin, dükkânlarınıza şehidimizin son örtüsü olan Türk bayrağını gururla asalım. Bu bayrak; hacımızın dönüşünde balkonuna astığı, sporcumuzun başarısında omuzlarını süsleyen, milletimizin sevincinde ve hüznünde başımızın tacıdır. Unutmayın, Sütçü İmam’ın savunduğu bayrak işte bu bayraktır.
çalışkan kadınlar ve pek kıymetli ev hanımları; sizler de bu duruşun en güçlü sesi olacaksınız. Evlerinizin camlarını Türk bayrağı ile süsleyin. Unutmayın, Şerife Bacı’nın mermi ıslanmasın diye canını verdiği bayrak bu bayraktır.
Biliyorum; sesinizi yükseltirken çekinceleriniz, endişeleriniz olabilir. Ancak müsterih olun. Sizin kalbinizden geçen ancak söyleyemediklerinizi mecliste dile getiren, milletin hakkını ve onurunu savunan İYİ Parti kadroları vardır. Muhtaç olduğu kudreti damarlarındaki asil kanda bulan milletimizin temsilcileri vardır.
Şunu da belirtmek istiyorum. Türk bayrağına sahip çıkmak; provokasyon değil, vazifedir.
Birliktir, duruştur, haysiyettir.
Bu amaçla yarın Akçaabat ilçemizde Atatürk parkında 14:00-15:00 saatleri arasında Türk bayrağı hediyelerimiz olacaktır. Vatandaşlarımızı davet ediyoruz.
Sizleri Allah’a emanet ediyorum.
Bayrağına sahip çık Akçaabat. Bayrağına sahip çık Trabzon, Bayrağına sahip çık Türkiye.