TRABZON CHP İL BAŞKANI GÜZİDE UZUN BARIŞ PINARI HAREKATI BASIN AÇIKLAMASI

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Biz Suriye’de terörle teröristle mücadele eden askerlerimizin burnu dahi kanamasın diye
mücadele ediyoruz

Biz Suriye’de terörle teröristle mücadele eden askerlerimizin burnu dahi kanamasın diye
mücadele ediyoruz.
Vatanımizin güvenliği ve milletimizin huzuru için şehit olan
askerlerimize, tüm güvenlik güçlerimize Allahtan rahmet, gazilerimize ve yaral
vatandaşlarımiza acil şifa diliyoruz. Bütün temennimiz ve mücadelemiz Mehmetçigimizi
kazaya belaya uğratmadan yurdumuza sağ salim getirtebilmektir..
Suriye’de Mart 2011’den bu yana süren savaş, bir yandan bölgemizin istikrarı
bakimindan yeni tehditler üretmeye devam ederken, Suriye’yle birlikte ülkemizi de
kanatmaktadır. Suriye’de yaşanan krizle ilişkili sorunların etkisi bölgemizi aşarak küresel
bir nitelik kazanmıştır. Bölgedeki ve bölge dişindaki ülkelerin Suriye’ye müdahale ve
etkileri, cihatçı terör örgütlerinin farklı coğrafyalardaki varlık ve eylemleri, çatışmaların
sonucunda ülkelerini terk etmek zorunda kalan milyonlarca siğinmacı Suriye’deki krizin
yarattğı karmaşık küresel etkilerden bazılarıdir
Bütün uyarilarımiza rağmen, 2011 yılndan bu yana Suriye yönetimiyle diplomatik
iletisim kanallarını kapatan iktidar, kendi manevra alanını da yok ederek, tercihini
barıştan yana değil, savaştan yana yaparak çatışmaların uzamasına ve barışın hep
ötelenmesine sebebiyet vermiştir.
Oysa Suriye, ortak tarih ve kültür, en uzun kara sinirı ve sinir aşan nehirler, karşılıklı
olarak soydas, kardes ve akraba topluluklar paylaştğimiz komşumuz, aynı zamanda
taşımacilık ve ticaret bakimindan Arap yarımadasına açılan kapimizdır. Ortadoğu’nun

aciklayan TBMM’de yapmiş olduğu Grup Konuşmasından bir alint ile başlamak
istiyorum
Genel Başkanimız diyor ki;
Tezkere bugün görüşülecek. Orada askerlerimiz var. O askerleri korumamiz lazim, o
askerlerimizin burnunun dahi kanamaması lazım. O nedenle bu tezkereye askerlerimizin
hatiri için, oraya oğlunu gönderen askerlerin annelerinin hatirı için, o çocukların burnu
kanamasin diye içimiz yana yana evet diyeceğiz. Evet, işin acı tablosu budur. O
askerlerin hatirı için evet diyeceğiz. Bu tablo Türkiye’nin yaşayacağı bir tablo değildir ve
bu tablodan biz çok rahatsızız. Bu tablonun düzelmesi lazım, bu tablonun düzelmesi için
ermeleri lazım, bizi dinlemeleri lazım. Doğruları söylüyoruz, ahláklı olarak
de bize kul
doğruları söylüyoruz. Türkiye’nin çıkarlarını savunuyoruz, savunmaya da devam
edeceğiz…
Sayin Genel Başkanimizin bizim borcumuz olarak ifade ettiği gerçeklerin neler olduğunu
kronolojik bir şekilde aktarmak istiyorum.
Mart 2011’de Suriye’de iç karışıkliklarla başlayan, daha sonra ülke geneline yayılan ve
diş müdahalelerin de etkisiyle derinleşen iç savas, kısa sürede küresel ölçekte büyük bir
insani felakete dönüştü. Türkiye, bölgemizdeki bu yangini söndürebilecek kapasiteye
sahip güçlü ve itibarlı bir bölge ülkesi iken, uygulanan yanlış Suriye politikaları nedeniyle
komsularimizdaki yanginin büyümesine neden oldu. Ve bu yangin hiç tereddütsüz
doğrudan Türkiye’yi de etkiledi. Bölgemizdeki yanginı söndürmek için Türkiye’nin Suriye
batakliğina girmemesini istedik. Çünkü bu bataklık çok büyük tehlikeler içeriyordu.
Niyetimiz, Türkiye ve Suriye hallklari arasındaki tarihsel bağlara ve kardeşliğe verdiğimiz
önemin, bölgemizin huzur ve refahina katkı yapma çabamızin ve her şeyden önemlisi
Türkiye’nin dis politikasının yeniden barişçil temeller üzerinde yükselmesine yönelik
özlemimizin bir çabasıdır
Cumhuriyet Halk Partisi olarak, hatrlatmamiz gerekirse 2011 ylindan bu yana;

Suriye’de akan kan dursun, bölgemizde barş rüzgârlari essin diye, Suriye
1)
yönetimiyle Eylül 2011’de, Suriye muhalefetiyle ise Aralık 2012’de temas ederek diyalog
ortami kurmaya çaliştık
Nisan 2012’de TBMM’de bir genel görüşme önerisi vererek, Suriye konusunda bütün
2)
siyasi partilerin barıştan yana ortak bir tutum almaları için çaba gösterdik
Yine Nisan 2012’de, istanbul’da bir “Arap Baharı Konferansi” toplayarak
3)
bölgemizin barişa, eşitliğe ve özgürlüğe olan özlemini dile getirdik
Ağustos 2012’de, Suriye’deki savasa son vermek için Türkiye öncüluğünde bir
4)
uluslararası konferans toplanmasını istedik. iktidar tarafindan reddedilen önerimizin bir
dir
benzeri Cenevre Süreci olarak bugün işler
Şubat 2013’te, Sosyalist Enternasyonal bünyesinde bir Suriye Çalişma Grubu
5)
kurulmasinı sağladık.
Mart 2013’te, dönemin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sayin Ban Ki Moon’a
6)
Suriye konusunda çözüm için önerilerimizi içeren bir mektup gönderdik
Haziran 2016’da, ülkemizdeki Suriyeli siğinmacılar sorununa sosyal demokrat bir
7)
perspektifle çözüm önerileri üreten bir kitap yayinladık. Aynı konuda Mart 2019’da da
iki adet rapor yayınladık.
Mayis 2018’de açıkladiğımiz Seçim Bildirgemizde; Ortadoğu Barş ve isbirligi
8)
Teşkilat, kisaca OBIT’in kurulmasinı istedik. Gururla ifade etmek isterim ki; başta
Ortadoğu ülkeleri olmak üzere, özellikle Ortadoğu’ya yönelik hassasiyeti bulunan tüm
ülkelerin siyasi ve diplomatik temsilcileri OBIT’i bölge için en önemli önermelerden biri
olarak kabul ettiklerini ifade ediyorlar. ilk etapta Türkiye, Iran, Irak ve Suriye’nin
katilimiyla kurulmasinı öngördüğümüz OBIT’in, kisa sürede bölgeden tüm dünyaya
yayılacak barışın öncüsü olacağına inanıyoruz.
Eylul 2018’de, idlib konusunda 6 maddelik bir çağrı yaparak yaklaşan tehlikeye
9)
karşı bütün sorumluları uyardik.

Bu çabalarımizin tek bir amacı vardı, doğunun ve batinin bulustuğu, kültürlerin bin yıldır
birbiriyle kucaklaşhğı coğrafyamizda akan kanı durdurmak ve bölge halklarının gelecege
eşitlik ve kardeşlik içinde umutla bakmalarını sağlamakt
izlenen dış politikanın Türkiye’nin çikarlarına endekslenmiş bir diş politika olmadiğını, 90
yillik diş politikamizin kisa süreç içinde perişan edildiğini ve bütün birikimlerimizin çöp
sepetine atldiğini, Ortadoğu’ya mezhep eksenli bakılmasınin Türkiye’nin tarihinde
görülmemiş olduğunu hep vurguladik. Eskiden, Türkiye Ortadoğu coğrafyasına taratsiz
bakişıyla bütün bölge ülkelerinde saygi görürdü. Son yıllarda izlenen politika ise tam tersi
bir tablonun ortaya çıkmasına yol açti, şimdi komşularımiz Türkiye bize neden düşman
diye soruyorlar.
2011 yılindan bu yana yaşadıklarımiz ve bugün geldiğimiz nokta,
mhuriyet Halk
Partisinin konuya ilişkin tutumunun ne kadar isabetli olduğunu ortaya koymaktadır. Bu
nedenle doğru bildiğimiz yolda yürümeye devam edeceğiz
Öncelikle; Suriye Anayasasını yazacak bir Anayasa Komitesinin nihayet olusturulmasıni
not ediyor, yeni anayasanın Suriye’nin demokratikleşmesini sağlamasıni ve Suriye
halkinin geleceğini aydinlatmasını diliyoruz. Anayasa Komitesi, hepimizin bildiği gibi
Suriye yönetiminin, Suriye muhalefet temsilcilerinin ve sivil toplum kuruluşlarının
belirledikleri 50’ser isimden oluşan 150 kişilik bir listedir. Bu komitenin diş
müdahalelerden uzak bir şekilde, Suriye halkinın ortak çıkarları zemininde mutabakat
sağlamaya odaklanması beklenir. Aynı şekilde; Suriye’nin farklı dil, din, mezhep ve etnik
aidiyetlerinin oluşturduğu çoğulcu ve seküler toplum yapisının korunmasınin da özen
gösterilmesi gereken bir alan olduğu unutulmamalidır. Biz hep savunageldik, bugün de
ayni kararlılıkla savunuyoruz, Suriye’nin geleceğine Suriye halkinin karar vermesi
demokrasinin, egemenliğin ve bağımsızliğın olmazsa olmazidir. Bu nedenle Suriye’deki
yeni anayasa çalişmalarına atifla rahatlikla söyleyebiliriz ki, egemenlik kayitsız şartsıZ
Suriye halkin olmalidır. Suriye’deki toprak bütünlüğüne saygı gösterilmelidir.
idlib’deki gelişmeler son derece kaygı vericidir. Idlib’de El-Kaide ve türevi örgütlere
mensup on binlerce teröristin Türkiye’ye sizma olasılikları, ülkemizin güven ve istikrarı için
ciddi bir tehlikedir. Idlib’de gözetleme noktalarındaki askerlerimizin can güvenliği

mensup on binlerce teröristin Türkiye’ye sizma olasiliklari, ülkemizin guven ve isfikrari için
ciddi bir tehlikedir. ldlib’de gözetleme noktalarındaki askerlerimizin can güvenliği
hepimizin ortak kaygisidır.
Türkiye çok uzun süredir terör örgütlerinin hedefi alhındadır. Ülkemiz içinde teröre karşı
sürdürülen mücadelenin sınırlarımızın ötesinde sürmesi ise, uluslararası anlaşmaların ve
angajmanlarin sağladiğı bir haktır. Bu bağlamda, Türkiye’nin kendi güvenliğini sağlamak
amaciyla Suriye toprakları üzerinde sürdürdüğü terörle mücadelenin meşruluğuna
inaniyaruz. Ancak terörle mücadelenin Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı gösterilerek
ve doğrudan Şam yönefimiyle ilişki kurularak sürdürülmesinin en doğru yol olduğu
inancindayız. Akhmizdan çikarmamamız gereken bir gerçek var, o da Suriye’nin barışı
ile Türkiye’nin huzurunun iç içe geçmiş olduğudur
Bu nedenle Suriye için, Türkiye için, barış için ne yapmalıyız, ne düşünmeliyiz?
Ankara ile Şam arasindaki yolun barışa giden en kestirme yol olduğunu ve
Suriye’nin geleceğine ancak Suriye halkinin karar verebileceğini hiç unutmamalyız
2
ABD ve Rusya’nıin çıkarları arasında savurulmamak için; toprak bütünluğünü, siyasi
bağimsızlık, egemenlik, iyi komşuluk iliskilerine dayanan bütünlüklü, uyumlu tek bir Suriye
politikası izlemeliyiz.
Suriye yönetimi başta olmak üzere; uluslararası hukuka ve ilişkilere dayal,
3)
meşruluğu olan bütün akdörlerle tipki burada olduğu gibi konuşarak diplomasiyi etkin
kilmaliyız.
Suriye yeniden güvenli ülke olduktan sonra, ülkemizdeki sığınmacıların gönüllü geri
4)
dönüşlerini teşvik etmeli ve bu amaca uygun politikalar geliştirmeliyiz
Cumhuriyet Halk Partisinin Türkiye’de ellerini hep barışa uzatan en güçlü siyasi parti
olduğunu bir kez daha vurguluyoruz
Mehmetçik bizim göz bebeğimizdir.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak Mehmetciğimizin yanındayız.

TRABZON CHP İL BAŞKANI GÜZİDE UZUN BARIŞ PINARI HAREKATI BASIN AÇIKLAMASI
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Trabzon Manset ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.