Alt Başlık: Dağları, rüzgarı, güneşi ve suyuyla büyük bir enerji potansiyeline sahip Gümüşhane, doğru yatırımlar ve ortak bir vizyonla Türkiye'nin yeşil dönüşümünde öncü şehirlerden biri olabilir.
Her şehrin kendine özgü bir zenginliği vardır. Kiminin bereketli ovaları, kiminin güçlü sanayisi, kiminin turizmi ön plana çıkar. Gümüşhane ise yıllardır gözümüzün önünde duran ama yeterince değerlendiremediğimiz çok farklı bir hazineye sahip: Yenilenebilir Enerji.
Bugün dünya, fosil yakıtların gölgesinden çıkarak temiz enerjiye yöneliyor. Artık ülkelerin gelişmişliği yalnızca sanayi üretimiyle değil, enerjisini ne kadar kendi kaynaklarından üretebildiğiyle de ölçülüyor. Türkiye bu dönüşümün önemli aktörlerinden biri olmaya çalışırken, Gümüşhane de sessiz ama güçlü potansiyeliyle geleceğin enerji şehirlerinden biri olabilecek özellikler taşıyor.
Dağlarıyla, yüksek platolarıyla, derin vadileriyle ve gür akan sularıyla Gümüşhane; aslında doğanın yıllardır hazırladığı büyük bir enerji laboratuvarıdır. Ne var ki bu laboratuvarın kapıları henüz tam anlamıyla açılmış değil.
İlk bakışta Karadeniz'in yağışlı iklimi nedeniyle güneş enerjisi açısından dezavantajlı olduğu düşünülebilir. Oysa gerçek tablo çok daha farklıdır. Özellikle ilin güney kesimleri ve yüksek rakımlı bölgeleri, gelişen panel teknolojileri sayesinde oldukça verimli yatırımlara imkan tanımaktadır. Bugün artık önemli olan yalnızca güneşlenme süresi değil; teknolojiyi doğru kullanmak, doğru araziyi seçmek ve doğru yatırım modelini oluşturmaktır. Kelkit'te planlanan yeni güneş enerji santrali ile Köse'de üretim yapan tesis bunun en somut örnekleridir.
Ancak Gümüşhane'nin gerçek sürprizi belki de rüzgarıdır.
Yüksek rakımlarda yıl boyunca hissedilen rüzgar, enerji üretimi açısından ciddi bir avantaj sunuyor. Buna rağmen ilde bugün faaliyette bulunan bir rüzgar enerji santralinin olmaması düşündürücüdür. Kimileri bunu eksiklik olarak görebilir. Ben ise farklı düşünüyorum. Bu durum, doğru planlama yapan yatırımcılar için henüz değerlendirilmemiş büyük bir fırsatın varlığını gösteriyor. Çünkü keşfedilmemiş potansiyel, doğru zamanda harekete geçenler için en büyük avantajdır.
Ve elbette Gümüşhane'nin en eski gücü...
Su.
Harşit Çayı ve onu besleyen onlarca dere, yıllardır sessizce akıyor. Oysa bu sular yalnızca doğaya hayat vermiyor; aynı zamanda bölgenin ekonomik geleceğini de şekillendirebilecek bir enerji kaynağı taşıyor. Planlanan hidroelektrik projeleri doğru çevresel yaklaşımlarla hayata geçirildiğinde hem enerji üretimine hem de bölgesel kalkınmaya önemli katkılar sağlayacaktır. Burada unutulmaması gereken tek gerçek ise şudur: Kalkınma ile doğa birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olmalıdır.
Asıl mesele enerji kaynağı bulmak değildir.
Asıl mesele, elimizde bulunan kaynağı akıllıca yönetebilmektir.
Gümüşhane'nin önündeki en büyük engeller; yatırım maliyetleri, iletim altyapısının güçlendirilmesi, finansmana erişim ve teknik bilgi eksikliğidir. Bunlar çözülemeyecek sorunlar değildir. Güçlü teşvik mekanizmaları, üniversite-sanayi iş birlikleri, yerel yönetimlerin vizyoner yaklaşımı ve özel sektörün cesur yatırımlarıyla bu engeller kısa sürede aşılabilir.
Artık enerji sadece elektrik üretmek anlamına gelmiyor.
Enerji; yeni fabrikalar demektir.
Yeni istihdam demektir.
Gençlerin kendi memleketlerinde gelecek kurabilmesi demektir.
Tarımın daha düşük maliyetle yapılabilmesi demektir.
Sanayinin rekabet gücü demektir.
Ve en önemlisi, ekonomik bağımsızlık demektir.
Bugün birçok şehir sahip olmadığı kaynakları oluşturmanın mücadelesini verirken, Gümüşhane zaten doğanın kendisine sunduğu büyük bir avantaja sahip. Güneşi var, rüzgarı var, suyu var. Eksik olan tek şey; bunları ortak bir vizyon etrafında buluşturacak güçlü bir iradedir.
Belki de artık Gümüşhane için şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir:
Enerji potansiyelimizi konuşmaya daha ne kadar devam edeceğiz; onu ekonomik güce dönüştürmek için ne zaman harekete geçeceğiz?
Çünkü gelecek, enerji kaynaklarına sahip olanların değil; sahip olduğu kaynakları akıl, bilim ve kararlılıkla yönetenlerin olacaktır. Gümüşhane ise bu geleceğin güçlü şehirlerinden biri olmaya fazlasıyla adaydır.
Burhan GÜL
Yenilenebilir Enerji ve Teknoloji Sistemleri Uzmanı
Yüksek Makine Mühendisi