banner128
banner222

Emekli: Belli bir zaman çalıştıktan sonra işten ayrılıp vazife yapmadan kendisine aylık bağlanan kişiye denilmektedir.

Anayasada belirlenen şartlar ve kurallar gereği 25 yılı aşkın süre çalışıp emekliliğe ayrılan kişiler, maalesef devleti yöneten siyasiler tarafından sahipsiz bırakılmışlardır, yetimdirler. Çalıştıkları uzun yıllar bu insanları yormuş, hırpalamış buna rağmen özveri ile görev yapmışlardır. Emeklilikte terk edilmiş ve üvey evlat gibi görülmeleri acı gerçeklerdir.

Nereden bakılırsa bakılsın durum vahimdir.

Emeklisini böylesi terk edilmişlik ve yoksulluğa reva gören yasa düzenleyici milletvekilleri ve hükümet her nedense yüksek maaşlar almayı ve 2 yılda emekli olmayı ihmal etmezler. Söyleyin adalet bunun neresinde!

Emekliler; nerelerde sürünürler, nasıl yaşarlar, ne yaparlar, nasıl geçinirler hepsi birer soru işaretleridir. Yasa düzenleyiciler 2 yılda emekli olup kıyak maaşlar alıyor, emeklinin canı çıkası!

Unutulmamalıdır ki;

Devlet milletin parasını yine o millet adına eşitlilik ve hakkaniyetle ve belli nizamlara göre yönlendiren bir örgütlenme biçimidir. Bu paralar devletin değil milletin kendi parasıdır.

Emeklilere reva görülen ücret, yine devlet kurumlarının belirlediği geçinme ve açlık sınırlarının 3/1’i kadar bile değildir.

Seçimle iktidara gelen siyasilerin vaatlerinin hiç birini yerine getirmediği gibi halktan kopmak hastalığına yakalanmaktadırlar… Öncelikli olarak, gelir dağılımındaki adaletsizliği, kanayan yara işsizlik gibi sorunlara çözüm getirmek zorundadırlar.

Ülkemizde çeşitli ekonomik krizler yaşanmıştır. Ama ne hikmetse hiç birinde sermaye kesimi ve milletvekilleri etkilenmemiştir. Milletvekilliği sayısı ne eksilmiş ne de ücretlerinde herhangi bir eksilme yaşanmıştır. Bu durum düşündürücü değildir. Komiktir.

Ne acıdır ki bu günlerde vekiller geçinemiyoruz diye ağlayabilmektedirler. Bu acı saptamaları yaptıktan sonra, uzun yıllar hizmet ederek yaşam sürdüren EMEKLİ artık hizmet alır durumdadır. Bu nedenle, psikolojik, sosyal ve ekonomik sorunları yanında yoğun biçimde sağlıkla ilgili ihtiyaçlarını rahatlıkla görebilme anlamında mali sıkıntıları ivedilikle çözüm bulmalıdır. Bir gecede hortumculara banka batıklarına milyarlarca dolar kaptıran sistem, emeklisini açlığa, sefalete, acıya reva görüyorsa eğer bunun adı emeklisiyle alay etmek ve onu hiçe saymaktır. Sorun sistemde ya da yönetende midir? Hayır!

Emekli kendisi için ne yapmaktadır? Gücünü bu anlamda hangi ölçütlerde kullanabilmektedir, örgütlenebilmiş midir? Tüm bunların sorgulanmasında yarar var sanıyorum. Bu anlamda, emekliler örgütlü değillerdir. Sistemin arzu ettiği gibi göstermelik, cılız, dağınık dernekleri sadece oyun salonlarından ibarettir. Bu derneklere kadın emekliler girememektedir, olumsuz güç kaybıdır.

Emekliler örgütlenirken unuttukları gerçek şöyledir: örgütlenmelerini faal çalıştıkları yapıya göre şekillendirmeleri son derece yanlıştır. Astsubay emeklileri, sivil memur emeklileri, maliye

emeklileri gibi dağınık dernekleşme örneği güç kaybıdır. Her şey emeklinin istediği gibi değil sistemin düşündüğü gibidir. Böylelikle emekliler aydan aya banka kuyruklarına reva görülen ve birbirleriyle bankada buluşan, görüşen bireyler olabilmişlerdir, yeterli değildir. Böylesi görüşmeler, oradan buradan, havadan sudan olup içi boştur. Nereden emekli olunursa olunsun birlikte olma zamanıdır. Bir çatı altında hareket etmek zorunluluktur.

Emekli Sandığı, SSK ve Bağ kur emeklileri hiç vakit geçirmeden aynı yapı altında örgütlenmelidirler, hiçbir şey göstermelik olmaksızın… Amaç tek olmalıdır. Yıllardır çekilen çile ve yoksulluk bölünmüşlüktendir. Tüm mesele ekonomik yapılarının düzeltilmesi, sağlık sorunlarının yoğun olduğu bu dönemde kolaylıkların sağlanması gerçekleştirilmelidir.

Emeklileri ve yaşlıları yoksulluğa, acıya terk eden ve bakmayan toplumların geleceği olmaz.

Ne ekerseniz onu biçersiniz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner130

banner220

banner133