banner128

Bize rağmen, kendi işleri ve ortaklıkları yürüsün diye sizi yanıltıyorlar sn başkanımız.

 

Vallahi gayeleri millete ya da, bulunmuş oldukları bölgeye hizmet değil.

 

Siyasi partilerde ilk önce belediye başkan aday adayları yarıştı, sonra adaylar.

 

Çıkar odaklı işbirlikçiler bir aday gösterdi siz de “he” dediniz.

 

Tam da bu noktada sizi yanılttılar sn başkanımız!

 

 Ve bunlardan sadece (halk isterse) bir tanesi Şehr-i Emin, yani belediye başkanı olacaktır.

 

Şehr-i Emin demek, Şehrin emin kişisi, emin insanı demektir. Şehr-i Emin bugün ki manasıyla halkın çoğunluğu tarafından benimsenmiş belediye başkanıdır.

 

 Vazifesi ise; Seçildiği şehrin çöpünden, suyundan, çevresinden, imarından, turizminden ve o yerleşim yerinde yaşayanların refahından vb. gibi şeylerden sorumludur.  

 

Şehr-i Emin yani belediye başkanı olmanın bir okulu, maalesef ülkemizde henüz yok.

 

 Şehr-i Emin olma kriterlerine uyanlar olduğu gibi her parası ve vakti olan kişiler de bu işe üzülerek belirteyim ki talip olabiliyorlar.

Halk nasıl bir Şehr-i Emin istiyor?

 

Konuştuğum seçmenlere sordum, “Nasıl bir belediye başkanı istiyorsunuz?” Diye.

 

İşte verdikleri cevaplar;

-Belediye başkanı ilk önce emin yani gözü kapalı güvenilecek, liyakat sahibi biri olmalı.

 

-Emanete ihanet etmemeli. Halkın parasını har vurup harman savurmamalı.

 

-Seçilince siyasi kimliğini bir tarafa bırakıp herkese eşit ve adil hizmet etmeli.

 

-Yandaş, yoldaş, işine ve çıkarlarına hizmet edenleri belediyeye sokup bizim vergilerimizle işçi çalıştırmamalı.

 

 Aksine yeterli sayıda ve işin ehli çalışkan personeller çalıştırmalı.

 

Çalışmadan kazanan haramzadeler varsa, hemen işine son vermeli.

 

-Belediyeciliği sadece (kendine yakın, ya da çıkar için) belli başlı yerlere asfalt dökmek ve çöp temizlemekten ibaret görmemeli.

 

-Yeşil donatı alanlarını kontrolsuz bir biçimde alkol şişelerine çöpe,çere terk etmemeli. 

 

-Aksine, yemyeşil meydanları bizzat korumalı, temiz tutulmasını sağlamalı.

 

-Belediyeyi babasından miras kalmış gibi, müsrif harcamalarla borç batağına sürüklememeli.

 

-İlçeye cazibe katan mutluluk katan eserler ve hizmetler yapmalı.

 

-Kullanmış oldukları oylarla kendisini o makama taşıyan insanları (ihtiyarları) özellikle ziyaret etmeli.

 

Bu ve bunun gibi hizmetler bekliyor seçmen. 

 

Seçmenler aslında politikacıları gözlerinden anlarlar belediye başkanı olup olamayacağını.

 

 Ve bir çoğu aslında kibarlık olsun diye “Oyum sana, he he!” Diyerek yolcu ederler.

 

Peki, Sürmene Seçmeni nasıl bir Başkan adayı istemiyor? Onu da sordum ve aynen cevapları;

 

-Denenmiş ama hiç hizmet yapmamış Belediye Başkan adayı istemiyoruz.

 

- Siyaseti bırakmayı mezarda düşünen Belediye Başkan adayı, hiç istemiyoruz.

 

-Çapsız, vizyonsuz, elinden hiçbir şey gelmemiş, yapacak işi kalmamış, birine tahammülümüz yok.

 

-Bizlerden aldıkları paralarla depolarını fulledikleri son model jeep otomobilleriyle yanımızdan geçip gitmelerini hiç istemiyoruz.

 

Olur ki yazdığım gibi Belediye Başkan adayı olursa, halk sandıkta diyecek ki; “seni denedik ve gördük ki, senden belediye başkanı olmaz arkadaş!

 

Halkın arasına girmeyen, esnafla oturup bir fincan çay içmeyen kibir abidesi bir belediye başkanı artık hiç istemiyor.

 

Şirket ortaklarının karar vermesiyle olmayacak ve sonunda millet karar verecek göreceksiniz.

 

Ya da hiç sandığa yaklaşmayacak. Benden söylemesi.

 

Ayser ÖZBAKIR

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner130

banner131

banner1

banner133

banner199