banner128

Son dönemlerde gündemi iyiden iyiye meşgul eden Almanya ve Avusturya hükümetlerinin bazı sembolik ifadelere getireceği yasağa, Dış İşleri Bakanlığımızdan mukavemet bildiren bir bildiri yayınlandı. Bildiride; Bozkurt simgesinin asla terör örgütlerini çağrıştıran sembollerle aynı kefeye koyulamayacağı, Avusturya'nın bu tutumundan vazgeçmemesi halinde ikili ilişkilerin sekteye uğrayacağı net bir şekide ifade edilmiştir.Fakat tutumundan son derece emin olan Avusturya 1 Mart itibariyle sembol yasağını kanunlaştırıp bu karara uymayanlara ise 4 bin avro para cezası vereceğini duyurmuştur.

Peki Avusturya yangından mal kaçırır gibi Sembol Yasası'nı neden hemen onaylayıp 4 bin avro gibi bir meblayı da ceza olarak uygulamaya koymuştur? Yasa içerisideki sembollere bakıldığında; Pkk, Ustaşa, Hamas, Rabia işareti ve Bozkurt işareti bir arada bulunmaktadır.Bozkurt ve Rabia işaretleri birer terör örgütü sembolü olmamalarına rağmen bu yönde bir algı yaratıp her iki sembolü de yasa içerisine almışlardır.Dün Almanya'nın başlattığı, bugün Avusturya'nın sürdürdüğü, bu akımı yarın Hollanda devam ettirecektir. Ettirecektir diyorum çünkü Türk vatandaş çoğunluğu olan ülkelerden birisi de Hollanda'dır.Hollanda'yı takip edecek ülkeler ise; Fransa, Belçika, İngiltere,İsviçre, İsveç olacaktır.

Bir sembol neden bu kadar önemli hale gelip ülkelerin gündemini meşgul etmektedir? Nedir bu Bozkurt'taki keramet? Esasında Avrupa toplulukları 1. Dünya Savaşı sırasında Fransız ihtilalinin etkilerini bizatihi yaşamış ve sonuçlarını da sert bir şekilde ödemiştir. İhtilalin bir getirisi olan Milliyetçilik akımı herkesin bildiği üzere çok uluslu devletleri gözünün yaşına bakmadan parçalamıştır. Bu parçalanmayı Avusturya-Macaristan Devleti'nin tecrübe etmesinin bir göstergesi olarak bugün aynı hatayı yaşamamak adına Bozkurt işaretini alelade bir terör örgütü işareti gibi gösterip aslında büyük bir kopuşu durdurmanın kararını almıştır. İçerisinde bulunan Türk nüfusunun büyük bir yaptırım kuvvetine hasıl olabileceğinin farkına varıp onları birleştirebilecek en büyük etken olan Bozkurt işaretini yasak etmiştir. Bakıldığında çok basitmiş gibi görünen ülkemizde de sadece bir partinin ideolojik sembolü olarak kabul edilen Bozkurt, nasıl bu kadar yaptırım gücüne sahip olabiliyor?

12 milyon kilometrekare alana yayılan ve hükmeden Türk milletinin ezelden beridir baş tacı ettiği, deyim yerindeyse semavi bir varlık olarak adlettiği Bozkurt, tarihsel süreç içerisinde önce Oğuz Kağan destanında karşımıza çıkmaktadır. Oğuz Kağan'a ve ordularına yol gösterip onların düşmanı galebe çalmalarında aktif rol oynayan Kurt, Oğuz Kağan tasvir edilirken,belinin kurt beli gibi, benzetmesiyle bizlere aktarılacaktır.Hunlardan sonra ise Göktürk Kağanlığı'nın bayrağında karşımıza çıkmaktadır ki mavi zemin üzerine yeşil Kurt başlı bir motiftir. Göktürklerin destan geleneği içerisinde hepimizin bildiği Ergenekon Destanı'nda, Türklerin Ergenekon denilen bölgeden çıkış anında karşımıza bir Bozkurt çıkmaktadır. Burda Bozkurt çıkış yolu arayan bir ulusun yardımına yetişip kılavuzluğuyla onları oradan çıkarmıştır.Göktürklerin bir başka destanı Bozkurt'ta ise; kılavuzluk dışında var etme formunda karşımıza çıkmaktadır. Elleri ve bacakları düşman tarafından kesilen bir çocuğu bularak büyütüp ondan hamile kalan ve Türk topluluğunun devamını sağlayan ana-ata söylemine hayat vermiştir. Göktürklerden sonra destan geleneğine devam eden Uygurlar da ise Türeyiş destanında Kurt karşımıza ata olarak çıkmaktadır. Destanda Hakan'ın kızıyla evlenen bir erkek kurttan bahsedilmektedir. Destan geleneği içerisinde yine Cengizname ve Göç destanlarında karşımıza çıkmaktadır. Türk tarihi içerisinde Kurt: Yol gösterici, Ulu-ata ve kurtarıcı formlarında kendini var etmiştir. Türk topluluklarında adeta bir gelenek haline gelen Kurt başlı sancak ise hükümdarlık alameti olarak yerini almıştır. Yakın dönem

tarihinde ise basılan paralarda simge olarak kullanıldığı görülmüştür. O halde Kurt motifi cesaret verici,birleştirici, çoğaltıcı ve devlet olma gibi özellikleri içerisinde barındırmaktadır. Bugün de Türkler arasında sözlü olmayan bu iletişim aracının getireceği durumlardan çekinen Avrupa kavimleri bu minvalde kararlar almaya devam edecektir. Çünkü içerilerinde bulunan Türk unsurlarının ülkenin hemen her alanında kemikleşmiş kadrolarında hatta ve hatta meclislerinde aktif rol oynaması kendilerini tedirgin etmeye yetmektedir.

Bunca söze mahal bırakmadan da görüleceği üzere Kurt sembolü siyasi bir tartışma konusu değil kadim bir milletin diriliş ruhu, özgürlük sermayesi ve milli motifidir.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner130

banner131

banner134

banner1

banner133

banner199

banner136

banner137