banner128
banner222

Samsundan sonra  gidecekler  şehirlere   mola vere vere otellerde kalırdılar hatta  İstanbuldaki akrabalarımıza giderken babam ve  eniştem şehirlerde  kalacağımız otellerin daha önceden rezervasyonlarını yaptırırdı İstanbula gitmek için Samsun ,Ankara daha sonra istanbula varılırdı Samsunda saray otelinde  kalırdık  Ankaradaki otelin karşısındakı  yazlık sinema vardı ben genellikle o oteli ayarlamalarını isterdim babamdan  çünkü sinemayı pencereden seyrederdim  ama oraya   gittiğimizde yorgunluktan benim sinema seyredecek halım kalmadığından oğlum seyrediyormusun babam derdi ,ama gözlerim kapalı yat derdi  sabah otobüsle   yola devam ederdik , bu yolculuk  4 günde olurdu   genellikle hatta bir  EDİP  SEVİNC de  ailesi babası abisi ve ablası anneside  aynı şekilde karşılaştık  onlar adapazarına gidiyordu  biz eniştem ailesi ve bizim aile  MEHMET amcalara İstanbul  aksarayda oturuyorlardı ,bu alttaki fotoyu ben cektiğim için  görüntüde yokum fotoğrafcılık uğraşlarımda vardı, babam annem Halis kardeşim teyzem arabada duram Muhlis kardeşim.

istanbula  tanıdıklarımız  aksaray  Avrupa yakasında olduğundan otobüs Üsküdarda araba vapuruna binerek karşıya giderdi araba vapurunda ben baktım bir boyacı gördüm hiç değilse zaman gecer diye ayakkabılarımı boyattırdım, bindiğimiz otobuste yan tarafımda görünüyor işte o yılların otobüsleri  üstte bagaj  bu günkülerle kıyaslayın, üstte ıslanmasın diye bıranda cekilir  ve   ince halat gibi iple bağlanırdı rüzgardan  ucmasın ve yağmur ıslatmasın diye  muhavin arada durunca üste cıkar bağları kontrol eder ve icabederse yeniden  düzenleme yapardı,otobüsün arka kısmında cıkmak için gemici merdiveni monteliydi otobüslere bakıyorum

şu anda  bazı araçlara münibüslere ve trafikte pikap diye gecen binek araclarına bu merdivenlerden monte etmişler.

  genellikle   İstanbula gittiğimizde   2 gün mutlaka istirahat ederdik uyurduk, yorgunluktan hatta orada komşular nereden geldiğimizde  şehrimizi soranlar tanıyanlar şaşırırdı nasıl geldiniz onca yolu diye hayret ederlerdi bu arada  bazıları Trabzonun nerede olduğunu bile bilmezdiler Trabzon sporun hakkınıda yememek lazım Türkiye'ye  Trabzonu hatta Dünyaya tanıttı ,    babam istanbulu fazla bilmediği için  kazım eniştem İstanbulu çok iyi biliyordu yılları orada geçmiş o bizi gezdirirdi , rehperlik ederdi    ben sorardım bilgi alırdım ama bu arada  Beyazıtta hacıbekiri yeri vardı harika  içecek   bardakla satıyordu tabi bardağa dökerek o zamanlar şişe suyu bu günkü pedlerden , ben burada en çok hoşuma giden  demir hindi diye bir içeçek yapıyordular turunc suyu ama harika tadı damağımda hala  her istanbula gidende mutlaka buraya giderdim içerdim bir bardak daha sonra babam sen seversin iç bir daha derdi 3 bardak içerdim harika bir tadı vardı gidenlerede  hep tavsiye etmişimdir . 
Trabzon  yollarından bahsettim  Samsun istikameti yol bu arada buradan geçmek çok tehlikeli dedim  Trabzona deniz memleketi olduğu için  maalesef şu an bile yararlanamıyoruz defalarca basın toplantılarında dile getirdim ama boş bir şey yapan  cabalıyan yok, Haftanın belirli gününde Ege  ve Karadenizz vapuru  gelirdi önceki yazılardımda  yazmıştım,  bekleme salonunda açıkta duran gemiye  yolcuların kayıkla nasıl taşındığını bu  gemiye variyeti yerinde olanlar  yolculuk yapardılar bazen kaçak gemiye binenleri duydum ve   yakalananların gemide bulaşıkcılık yaptığı söylentiside vardı,  gemi yolcuları  yatılıydı kamaralarda  aynı şekilde  parası olan    durumu olmayanlar güverte bileti kestirir burada yolculuklarını sağlarlardı  ayrıca bir gemi daha gelirdi Trabzona ,fakat bu gemi büyün limanlara demir ata ata giderdi çok beklerdi  haftalarca ama tercih edilmezdi ismide Gülcemal vapuruydu, her uğradığı yerde çok beklerdi  ,  ben annenle sık sık Samsundaki Nimet teyzeme giderdik babam biz otobüse koyar   sabah erken saatte fakat gece geç vakitler ancak  gideceğimiz  yere varırdık binbir güçlüklerle  yollar çok kötüydü   çok sarsılırdı  tabi içindekilerde fenalaşırdılar  beni sormayın Samsuna kadar komalık olurdum  gittiğimizde kendime zor gelirdim,  arada annenle Samsun büyük potanesine gider sıraya girerdik Trabzona  telefon acmak için  her aramada  annem cantasında  para verirdi, oradaki  memura  cünkü o anda babamı bulamazdık daha sonra tekrarlar her tekrarda paramız giderdi, Samsunda  tatlı maya diye amonyaklı bir ekmek cıkardı daha sonra bu ekmek artık yok yapılmıyor,   Hikmet eniştem  kapıda kiraz satan  kirazcının kırazının içini actığımda kurtlu olduğunu gördüm  , bunlar yenirmi dediğimde   eniştem  onlar onun minzisidir diye yanıt verdi, samsunda mahallelerde elinde okul zili ile sallıyarak dolaşan satıcılar gördüm   bu satıcının yoğurt sattığını öğrendim , bir hafta kaldıktan sonra annemle Trabzona gelirdik aynen o  kötü dolanbaclı tehlikeli yollardan çok kişi bu yollarda hayatını kaybetti, o yıllarda bu Samsun yolundan başka zagna dağı ve Rize yoluda aynıydı sarp kayalıklarla ve tehlikeli virajlarla bu güzergahlar   hep tehlike sacıyordu, Teşrife teyzem Rizeden Trabzona  gelirken o kadar korkmuştuki hatta Trabzona sağsağlımen gelirsem bir gün oruc tutacağım vadinde bulunmuştu, ben  bu yolu çok iyi hatırlıyorum altta sarp kayalıklara  vuran deniz vardı yol hem dolanbac dar ve yüksek yerlerden altına düşsen parcan bulunmayacak şekilde yerlerdi bu yol zağna dağı hakeze aynı şekilde  kar yağdımı ulaşım  biterdi  , güçlükle araçlar ilerlerdi  ben  17 yaşlarındaydım hatırladığım kadarıyla teyzemin oğlunun  bir 59 chovreleti vardı bizi sizi zağna dağına gezdirmeye getireyim dedi ,Muhlis kardeşim  nereye gitse Kemal   arkadaşınıda  getirirdi  biz 3 kardeş ve babam eniştem Kemal bizle geldi teyze oğlu niye getirdiniz ben sizin için  gidecektim dedi ,fakat daha sonra bir şey  demedi ve   karayollarının o zamanki bakımhanesine gitmeden rampada altı ucurum bir yer vardı, oraya kadar cıkmaya çalıştık fakat araba birden kaymaya başladı gidiyoruz  aractan atlayan Kemal yanda duvarı yıkarak oradan kocaman bir  taş kopardı ve aracın teker altına koydu kaymamız durdu ,aynı şekilde diyer tarafınada koydu her ihtimale göre  daha sonra teyze oğlu  iyiki Kemalide getirdiniz biz ne yapardık o olmasa dedi, Kemal dediki biz maçkada kanlı pelitte   thames münübisleriyle böyle sürekli çalıştık oradan dolayı bir aşıyanılığım  var tecrube sahibi olmuşum dedi, orada Kemalin hareketi bizi kurtardı, tabi biz olorta yolu kapattık gelen üstten araçlar yığıldılar peş peşe geldiler  bize yardım ettiler yolu açtılar hemen  arabalarına atlayıp yollarına devam ettıler,  biz  daha sonra aynı yerden geri döndük buda benim o yıllarda hatırladığım anımdır Kazım  eniştemin kızı Nazan ablam stajını yapmak üzere mersin köyüne verdiler bizde teyze oğlunun 59 chevrolet arabasıyla geceden gider ziyaret ederdik ama dışarsı cok soğuktu Kazım eniştem  teyze oğlu Cankurta birşey dedi şakadan o anda ayağını firene bastı bizde arabada ne oluyor dedik ,  araba durdu gibi oldu in aşağı dedi  tabi şakadan  eniştem bu soğukta dışarı cıkılırmı buz keserim dedi ve gülüştük,bende o yıllarda bende öğretmen olacağım demiştim  oradan heveslendim bana çok değişik geldi, ama nereden bilirdim benim daha sonra  başıma gelecekleri ,iyide  kötüde günlerim oldu,yeni değerli arkadaşlarım oldu Dursun Aliyide  burada tanıdım  daha sonra onla birlikte lisenin yan  tarafında anlattığım gibi iş yerinde çalıştım . DEVAM EDECEK

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner220

banner133