AK Parti Trabzon Milletvekili Av. Salih Cora, Cumhuriyet Halk Partisi tarafından TBMM Genel Kurulu’na sunulan büyükelçi atamalarına ilişkin meclis araştırması açılmasına dair önerge hakkında AK Parti grubu adına TBMM Genel Kurulu’nda konuştu.
AK Parti Trabzon Milletvekili Av. Salih Cora, Cumhuriyet Halk Partisi tarafından TBMM Genel Kurulu’na sunulan büyükelçi atamalarına ilişkin meclis araştırması açılmasına dair önerge hakkında AK Parti grubu adına TBMM Genel Kurulu’nda konuştu.
Büyükelçilerin görevlerini; Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil etmek, vatandaşların hak ve hukukunu korumak, görev yaptıkları ülke ile Türkiye arasında dostluk ilişkilerini geliştirmek, gerektiğinde belirli konularda müzakere ve temaslarda bulunmak olarak açıklayan Milletvekili Cora, “Türk dış politikalarının oluşturulmasında görev alacak, devletlerle ikili ilişkileri siyasi, ekonomik ve kültürel boyutları ile uluslararası hukuk çerçevesinde muhakemesini gerçekleştirecek kabiliyetteki kişiler ister içeriden, ister dışarıdan atansın bu yetkileri mevzuatımıza göre yürütme organına aittir. Yürütme erki bu yetkisini bir başka ifade ile idari tasarrufunu hukuka uygun bir şekilde gerçekleştirmektedir. Bu minvalde önergede ismi zikredilen büyükelçiler de mevzuata uygun bir şekilde atanmıştır. Kendileri ilgili iddiaların, ithamların ve suçlamaların hakikatle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Şahsiyetlerine yönelik tezyif edici ifadeleri ve yakıştırmaları reddediyor, hakaret olarak değerlendiriyoruz” dedi.
HER KAYMAKAM VALİ OLAMADIĞI GİBİ HER HARİCİYE MENSUBU DA BÜYÜKELÇİ OLAMAYABİLİR
Dünyada en fazla diplomatik temsilciği bulunan ülkelerden birisinin Türkiye olduğunu kaydeden Cora, “Bu esasında gurur duyulacak bir başarıdır. Şu an 174 ülkenin 142’sinde temsilciliğimiz bulunmaktadır. Bizim dış politikadaki vizyonumuz girişimci ve insani dış politikadır. Biz bu vizyona uygun olarak isim belirlerken bir taraftan da atama yapılacak ülkeye göre en uygun isim belirleniyor. Geçmişte teamüllere göre yapılan atamalarda çok eleştirilmiştir. Toplumdan kendilerini izole eden kişiler olarak değerlendirilmişlerdir. Bizim şu anda en başarılı büyükelçilerimizin dışarıdan atananlar olduğu ifade edilmektedir. Her kaymakam vali olamadığı gibi her hariciye mensubu da büyükelçi olamayabilir. Bunu normal karşılamak gerekir” diye konuştu.
BİZ GEÇMİŞTE DIŞİŞLERİ BAKANLARINI KARŞILAMAYAN,
BURUNLARINDAN KIL ALDIRMAYAN BÜYÜKELÇİLERİ DE GÖRDÜK
18 büyükelçimizin dışarıdan istisna kadro imkanından yararlanarak atandığının altını çizen Cora şöyle devam etti: “Lakin mevcut büyükelçilerimizin temsilcilerimizin yüzde 90’ı ise Dışişleri mensubu olan kişilerden yani diplomatlardan oluşmaktadır. Biz meslek içerisinde büyük elçi atanmasına da karşı değiliz. Liyakat esasının korunup korunmadığı ise ortaya koyduğu performansla kolaylıkla ölçülebilmektedir. Olaya meslek taassubu ile yaklaşmak büyük bir yanılgıdır. Bu önergeyi hariciyedeki monşer lobisinin bir uzantısı olarak değerlendiriyoruz. Biz geçmişte Dışişleri Bakanlarını karşılamayan büyükelçileri de gördük. Burunlarından kıl aldırmayan meşhur diplomatları da hatırlıyoruz. Öyle yok artık; Önceki gibi diplomasi karar verecek siyasetçi uygulayacak. Şimdi siyaset karar verecek diplomat uygulayacaktır.”
BİR ÜLKEYE ATANACAK BÜYÜKELÇİNİN O ÜLKEDE DOĞMASININ VE
ÇİFTE VATANDAŞLIĞININ BULUNMASININ NE GİBİ BİR SAKINCASI VARDIR
Milletvekili Cora, Türkiye’de denenmemiş, örneği bulunmayan bir uygulamayı hayata geçirme çabası içerisinde olmadıklarını da kaydederek sözlerini şöyle sürdürdü; “ABD’de dışarıdan büyükelçi ataması yüzde 30 civarındadır. Başka ülkelerde de dışarıdan büyükelçi ataması yapılmaktadır. Bir ülkeye atanacak büyükelçinin o ülkede doğmuş bir Türk olmasının ve bu şekilde çifte vatandaşlığının bulunmasının ne gibi bir sakıncası vardır. İngiliz kökenli olmayan birisi Londra’ya Belediye Başkanı oluyor. ABD kökenli olmayan İbrahim Mike Baycora New Jersey Eyaleti’ndeki Paterson şehrine
Emniyet Müdürü olabiliyor. Bunlar başka ülkelerde yadırganmıyor. Biz atadığımız bir büyükelçinin çifte vatandaş olmasını veya kendi vatandaşımızın uzun süre atandığı ülkede yaşamasını tehdit, tehlike ve sakınca olarak değerlendiriyoruz. Bu kabul edilir bir durum değildir.
