Trabzonspor, Antalya deplasmanında üç puan peşindeydi.
Geçtiğimiz günlerde Kocaelispor deplasmanında Başkan Ertuğrul Doğan’ın aracına yapılan çirkin saldırının ardından, failler korumalarımız tarafından yerinde yakalanarak hak ettikleri cevabı aldılar.
Bu kez Antalya’da, stada gitmek üzere otelden ayrılan takım otobüsüne taşlı saldırı düzenlendi ve otobüsün camı kırıldı.
Emniyetin bu tür olaylara karşı daha etkili önlemler almasını bekliyoruz.
Her seferinde biz mi bu müptezelleri tek tek yakalayacağız?
Bu tür saldırıları şiddetle kınıyor, faillerin bir an önce tespit edilip kanunlar çerçevesinde en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyoruz.
Fatih Tekke Hoca, geçtiğimiz hafta kazanan kadroyu bozmadı ve yeni transfer Umut Nayır’ı yedek kulübesine oturttu. İhtiyaç halinde Umut Nayır’ı oyuna alan hoca, oyuncudan hiç bir katkı alamadı.
Mutlak galibiyet hedefiyle Antalya’ya giden Trabzonspor, sahada ne baskılı oyun, ne güzel futbol, ne de istek, arzu ve hırs gösterebildi.
Taraftar, zirveye oynayan bir takımdan, bu minvalde bir oyun görmek istiyor.
Oysa son haftalarda küme düşme hattındaki takımlara karşı bile ilk golü yiyip, etkili oyun ortaya koyamayınca, oldukça şaşkınlık be eleştiriler geliyor.
Eleştiriyi alınca kırılıp üzülmek yerine, bu döngüyü kırmak gerekmiyor mu?
Yeni transfer gelince illa ilk 11’de oynatılacak diye bir kural yok. Oyuncuların sözleşmesine “ilk 11 garantisi” diye bir madde mi eklendi bilmiyoruz ama bu ısrarın mantığı anlaşılmıyor.
Bireysel oyuncu eleştirisi yapmak istemiyorum; sahadaki görüntü zaten her şeyi anlatıyor. Taraftar her şeyi görüyor, anlıyor ve biliyor.
Özellikle Oulai genç bir oyuncu. Haftalardır transferiyle ilgili haberler, manşetler, dedikodular aldı yürüdü.
Camia olarak “Abartmayın, oyuncuya zarar veriyorsunuz” diye sesimizi yükselttik ama nafile.
İstanbul basını ve rakip taraftarlar olayı kaşıdıkça kaşıdı. Sonuç: Oulay etkilendi ve 42. dakikada yaptığı bariz hatayla yediğimiz golle devreye 1-0 mağlup girdik.
İkinci yarıda Trabzonspor futbol adına neredeyse, yine hiçbir şey üretemedi.
Buna rağmen 53. dakikada Onuachu’nun penaltı golüyle skor 1-1 oldu. 81. dakikada yine penaltı kazandık ama bu kez Onuachu’nun vuruşunu kaleci kurtardı.
Kötü oyuna rağmen kazanabileceğimiz maçı kazanamadık.
İki penaltıyı da eski Trabzonsporlu Hüseyin Türkmen yaptırdı. Sosyal medyada “Trabzonspor’a ilk defa bu kadar fayda sağladı” esprileri döndü ama ne yazık ki biz bundan da yararlanamadık.
Fatih Hoca bizi bu yarışın içine soktu, zirveye taşıdı evet ama, bu ruhsuz futbol ve tartışmalı oyuncu tercihleriyle taraftara işkence çektiriyor.
Sonuçta “mutlaka kazanmak” parolasıyla gittiğin deplasmanda kötü oynasan da fırsatları yakalayıp değerlendirememek, şampiyonluk yarışında seni ciddi şekilde geriye atar.
Bu gerileme eleştirileri artırır, ardından çöküş gelir ki şu aşamada hiç kimsenin istemeyeceği bir senaryo bu.
Buna dur demek için yönetimin acilen kadroya direkt katkı verecek, kaliteli oyuncular katması şart görünüyor. Yoksa bu tempo ve anlayışla hedefe ulaşmak hayal olacağı gibi, eleştiri dozajıda iyice artacak ve işler bir o kadar daha zorlaşacak.
Sonuç olarak, takım otobüsüne atılan taş camı, kaçan penaltı umudumuzu kırdı ve Trabzonspor iki penaltı tek golle fırsat tepti.
(2010-11 ŞAMPİYONU TRABZONSPOR)