banner128
banner222

İki ayrı yardımlaşma konusu üzerine tekrar aile konularına dönüyorum. Yardımlaşma konusunda gösterdiğiniz ilgi ve hassasiyetten dolayı her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Umuyorumki bu konularda güzel sonuçlar alırız.

Verdiğim örnekler orta kesim ve bunca zaman değişmemiş karakterler üzerinedir,farkındasınız. Bu konuda da öyle olacak. Hayatımızın belki de ilk yirmi yılını kendi istediğimiz dışında ve kendi isteklerimiz dışında yaşayarak geçiriyoruz. Bir fikir sahibi olana kadar ve gerçek benliğimize ulaşana kadar bir çok engele takılıyoruz. Çocuklarımızın kıyafet seçiminden tutun da ne yemesi ne kadar yemesi gerektiğine kadar çoğu zaman bilinçsizce hareket ediyoruz. Bazen korumak isterken koyduğumuz sınırlar çocuğun ufkunu körleştiriyor. Bir çoğumuz yine bir an'lığına geçmişe çocukluğumuza dönüp baksak bir çok örnek ile karşılaşırız. Bir çok ebeveyn çocuklarının sorularını cevapsız bırakır veya  bilmediği bir konu da olsa bilmiyorum demeden kendince cevaplar verir. Bu nokta da büyüklük edasıyla yaptığımız bu davranışın yanlış olduğunu,bilmiyorum dediğimiz de bir şeyin eksilmeyeceğini ve bilmiyorum dediğimiz de öğrenme şansımız olduğunu hatırlatmak isterim. Her iki durum da yanlış ve eksiktir. Bir çoğumuz hem kendi çocukluğumuz da hem yetişkinliğimiz de ebeveyn olarak şahit olmuşuzdur,çok soru sorardık,çocuklarımız da sorular soruyor. Cevabını verdiğiniz konu da farklı başka bir soru daha soruyor. Elinizden geldiğince cevaplayın,hatırlayın ki sizler çocukluğunuz da cevaplarını alamadığınız soruları bugün de soruyorsunuz. En başta "Allah yakar" sözünü hatırlarız çoğumuz Allah neden yakar diye defalarca sorduk değil mi? Allah beni yaratmışsa neden yaksın ki? Hangimiz bu sorunun cevabını en doğru şekilde aldığımızı hatırlıyor. Hadi çocukluğumuzdan kalan bir çok cevapsız soruyu soralım tekrar ve cevaplarını bulalım çünkü artık yol göstericimiz kendi aklımız bilgimiz ve tecrübemizdir. Çocuklarımızın soru sorma ve cevap bulmaları konusunda yollarını açalım. Bazen soru üstüne soru sorarız ne saçmalıyorsun bile demişizdir kendi kendimize,saçmalayın emin olun soru sordukça gerçek cevaplar bulunur. Ne kadar saçma olursa olsun. Eğer soru sorarsak ve cevaplarını araştırırsak kendi isteklerimizi ve yolumuzu belirleriz. Başkalarının yönetiminde olmayız. Neden soru sormamızı istemezler sanıyorsunuz? Soru sorarak cevapları buluruz ve artık gözümüz açılmıştır. Yine bir çoğumuz ebeveyn ya da eşi tarafından "sana bu aklı kim veriyor"  cümlesini duymuştur. Çünkü sen artık değişiyorsun gözün açılıyor bilgi ve fikir sahibi oluyorsun. Körü körüne inanmıyor araştırıyor kendi fikrini de çekinmeden söylüyorsun, seni yönetemiyor. Belki de bir çoğumuz ailemizin istediği gönülsüz bir evlilik yaptık kim bilir. Zaman ile eşler birbirini tanımış sevmiş iseler ne mutlu onlara. Peki ya tam tersi ise,çok defa duyarız kadınlara verilen hak ve çalışma imkanından dolayı boşanmalar arttı diye. Ne cahillik değil mi? Ama doğru bir cümle evet çünkü artık bu durumda kadın sana bağımlı olmaktan çıkıyor ama eksik bir cümle senin "köle hizmetçi olarak gördüğün kadın" senden ayrılıyor. Sevgi ve saygı ile devam eden bir yuvayı hangi kadın hangi adam yıkar akıl alır mı bunu.

Ailelerin, artık yaşın geçiyor baskısı ile ya da kız çocuğudur gözü açılmadan evlendirelim düşüncesi ile daha evliliğin ne olduğunu bilmeden evlendirilmiş bir çok kadın var ve iyi bir eşe denk gelmemiş ise yine bu ailenin  hayatları mahvolan bir çok çocuğu var. Aile başkalarının isteği ile dayatması ile kurulacak bir kurum değildir. Evlilik kararı vereceğimiz zamana kadar bir çok insan tanıyabiliriz ya da arkadaş ve aile ortamından bize sunulan şıklar olabilir. Aylarca yıllarca görüştüğümüz insanlar olmasına rağmen taviz veremeyeceğiniz bir konudan dolayı ayrılık kararı alabiliriz,doğrusu da budur. Öncelikli olarak karşımızdaki yanımızdaki insanın bizden farklı hal ve hareketlerine davranış biçimine fikirlerine yaşam şekline saygı duyabilir miyiz sorusunun bir cevabı olmalı. Yine bugün yıkılan bir çok yuvanın geçmişte temelinin sağlam olmayışı en büyük etkendir. Taraflardan biri aslında vazgeçmiş olmasına rağmen bunca yıl konuştuk görüştük artık herkes biliyor diyerek ve ya artık nişanlıyız şimdi biterse nişan atmış "derler" düşüncesi ile bir çok insan en başta yanlış bir karar ile yuva kurmuş yıllarca pişmanlığı ile yaşamış üzerine bir de çocuğu olduktan sonra "kendince!" tamamen geri dönülmez bir yola girmiştir. Oysa ki yanlış olarak aldığımız bir karar var ise yanlışı fark ettiğimiz anda buradan dönmeliyiz. Kararlı olmalı ve kendi hayatımız ile ilgili sorumluluğu bize ait olan göze aldığımız yaşamsal yük ve cezasını kendimizin çekeceği konularda kimsenin söz sahibi olarak yönlendirmesine girmemeliyiz. Çocuklarımızı rahat bırakalım,bırakalım hayatı düşe kalka yaşayıp öğrensinler.  Koruma iç gülüşüyle her kararlarına müdahale etmeyelim hele ki evlilik konusunda!

Konuya devam edeceğim

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Metin 3 ay önce

En zor konularda bile gayet açıklayıcı görüşleriniz için teşekkür ederiz

Avatar
EVET HOCAM 3 ay önce

yazınız öyle güzel ve anlamlıki sanki beni anlatıyorsunuz ben çocukken sordugum sorulara cevap bulamayan bir kadınım hedi yaşın geldi evlenmen lazım denen kişiyim enin aklın kesmez denen eşim evet hocam burada anlattıklarınız benim sizi kutluyorum daha sonra daha detaylı yazacam söz size yazarımız söz size belkide sizden çok şeylerde ögrenecegim

Avatar
sayın yazar 3 ay önce

yeni yazı ne zaman gelecek diye bekliyordum inannın okudum yine şaşırdım yine öyle güzel ve anlamlı konuya el attınızki inannın sizi ayakta alkışlıyorum samimiyetimle söylim ayaga kalkıp alkışladım sonra iş yerimde arkadaşlara okuttum hakikaten onlarda sizi tebrik ediyor sizi kutluyorlar ve tüm yazılarınızıda okuyacaklar

Avatar
ince ince dokunuşlar 3 ay önce

evet sayın hocam inceden dokunuşlar yapıyorsunuz yine sizi kutluyorum yine döktürmüşsünüz böylesi güzel konular valla hayranlıkla okuyorum yazılarınızı kaleeminize sağlık hocam

Avatar
evet hocam 3 ay önce

size gün içinde yazmıştım gene yazacam diye aynen hocam yemin ederim beni anlatıyorsunuz ben köyde yetişmiş köyde büyüyen ama kitap okuyarak kendimi geliştiren görüçü üsülü evlenen birisiyim inananın hayatımı anlatsam roman olur eşimle şehir merkezinde oturuyoruz ama zoraki onun yanındayım etraf neder diye şuan ancak bunu yazarım yine fırsat buldukca yazacam

Avatar
sayın yazar 3 ay önce

sizi kutluyorum bu yazınızda yine gündem yaratacak konuya el attınız sizi kutluyorum kaleminize sağlık hocam

Avatar
sayın yazarımız 3 ay önce

yazınız hakikaten çok güzel ve anlamlı biz kadınlara deger verilmesini söylüyorsunuz biz kadınları coçuklugumuzda ezerler genç kızken sıkıştırırlar zorla bilmediği hayata iterler sonra nikah sevdirirderler sonra eşe kucagına cocuk ver seni sever derler derlerde derler evet bu yetişkinler acaba kendilerini neden gelişen caga uydurmazlar

Avatar
evet hocam gündemin yazısı 3 ay önce

sayın hocam sizi ve ekibinizi yani sitenizi kutluyorum öyle size alıştımki anlatamam tüm yazılarınızı yorumlarla anlatabilirim bir yazınızı öyleki 50 sefer en az okumuş olabilirim sizin adeta mübtelanız oldum sizi kutluyorum ekibinizide kutluyorum yani sitenizi böylesi konuları nereden buluyorsunuz bir okuyucunuz olarak her yazınızda neye değinecek diye merak eder oldum sizi saygıyla selamlıyorum kaleminize sağlık diyorum ha yazılarınızı okusun diye tüm etrafımada yolluyorum hocam

banner130

banner133

banner220