DAMIZLIK SIĞIR İTHALATINDA SEÇİM HEYETİ YAPISININ DEĞİŞTİRİLMESİ BİLİMSEL, TEKNİK VE HAKKANİYETLİ DEĞİLDİR

20 yıldır uygulanmakta olan ve biri zooteknist, biri veteriner hekimden oluşan damızlık hayvan seçim heyeti yapısının değiştirilerek iki veteriner hekimden oluşturulması yönünde yapılan düzenleme; bilimsel gerçeklerle örtüşmeyen, uluslararası uygulamalara aykırı, mesleki dengeyi bozan ve ülke hayvancılığının geleceği açısından ciddi riskler barındıran bir uygulamadır. Bu nedenle konunun kamuoyunun bilgisine sunulması zorunlu hale gelmiştir.

Damızlık sığır ithalatı, basit bir hayvan temini faaliyeti değildir. Bu süreç; ülkenin genetik ıslah stratejisini, süt ve et üretiminde verimlilik artışını, damızlık materyalin uzun vadeli kalitesini ve kamu kaynaklarının etkin kullanımını doğrudan etkileyen stratejik bir tarım politikasıdır.

Damızlık hayvan seçimi yalnızca sağlık kontrolünden ibaret olmayıp; genetik kapasite, verim potansiyeli, ırk özellikleri, fenotipik uygunluk, seleksiyon kriterleri ve ıslah hedefleri doğrultusunda yapılmak zorundadır. Bu alanların tamamı zootekni biliminin temel çalışma konusudur ve zooteknist katkısı olmadan bilimsel bütünlük sağlanması mümkün değildir.

Veteriner hekimlik ve zootekni disiplinleri birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan iki temel hayvancılık bilimidir. Yaklaşık yirmi yıldır her iki meslek grubunun birlikte görev aldığı seçim heyeti modeli; disiplinler arası tamamlayıcılığın başarılı bir uygulaması olarak sektör tarafından benimsenmiş ve etkin şekilde uygulanmıştır.

Buna karşın herhangi bir bilimsel gerekçe, etki analizi veya sektörel değerlendirme paylaşılmadan yapılan bu değişiklikle;

Damızlık hayvan seçimi tek boyutlu hale getirilmekte,

Seçim süreci fiilen sağlık muayenesine indirgenmekte,

Uzun vadede genetik kalite, et ve süt verimliliği hedefleri risk altına sokulmaktadır.

Bu yaklaşımın devamı halinde; düşük verim potansiyeline sahip damızlık ithalatı, beklenen üretim artışlarının sağlanamaması ve kamu kaynaklarının etkin kullanılmaması gibi olumsuz sonuçlarla karşılaşılması kaçınılmazdır. Nitekim yıllardır süren ithalat politikalarına rağmen ülkemizin kırmızı et arzında kalıcı bir iyileşme sağlanamaması ve fiyatların kontrol altına alınamaması, yapısal ve bilimsel temelli çözümler yerine geçici uygulamaların tercih edildiğini göstermektedir. Atalarımızın da ifade ettiği gibi; “taşıma suyla değirmen dönmez.”

Ayrıca zootekni mesleğinin, doğrudan uzmanlık alanına giren bir konuda tamamen dışlanması; meslekler arası eşitlik, hakkaniyet ve kamu yararı ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Bilimsel yaklaşımdan uzak, gerekçesi ortaya konmamış bu düzenlemenin ülkemizin et ve süt sorununu çözmesi mümkün değildir.

Bu nedenle söz konusu düzenlemeden ivedilikle vazgeçilerek; disiplinler arası bilimsel iş birliğine dayalı, gerçekçi ve sürdürülebilir hayvancılık politikalarının hayata geçirilmesi gerekmektedir.

                                                                                                                                                                                                   Cemil PEHLEVAN      ŞUBE BAŞKANI                                                              

                                                                                                               

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol



Günebakış Trabzon Haber