banner128

Eğrisi doğrusuyla ve hukuksuzluğun hâkim olduğu bir yerel seçimler daha geride kalmıştır. Ne acıdır ki; seçimleri geliştirmek yolunda bir arpa boyu yol alınamaması demokrasimizin ve seçim güvenliğinin yok edilmesi vahim bir tablodur.

31 Mart yerel seçimleri sonrasında belediye başkanlarının keyfi ve yanlı bir şekilde vatandaşların paralarını kimlere nasıl peşkeş çektiklerini öğreniyoruz. Çeşitli vakıflara yüksek meblağlarda para aktarımı düşündürücüdür. Belediyede çalışmadıkları halde bankamatik memuru olarak adlandırılan on binlerce yandaş bayanlara maaş ödenmesi tiksindiricidir.

Her yer kokuşmaktadır.

Koku insanın yaşamını güdüler, çoğu zamanda kişiyi köpekten beter yapar. Toprak kokusu, gül kokusu, gaz kokusu, kadın kokusu, kan kokusu, en önemlisi ise para kokusudur. Kokmak ile kokuşmak arasındaki fark kitaplar dolusu anlam yüklüdür.

Bugün Ulusumuz kokmuyor kokuşuyor.

Nereye el atsan çürümüş dökülüyor, tiksindirici koku insanın genzine doluyor, dayanılır gibi değil…

Peki, bu kokuşmuşluğun kökeninde ne var,

Para kokusu!

Varsa yoksa para.

Çalışmak, üretmek, yaratmak, bölüşmek yerine çalışmayarak, zahmete girmeden alın teri dökmeden asalak yaşam sürmek en kolaycılık iş olmuştur.

Hak etmeden para kazanmanın bizim kutsal kitabımızda lanetlendiğini Müslüman olan bu ülke insanları bilmiyorlar mı? Üçkâğıtçılıkta başımız göğe erdi, İnsanlar birbirini söğüşler hale geldi, en kolayı devleti kazıklamak oldu.

Her siyasetçi ve belediye başkanı doğruluktan söz ederek göreve başlıyor, doğruluğu kimseye bırakmıyorlar. Lakin üstlendikleri görevlerin ağırlığı ve sorumluluğunu bilmediklerinden çoğu zaman da hataya düşüyorlar.

Milletin parasını tarikat, dernek ve cemiyetler ile belediye personelleri olmadığı halde yandaşlara maaş olarak dağıtmak ahlaksızlıktır, hırsızlıktır, yankesiciliktir ve de üçkâğıtçılıktır.

Oysa bu ülkede binlerce gençler üniversite bitirdikleri halde iş bulma güçlüğü çekmektedir.

Demokrasilerde sistemleri iyi kurmak gerekir, aksi takdirde böylesi dalkavuk ve şarlatanlar hiç eksik olmayacaktır.

Oda, cemiyet, dernek, muhtar, Belediye başkanı ve Milletvekilliği görevleri 2 dönemle sınırlanmalıdır, aksi takdirde yolsuzluk, hırsızlık ve talan hiç eksilmeyecektir.

Demokrasi bir açıklık rejimidir, kimin ne yaptığını bilmek ve saman altından su yürütmek isteyenlere göz yummamaktır.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner1