Trabzon Haber ve Trabzonspor Haber

CİMER Uygulaması Eğitim Emekçileri Üzerinde Baskı Aracına Dönüşmemelidir

Bölgesel

Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), kamu hizmetlerinde yurttaşların başvuru hakkını kullanabildiği bir mekanizma olarak kurulmuştur.

Kamu yönetiminde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri açısından bu tür kanalların varlığı elbette önemlidir. Ancak gelinen noktada CİMER uygulaması, özellikle eğitim alanında, amacını aşan sonuçlar üretmekte; eğitim emekçileri üzerinde sistematik bir baskı ve denetim aracına dönüşmektedir.

Eğitim kurumları, pedagojik ilkeler doğrultusunda kolektif emekle işleyen kamusal alanlardır. Buna karşın, son yıllarda CİMER üzerinden yapılan başvuruların niteliği ve sayısındaki artış, öğretmenleri ve okul yöneticilerini asli görevlerinden uzaklaştıran bir bürokratik yük yaratmıştır. Aynı konuda defalarca yapılan, somut bilgi ve belgeye dayanmayan ya da kişisel husumet içeren başvurular dahi resmi süreçlere konu edilmekte; eğitim emekçileri sürekli savunma yazmak zorunda bırakılmaktadır.

Bu durumun sonuçları açıktır:

            •          Eğitim emekçileri üzerinde güvensizlik ve baskı ortamı oluşmaktadır.

            •          Pedagojik inisiyatif alanı daralmakta, öğretmenler risk almaktan kaçınmaktadır.

            •          Okullarda demokratik işleyiş yerine idari kaygılar belirleyici hale gelmektedir.

            •          Asli görev olan eğitim-öğretim faaliyetleri, artan yazışma ve savunma süreçleri nedeniyle ikinci plana itilmektedir.

Kamu yönetiminde denetim elbette gereklidir; ancak denetimin ölçüsüz ve merkeziyetçi biçimde uygulanması, kamu hizmetinin niteliğini düşürür. Eğitim alanı, salt idari bir faaliyet değil; bilimsel, laik ve pedagojik esaslara dayanan toplumsal bir süreçtir. Her pedagojik uygulamanın potansiyel bir “şikâyet konusu” haline gelmesi, öğretmenlerin mesleki özerkliğini zedelemekte ve kamusal eğitimin niteliğini geriletmektedir.

Eğitim Sen olarak altını çiziyoruz:

            •          CİMER başvuruları filtrelenmeli; soyut, tekrar eden ve kötü niyetli başvurular işleme konulmamalıdır.

            •          Kurum içi çözüm mekanizmaları güçlendirilmelidir.

            •          Eğitim emekçilerinin hukuki güvenceleri açık biçimde korunmalıdır.

            •          CİMER verileri performans baskısı aracı olarak kullanılmamalıdır.

Eğitim emekçileri hedef gösterilemez, itibarsızlaştırılamaz. Kamusal eğitim; korku, baskı ve sürekli savunma haliyle değil; özgür, bilimsel ve demokratik bir ortamda güçlenir.

Kamusal eğitimi, mesleki onurumuzu ve çalışma barışını savunmaya devam edeceğiz. 25.02.2026

                                                                                                                      Muhammet İKİNCİ

                                                                                                            Eğitim Sen Trabzon Şube Başkanı

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.