TÜRKAV :Ülkemizde ve dünyada gündemde yer alan konular

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye Kamu Çalışanları Kalkınma ve Dayanışma Vakfı (TÜRKAV) Yönetim Kurulumuzla Ülkemizde ve dünyada gündemde yer alan konularla ilgili Basınla yapmakta olduğumuz mülakatımıza hoş geldiniz.

Türkiye Kamu Çalışanları Kalkınma ve Dayanışma Vakfı (TÜRKAV) Yönetim Kurulumuzla Ülkemizde ve dünyada gündemde yer alan konularla ilgili Basınla yapmakta olduğumuz mülakatımıza hoş geldiniz.

Türkiye Doğu Akdeniz’de yapmakta olduğu sondaj çalışmasını Brüksel’de toplanan AB Dışişleri Bakanları kınamış ve ayni anlayışla endişe duyan Rusya’nın açıklamaları olmuştur. TÜRKAV adına ret ediyoruz. Doğu Türkistan’da soykırım hedefi olan Çin’in stratejik çalışmaları ABD’ de basında yer almış olduğu halde dünya sessizdir.

Buradan ifade ediyoruz; Bir milleti kendi topraklarında, vatanında yok etme çabasındaki Çin’ Komünist yönetimi Doğu Türkistan esir kamplarını kapatılmalıdır. Çin Komünist yönetiminin alçaklıklarını insanlık kabul edemez. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetlerine karşı AB Dışişleri Bakanları Kınama yayınlarken, bir başka değerlendirmeyi ayni anlayışla endişe duyan açıklamasını Rusya’nın yaptığını gördük. Peki, Doğu Türkistan’da tarihe bakamayanlar bir anda Doğu – Batı dayanışmasıyla bize hatırlatmaktadır ki; Puslu dönemecin yol haritası…

SU ÜSTÜNE YAZI YAZMIŞTIR. Neden? Türkiye’nin haklılığı karşısında kınama ve endişe duyulmuştur. Türkiye’nin Mayıs ayında Doğu Akdeniz’de FATİH adlı sondaj gemisiyle, Temmuz ayında da YAVUZ adlı gemileriyle faaliyetlerine katılmasına çifte standart uygulanmıştır? Doğu-Batı’nın hangi noktada buluştuklarını anlamak için kısaca geçmiş tarihi bilerek günümüz dünyasına değerlendirme yapmak, bu anlayışları anlamaya yardımcı olmaktadır. TÜRKİYE BÜYÜK BİR ÜLKEDİR İnsan zekâsı sıfırı keşfetti ve ondan çekindi. Buradan baktığımızda, Türkiye büyük ve önemli bir ülkedir. Türklerin konumu, dünya tarihin her döneminde önemli yere sahip olmuştur ve varlığı sürdürmüştür. Türkler, mazlum milletlere Dünya’nın her yerinde beklenen umut kaynağı ve insanlık adına sorumluluk taşıyan konumunu göstermiştir.

Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri de bu meşru hakkın kullanılmasının varlığı olarak ortadadır. Görmek istemeyenlere ise buradan ifade ediyoruz; Uluslararası Hukuku ve insan haklarını hiçe sayan Kıbrıs Rum yönetiminin yanında olmalarında beis görmüyoruz. Ancak, Kıbrıs Rum kesiminin AB dönem sorumluluğuna getirilirken de AB’nin üye ülkelerinin yaptıkları maksatlı açıklamaları Doğu ile Batı’yı anlamaya yetmektedir.

Uluslararası insan hakları Kıbrıs Rum Yönetiminin haksızlığını kabul edemez ise haksızlığa çanak tutar. Bunu kabul etmek mümkün değildir. Kıbrıs’ta iki Devlet varlığı huzur olmaktadır. KKTC, Kıbrıs Rum Yönetimi ile iki ayrı Devlete karşı hesap içinde ki küreseller huzurun ortadan kaldırılmasına çaba sarf etmektir. AB Kıbrıs’ta huzursuzluğa çanak tutamaz/tutmamalıdır. Güney Kıbrıs yönetiminin haksızlığına karşı duran Türkiye’ ye destek olmaları gerekirken bu açıklamaları TÜRKAV olarak su üstüne yazı yazmak olarak değerlendiriyoruz.

Değerli Basın Mensupları, Dünya bu dengelerle meşgul iken, doğruyu düşünmek yetmekte midir? Hayır değildir. O halde, Uluslararası ihlaller, dini ve milli yaklaşımlarla ortaya atılan düşüntüler son dönemlerin haksızlığı olmaktadır. Vatanlarından uzaklaştırılan insanlara kayıtsız kalan AB’nin, ABD, Çin ve Rusya gibi ülkeler güçlünün haklı olduğu yaptırımlarıyla tarihe saygısızlık içindedir. İnsanlık tarihi, Doğu – Batı arasında oluşan tasarrufuyla haklının değil, güçlü olanın haklı olduğuna varacak kadar tarihi dersleri bulunmaktadır. İçinde bulunduğumuz dönem bu hakikati 11 Eylül saldırılarının Amerikan kamuoyu üzerinde bıraktığı etkileşimle yaşamış ve bu etkileşim devam etmektedir. Ortada Etnik odaklı, Din adına medeniyetler çatışması kavramını yerleştirmek hayalleriyle iştahları kabaran Küresellerin varlıklarıyla karşı karşıyadır. Tarih bize göstermektedir ki; Küreselciler ayni medeniyetlerin içinde de çatışmaların yaşanılmasında varlıklarını göstermektedirler. Özellikle Ortadoğu’da, Asya’da ve Dünya’nın başka bir coğrafyasında, Doğu Türkistan’da esir alınarak ölüm kamplarında masun ve savunmasız insanları tutarak katletmekte olduğuna ABD’den yayınlanan gazete Dünya’ya duyurmuştur. Ve Çin’ in bir milleti soykırıma tabi tuttuğu çalışmaları sınır tanımayarak vahşiliğin boyutunu 420 sahifelik ibretlik açıklamalarla ortaya koymuştur. Bu, 420 sahifelik açıklamaları ABD’de basında yer almasına rağmen, Dünya neden sessizdir? BM İnsan hakları, Türkmenlerin esir tutulduğu kamplara girememesine rağmen ve kendi isteği kamplara getirmesine rağmen Çin’ in Doğu Türkistanlılara İnsan hakları zulümlerinin yaşattığını ifade etmiştir. O halde, BM üye ülkeleri, AB üye ülkeleri, ABD, Rusya ve İslam dünyası neden sessizdir? Değerli Basın Mensupları, Dünya’nın belli coğrafyalarında insanlık ağlıyor. Çin, Doğu Türkistan’daki soykırımını 420 sahifelik stratejik uygulamalarıyla yaparken dünya insanlık haklarından dem vuramaz. Dünyaya ’ya düzen vermek isteyenlere 11 Eylül’deki saldırılarında kendi ülkelerindeki saldırılarda dünya bir anda haklı tepkisini göstermiştir. Peki, Doğu Türkistan’da ve diğer dünya ülkelerindeki vahşetlere kayıtsızlık neden gösterilmektedir?

Kime dert anlatacaksın? Hadi anlat şimdi. …neme lazım! Diyerek yan çizdi. Ya şu üç parçalı bayrak dikilirken tepene… Diyerek devam eden şairin ifadesiyle insan tarihini duyarlılığa çağırıyoruz. ULUSLARARASI TARİHİ HAKLAR Hiç şüphesiz ki; Ülkelerarası siyasette dengenin lehine en çok bozuk olan alan uluslararası ilişkilerdir. Dünyaya’ ya yön vermek isteyen ABD, AB, Çin, Rusya’nın istismarları hat safhadadır. Tarihi hakları görmemezlikten geldiğine tarih şahitlik yapmakta iken, Dün, 20 Ağustos 1925 tarihli, Musul’la ilgili Milletler cemiyetimin raporunda görmekteyiz. Birçok anlaşmada ve raporda bu gün Küresellerin yaptığı ihlalleri görmekteyiz. Sovyetler Birliği dağılırken Hocalı ’da modern Dünya’nın önünde Katliam yapıldı. Buradan sürgün, acı ve yurtlarından uzaklaştırılan insan tablosuyla karşılaşmıştık. Rusya, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki sondaj çalışmasından duyduğu endişesini Hocalı ’da duymamıştır.

KENDİMİZİ YENİLEYEREK GÜÇLÜ OLMALIYIZ. Gelişme, sağlam kimlik üzerinden çağın getirdiği teknolojik gelişmeler dâhil, Türkiye varlığını gösterecek alanda kendini yenilemek mecburiyetinde olduğu ortadadır. Rusya’nın Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki sondaj çalışmasından duyduğu endişesini anlamak tarihi geçmişle görülmelidir. Ve AB’nin Türkiye’ye yönelik tepkisini neden yenileme ihtiyacı duymuştur? Rusya, AB üyesi ülke olmadığı halde bu anlayışının yanında olma gereğine neden ihtiyaç duymuştur? Doğal gaz kaygısı neden? Anlaşılamamıştır. Türkiye, Rusya’dan doğal gaz almaktadır. Türkiye, Doğu Akdeniz’de Kıbrıs Türklerinin doğal kaynaklar üzerinde ki haklarının hiçe sayılamayacağını dünyanın gözünün önünde sergilemektedir. Türkiye Doğu Akdeniz’de de, meşru ve tarihi haklarını kullanmakladır. 15 Kasım, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin kuruluşunun 36. Yıl dönümünü kutladık. Kıbrıs’ta’ da iki devlet olarak KKTC devlet olmanın bütün şartlarını yerine getirmişken, KKTC tanımayan dünya samimiyetin temsili olamaz. Çin’de, Doğu Türkistan’da, Ortadoğu’da Kıbrıs’ta bir örsün üstünde çelikle dövülerek çelikleşen bir uyanmaya, duyarlılığa, insanlık tarihinin ihtiyaç duymakta olduğunu buradan ifade ediyoruz. Kamuoyuna saygı ile duyurulur. 19.11.2019

Kenan KURU Trabzon TÜRKAV Başkanı

BİZE ABONE OLMAYI UNUTMAYIN

TÜRKAV :Ülkemizde ve dünyada gündemde yer alan konular
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Trabzon Manset ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.