Trabzon Haber ve Trabzonspor Haber
2026-10-04 21:48:42

BORSA DENEN ŞEY...

CEMAL YILDIZ

yildiz.cemal@hotmail.com 04 Ekim 2026, 21:48

Değerli Canlar,

Yaklaşık üç haftadan beri ilgili ilgisiz herkesi meşgul eden “Borsa vurgunu” öyle bir hâl aldı ki neredeyse üzerine film çekilecek seviyeye geldi.

Kazanmak insanoğlunun fıtratında vardır. Hani ne demişti rahmetli Alev Alatlı:
“Her yasal hak helal değildir ve olamaz.”

Evet, maalesef yasal olduğu hâlde helal olmayan kazançlar vardır. İşte bu uyumsuzluk neticesinde, altından kalkamayacağımız işlerle karşılaşıyoruz.

  • Madem yasal, neden helal değil?
  • Helal değilse neden yasal hâle getirildi?

Şimdilerde bu soruların da cevaplarının bulunması ve kamuoyuna açıklanması gerekiyor.

Konumuz borsa. Borsa ile ilgili birkaç şey yazacağım için biraz araştırma yaptım.

Önce sosyal medyada bir kardeşimizin paylaştığı bir hikâyeyi paylaşmakla başlayalım.

FON / BORSA VURGUNUNUN ÖZETİ

Bir köye fötr şapkalı bir adam geliyor.

Köylülere diyor ki:

“Ormandaki maymunları bana getirin, tanesini 100 dolardan alacağım.”

Köyde zaten sürüyle maymun var. Köylüler koşup ormana gidiyor, maymun yakalıyor ve adama satıyor. Kolay para…

Birkaç gün sonra fötr şapkalı adam diyor ki:

“Maymunlar azaldı. Artık tanesini 200 dolardan alacağım.”

Köylüler daha büyük bir hevesle maymun yakalamaya başlıyor.

Sonra fötr şapkalı adam fiyatı 300 dolar yapıyor.

Ardından 500 dolara çıkarıyor.

Ormanda neredeyse hiç maymun kalmıyor. Köylülerin hepsi de bu işten oldukça iyi para kazanmış oluyor.

Sonra fötr şapkalı adam diyor ki:

“Benim şehre dönmem lazım. Bir haftaya geleceğim. Döndüğümde tanesini 10.000 dolardan alacağım.”

Ve yanındaki 28 yaşındaki yardımcısını köyde bırakıyor.

28 yaşındaki yardımcı, köylüleri gizlice topluyor ve diyor ki:

“Bakın, patronun topladığı bütün maymunlar kafeste. Ben size bunları tanesini 1.000 dolardan satayım. Fötr şapkalı patron gelince siz de ona 10.000 dolardan geri satarsınız. Arada 9.000 dolar kârınız olur.”

Köylüler düşünüyor. Mantıklı geliyor.

Kimisi evini satıyor, kimisi ineğini satıyor; birikmiş ne varsa verip kafesteki bütün maymunları 1.000 dolardan satın alıyor.

Sonra ne mi oluyor?

Ne fötr şapkalı adam geri geliyor ne de yardımcısı…

Köyde bir sürü maymun kalıyor, bir de beş parasız köylü…

Bu arada köyün kahvehanesinde, 28 yaşındaki yardımcının yatla denize açıldığı, fötr şapkalı adamın ise siyasete hazırlandığı dedikodusu kulaktan kulağa yayılıyor.

İşte borsada, kripto paralarda ve saadet zincirlerinde yaşananları anlatmak için kullanılan hikâyelerden biri de budur. Buna “maymun ticareti” adı veriliyor.

Bu hikâyeden çıkarılacak birçok ders olduğu malumunuzdur.

Kolay para kazanmak, hem de hiç kaybetmeden kazanmak isteyenlerin sonu çoğu zaman böyle olabiliyor.

Geçmiş yıllarda yaşanan saadet zincirleri, “Tosuncuk” davaları, çok daha önceleri yaşanan Banker Kastelli olayı, yine genç yaşına rağmen insanları kandıran Banker Yalçın olayı ve bunlar gibi daha nice örnek, bizlere yeterince ders olmadı herhâlde. Bu gidişle olacak da değil.

Tabii ki devletin milleti üzerinde, vatandaşını korumaya yönelik bazı temel sorumlulukları vardır.

  • Canın Korunması: Her bireyin yaşama hakkının güvence altına alınması, cinayetlerin önlenmesi ve haksız yere kan dökülmesinin engellenmesidir.
  • Malın Korunması: Bireylerin mülkiyet hakkının ve meşru kazancının korunması; hırsızlık, gasp, rüşvet ve dolandırıcılık gibi suçların önlenmesidir.
  • Aklın Korunması: İnsanın sağlıklı düşünme yetisini ortadan kaldıran uyuşturucu, alkol gibi zararlı maddelerle mücadele edilmesi ve zihinsel gelişimi destekleyen bir ortamın oluşturulmasıdır.
  • Neslin (Soyun) Korunması: Aile kurumunun korunması, çocukların güvenli ve sağlıklı bir ortamda büyüyebilmesi ve aile yapısını zedeleyebilecek unsurlara karşı gerekli tedbirlerin alınmasıdır.
  • Dinin Korunması: Vatandaşların inanç, ibadet ve vicdan hürriyetinin güvence altına alınması; herkesin dinini ve inancını baskı altında kalmadan yaşayabilmesidir.

Bu beş ilke, İslam düşüncesinde insan hayatının ve toplum düzeninin korunmasına yönelik temel esaslar arasında değerlendirilir. Modern hukuk sistemlerinde de bunların bir kısmı temel insan hakları ve özgürlükleri kapsamında karşılık bulmaktadır.

Dolayısıyla devlet, vatandaşının bu tür ekonomik tuzaklara ve dolandırıcılık yöntemlerine düşmemesi için gerekli tedbirleri almak durumundadır.

Vatandaş parasını nasıl kazanıyor? Meşru yollardan mı, yoksa başkalarının hakkını ihlal ederek mi? Elbette bu konuda hukukun gerektirdiği denetim mekanizmalarının işletilmesi gerekir.

Helal ve meşru yollardan kazandığınız parayı dahi istediğiniz gibi kullanma özgürlüğüne sahip olsanız da toplum içerisinde uymanız gereken bazı kurallar vardır.

Toplumun kültürel, ekonomik ve sosyal yapısını olumsuz yönde etkileyebilecek yatırımlar veya davranışlar içerisinde bulunamazsınız.

Sermaye gücünü kullanarak kamu yararını ve toplumun ekonomik dengesini olumsuz etkileyebilecek faaliyetlerde bulunulmasının da ilgili kurumlar tarafından denetlenmesi gerekir.

Bütün bunların, yetkili kurumlar tarafından hukuk çerçevesinde kontrol ve denetim altında tutulması şarttır.

Son olarak, borsada yapılan manipülasyonlara değinmeyeceğim. Zira bu konuda ilgili makamların yürüttüğü inceleme ve yargı süreçleri bulunmaktadır. Yargı süreci devam eden konularda hüküm vermek bize düşmez.

Sözün özü, Hz. Ali Efendimiz'e atfedilen şu sözle bitirelim:

“Dünyanın helalinde hesap, haramında azap vardır.”

Varın gerisini hep birlikte düşünelim.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.