EĞİTİM SEN ŞUBE BAŞKANI MUHAMMET İKİNCİ SECMELİ DERS SÜRECİ 20 ŞUBAT'A KADAR  DEVAM ETMEKTEDİR

Ancak bu süreç, yıllardır olduğu gibi, öğrencilerin ve velilerin özgür tercihine dayanan pedagojik bir zeminde değil; yönlendirme, uygulamada zorunlu kılma ve idari baskılar eşliğinde yürütülmektedir.

Seçmeli dersler, öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarını esas alan, onların düşünsel, kültürel ve toplumsal gelişimini desteklemeyi amaçlayan derslerdir. Buna rağmen pek çok okulda bu dersler, belirli programların açılabilmesi gerekçesiyle dayatılmakta; öğrenci ve veliler tercih hakkını kullanamaz hale getirilmektedir. Seçmeli olması gereken dersler, fiilen zorunlu hale getirilerek eğitim hakkı ihlal edilmektedir.

Eğitim Sen olarak açıkça ifade ediyoruz; seçmeli ders süreci idari tasarruflarla değil, pedagojik ölçütlerle ve demokratik katılımla yürütülmelidir. Çocukların merak duygusunu, eleştirel düşünme becerisini ve yaratıcılığını desteklemeyen; kendini ifade etme olanaklarını, kültürel bağlarını ve toplumsal gerçeklikle kurduğu ilişkiyi güçlendirmeyen uygulamalar kabul edilemez. Seçmeli dersler, idari ya da ideolojik ihtiyaçlara göre değil, çocukların gelişimsel ve pedagojik gereksinimleri esas alınarak belirlenmelidir.

Bu süreçte temel sorun, seçmeli derslerin bir tercih alanı olmaktan çıkarılıp idarenin planlama ve yönlendirme aracına dönüştürülmesidir. Öğrenci ve velinin açık iradesi yok sayılmakta; “sınıf açılamaz”, “öğretmen yok”, “sistem izin vermiyor” gibi gerekçelerle tercihler yönlendirilmektedir. Bu uygulamaların hiçbirinin hukuki ya da pedagojik karşılığı bulunmamaktadır.

Seçmeli ders havuzunda yer alan sanat, spor, felsefe, bilim, anadili, kültür ve eleştirel düşünceyi besleyen dersler kâğıt üzerinde bırakılmakta; fiilen erişilebilir olmayan bir seçenekler listesi sunulmaktadır. Böylelikle seçim hakkı biçimsel olarak korunuyor gibi gösterilmekte, ancak pratikte ortadan kaldırılmaktadır. Hiçbir seçmeli ders, ideolojik, dini ya da politik tercihler doğrultusunda örtük ya da açık biçimde zorunlu hale getirilemez.

Seçmeli ders süreci, eğitim sisteminin çocukları birey olarak mı yoksa yönlendirilecek nesneler olarak mı gördüğünü açıkça ortaya koymaktadır. Bilimi, eleştirel düşünceyi ve çoğulculuğu dışlayan; çocukları tek bir düşünce ve yaşam biçimine mahkûm eden bu anlayışı kabul etmiyoruz.

Velilere Çağrımızdır:

Çocuğunuzun seçmeli dersleri, sizin ve çocuğunuzun iradesi dışında belirlenemez. Seçmeli ders adı altında yapılan baskı, yönlendirme ve dayatmalara sessiz kalmayın. Bu tür uygulamalarla karşılaştığınızda yalnız değilsiniz; kabul etmeyin, sendikamız ile iletişime geçin ve birlikte karşı duralım.

Eğitim Emekçilerine Çağrımızdır:

Seçmeli ders sürecinde idari baskıları normalleştirmeyin. Pedagojik ilkelere ve mesleki sorumluluğunuza sahip çıkın; hukuka aykırı uygulamaların parçası olmayın.

Yetkililere Açık Uyarımızdır:

Seçmeli ders sürecini keyfi uygulamalarla yönetmekten vazgeçin. Bu süreç, idari tasarrufların, ideolojik yönlendirmelerin değil; çocukların eğitim hakkını, eşitliği ve kamusal sorumluluğu esas alan bir anlayışla yürütülmelidir.

Eğitim Sen olarak seçmeli ders sürecinin her aşamasını yakından izlemeye devam edeceğiz. Öğrencilerin, velilerin ve eğitim emekçilerinin iradesini yok sayan uygulamalara karşı sessiz kalmayacak; hak ihlallerinin karşısında durmayı sürdüreceğiz. 10.01.2026

Muhammet İKİNCİ

     Şube Başkanı

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol



Günebakış Trabzon Haber