banner128
banner222

Onceki bölümlerde Fatihle birlikte  elektro gitar yapmamızdan bahsetmiştim bu elektro gitarın  manyetiğini  eskiden karagöz bahçesi daha sonra  okul olan karma orta okulda okuduğum 1965 yıllarında   okulun karşısında   tek katlı iki gözlü bir tarafında  kitapcı öğrenciler buradan  okul  kitaplarını alırdı, hatta bende  alırdım kalem defter diyer yan  tarafından çok güzel  saz sesleri gelirdi burası  İZMİR SAZ  eviydi buradan aldım

manyetiği Trabzon'da  demiştim  yoktu hiç bir şey müzikle ilgili hatta sazımı bie  teyzemlerde Cankurt abimin telleri olmayan duvarda asılan sazını bana verdi aynı şekilde dayımdan aldığım  telgraf  tellerinin içindeki celik teli sökerek taktım , ben  okula giderken ve dönüşte buraya uğrardım saz çalan arkadaş İSMAİL DOĞAN  burada saz  çalardı ve  NECDET  diye yine saz çalan  biri daha vardı birlikte  çalardılar  türküde  perişanım türküsü,

SESLENDİRME İSMAİL YAZICIOĞLU TARAFINDAN VİDEONUN YAPILMIŞTIR.

 ayrıca bu İSMAİL'İN METİN diye ortağı vardı Metin ve İSMAİL abiyi ben burada tanıdım , ben elektronikle uğraştığım için onlara elektro bağlamanın devresinin bağlantısını hazırlardım ve  bağlamaya elektro bağlamaya başladım eskiden sazlar düzdü daha sonra manyetik  gögsü delerek  ve düğme baglayarak  sazların jak çıkışı ile  amfilere bağlanırdı, riksli  bir işti yoksa sazın  yüzü  mahfolurdu  yanlış yapsan  o zaman yüzü değişmek zorunda kalacaktı ben devamlı  takardım , İsmail  abinin yüzü sürekli gülerdi  hatta  ben  kendilerine sordum  nasıl  tanıştınız ve burayı kurdunuz diye askerde tanıştık aynı  yerdeydik iSMAİL  saz çalardı bende söylerdim dedi askerden sonra  TRABZON'A GELDİM  METİN'LE bacanak oldum  dedi, gelelim yaptığım işlere Metin abi sağlamcıydı yaptığım işin sonunda İSMAİL'E kızardı neden adamın parasını vermiyorsun versena  oda veririrz der savustururdu bu sefer gene israr eder paramı verdirirdi, burada çalışmaları devam etti daha sonra İzmirden saz yapan usta getirtti ailesiyle ona ev tuttular ve artık saz  yapımı Trabzondada yapılmaya başladı, tekneleri İzmirden gelirdi diyer aksamları burada yapılıyordu ben de elektro bağlantılarım sürüyordu ,sonradan uzun sokakta kösedeki kitapcının yanındaki yeri tuttular burada sazlar satılmaya başladı  böyle müzik aletleri satan yer tekti başka yerde yoktu çünkü çok kaliteli mallar üretiliyordu  ve yurt dışına bile yollanıyordu  ALMANYADA işciler her gelmede  buraya uğrar  pahalı sedefli sazlar yaptırır  aldıkları sazları 4 misline ALMANYA , FRANSA'da satardılar  burası gurbetcilerin aynı zamanda ekmek kapısı olmuştu yıllarca sürdü satışlar, takım teller saz  için  sürekli alınırdı ben buna  şahit oldum cünkü bende burada takılırdım , sazı denerdim calarak öyle müsteriye teslim ederdik   daha sonraları İSMAİL  ve  METİN  bir birlerinden ortaklığını sonlandırmak istediler   beni cağırdıler  biz ortaklıktan ayrılıyoruz dedi ikimiz den  hangisini seciyorsun benim  devamlı yerimdi burası  bu arada karma orta okulunun  karşısındakı yeri bıraktılar ve bu günkü İzmir sazevinin olduğu yere atölye taşındı İZMİRLİ ZEKİ usta artık burada   tamir ve   imalatı gercekleştiriyordu  dükkandayken   Zeki ustanın yanına da uğruyordum  gercekten sanatkardı iyi bir  saz  yapımcısıydı bende burada gördüm  sazın inceliklerini   ,  güler yüzlü insandı , bana tercih hakkı verdiler hangimizi secersin diye bende  METİN abiyi seciyorum onla birlikte   takılacağım dedim çünkü adam sağlamcıydı param takılmıyordu ayrıca bir asker cantam vardı bu dukkana getirmiştim gelen radyolarıda burada tamirini yapıyor bana kalıyordu tamir parasını sonra METİN abi beni   dükkana bıraktı izmire gitti orada malzemeler aldı sazın cevresini tanıdı saz piyasası İzmirdeydi orada kendini  tanıttı artık   bu arada ben dükkanı 1 hafta idare ettim  yengeyle birlikte gittiler İZMİRE sazlar izmirden geliyordu , biz METİN abiyle birlikte bu işi yürüttük kendisi saz çalmasını bilmediği için sazların müsteriye çalarak denenmesi acısından, bizim ayrıca orkestra işimiz vardı buradan bize düğün organize işlerini yapardı bizden para almazdı hatta ben demiştim abi düğünlere sanatkar yollanır diye yazı  koyalım  vitrin camına olsun dedi  ,artık  devamli buradan bize işler çıkıyordu kendiside amfi almıştı ve hoparlör oda düğünlere kiralık amfi veriyordu , İsmail abi  oradayken dinakort  eko ve  amfi getirtmişti ALMANYADAN   bunun parasını METİN abi ödedi kendine kaldı oda  o yılların en iyi cıhazıydı lambalıydı cıhazı konserlere veriyordu kıralık ben kuruyordum  tam tekmil olarak çünkü yakarlar diye benim kontrolümde seslendirmeleri yapıyorduk ,oradanda benim hakkımı ödüyordu  , kısacası adam sağlamcıydı çok güvenilir birisi, daha sonraları bizim RİTİM 74 dün sürekli olarak bulunduğu yer arandığında uğrak yerimiz olarak burası bilinirdi, uzun sokakta gezerdik ve  dinlenmeye ben sürekli burada durduğumdan müşteriler, benziyorsunuz METİN beye  diye sorunca  abimdir derdim  , DEVAM EDECEK

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner220

banner133