Trabzon Haber ve Trabzonspor Haber
2026-09-19 23:01:42

GAZZE’Yİ UNUTMA, UNUTTURMA

CEMAL YILDIZ

yildiz.cemal@hotmail.com 19 Eylül 2026, 23:01

7 Ekim 2023’te başlayan Gazze’deki savaş ve yıkım, aradan geçen bunca zamana rağmen acısını ve sonuçlarını bütün ağırlığıyla sürdürüyor. Ekim 2026’da üçüncü yılı dolacak olan bu süreçte Gazze halkı hâlâ büyük bir insanlık dramının içerisinde yaşam mücadelesi veriyor.

Dünya kamuoyunun gözleri önünde yaşanan bu acılara rağmen, uluslararası toplumun yeterince etkili bir müdahalede bulunamadığı görülüyor. Açıklamalar yapılıyor, toplantılar düzenleniyor, endişeler dile getiriliyor; ancak bütün bunların Gazze’de yaşayan insanların hayatına ne ölçüde yansıdığı ayrı bir soru olarak ortada duruyor.

Gazze insanı bugün çok zor şartlar altında hayatını sürdürmeye çalışıyor.

Bir bardak suya, bir tabak yemeğe, bir dilim ekmeğe muhtaç insanlar var. Giysiye, ilaca, barınmaya, güvenli bir eve, kısacası insan onuruna yaraşır bir hayata ihtiyaç duyuluyor.

Evler, hastaneler ve yaşam alanları ağır biçimde zarar görmüş durumda. Yaşlılar, kadınlar ve çocuklar büyük bir acının içerisinde hayatlarını sürdürmeye çalışıyor.

Bütün bunlar karşısında insanın sormadan edemediği bir soru var:

Bu kadar büyük bir acıya neden hâlâ yeterince güçlü bir şekilde karşı çıkılmıyor?

Elbette duyarlı insanlar, yardım kuruluşları ve aktivistler çeşitli çalışmalar yapıyorlar. Sofralar kuruluyor, gıda ve giysi yardımları ulaştırılmaya çalışılıyor. Bu yardımlar elbette değerlidir.

Fakat Gazze halkının ihtiyacı yalnızca bir parça ekmek, bir şişe su veya bir koli gıda değildir.

Gazze insanının güvenliğe, özgürlüğe, huzura; annesine, babasına, kardeşine, dedesine; evine, bağ ve bahçesine, kısacası kendi yurdunda güven içerisinde yaşayabilmeye ihtiyacı vardır.

Çünkü insan yalnızca hayatta kalmak istemez; insanca yaşamak ister.

Gazze halkının sahip olduğu evler, işyerleri, hastaneler, okullar ve yaşam alanları büyük ölçüde yıkıldı. Çocuklar çocukluklarını yaşayamıyor. Anneler ve babalar, ailelerini koruyabilmenin çaresizliği içerisinde büyük bir mücadele veriyor.

Peki bütün bunların hesabını kim verecek?

Bu yaşananların hesabı sorulacak mı?

Eğer sorulacaksa neden bu kadar gecikiliyor?

Daha ne olması bekleniyor?

Gazze’de yaşanan acının büyüklüğünü anlatmak için yalnızca rakamlara bakmak bile yeterince çarpıcıdır.

17 Eylül 2026 tarihli Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde bildirilen can kaybı 73.821, yaralı sayısı ise 174.897 olarak açıklandı. Aynı kaynağa göre 2025 yılındaki ateşkesin yürürlüğe girmesinden sonra da 1.386 kişinin hayatını kaybettiği ve 4.784 kişinin yaralandığı bildirildi. Ayrıca 831 kişinin cenazesinin enkazlardan çıkarıldığı, bazı insanların ise hâlâ enkaz altında veya yollarda bulunduğu belirtildi.

İşte burada insanın vicdanına dokunan başka bir soru daha ortaya çıkıyor:

Bu nasıl bir ateşkes?

Bir taraftan ateşkes ilan edilirken diğer taraftan insanların hayatlarını kaybetmeye devam etmesi, ateşkesin gerçek anlamda uygulanıp uygulanmadığı konusunda ciddi soru işaretleri doğuruyor. Birleşmiş Milletler de ateşkesin bütün taraflarca eksiksiz uygulanması ve kalıcı hâle getirilmesi gerektiğini açıkça vurgulamıştı.

Batı Şeria’da da Filistinlilerin evlerinden çıkarılması, mülklerine el konulması ve yerleşim politikaları konusunda ciddi tartışmalar ve uluslararası kaygılar devam ediyor.

Böyle bir tablo karşısında bize düşen nedir?

Değerli canlar;

Bizler, ilk gün olduğu gibi bugün de Gazze’yi gündemimizde tutmalıyız.

Gücümüzün yettiği ölçüde bireysel ve kurumsal çalışmalarımızı sürdürmeliyiz. Yardımlarımızı ulaştırmalı, duyarlı kuruluşların çalışmalarına destek olmalı ve Gazze’nin unutulmasına izin vermemeliyiz.

Başta boykot olmak üzere, barışçıl ve hukuki yollarla ortaya koyabileceğimiz duyarlılıkları sürdürmeliyiz.

Gazze’yi çocuklarımıza anlatmalıyız.

Toplantılarımızda Gazze’yi gündem yapmalıyız.

Çünkü unutulan acılar, zamanla insanların hafızasından silinir.

Gazze’yi unutma, unutturma!

Bir Müslüman için zulüm karşısında duyarsız kalmamak, hangi dine, dile veya ırka mensup olursa olsun insan hayatının değerini savunmak önemli bir vicdanî sorumluluktur.

Bizler Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı da tasvip etmiyoruz. Orada hayatını kaybeden insanların acısını da yüreğimizde hissediyor, bir an önce barışın gelmesini diliyoruz.

Çünkü savaşın kazananı olmaz.

Savaştan geriye zenginlik kalmaz.

Savaştan geriye çoğu zaman yoksulluk, yetimlik, kimsesizlik, çaresizlik, yıkılmış şehirler ve kaybedilmiş hayatlar kalır.

İnsanlık, tarihin acı tecrübelerinden artık gerekli dersleri çıkarmalıdır.

Hiçbir çocuğun savaşın ortasında büyümemesi, hiçbir annenin evladının acısını yaşamaması, hiçbir babanın ailesini koruyamadığı için çaresiz kalmaması gerekir.

Bizim dileğimiz; Gazze’de, Filistin’de, Ukrayna’da, dünyanın neresinde olursa olsun savaşların sona ermesi, insanların güven ve huzur içerisinde yaşayabilmesidir.

Çünkü insan hayatı değerlidir.

Çünkü çocukların yaşama hakkı vardır.

Çünkü hiçbir toprak, hiçbir siyasi hesap, hiçbir güç mücadelesi bir insan hayatından daha değerli değildir.

Gazze’yi unutmayalım. Gazze’yi unutturmayalım.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.