Bu sorunun cevabını Dünya Değişim Akademisi’ndeki Değişim Uzmanına sorduk. Cevabını sizlerle paylaşıyoruz.
Kahkaha doyumluluğa, ciddiyet ise doyumsuzluğa neden olur.
Doyumluluktan uzak insan tatminsiz ve mutsuzdur. Birçok oyuncağı vardır ama yetmez. Daha da fazlasını ister; ancak onlara ulaşınca daha da mutsuz olur. Mutsuzluğun nedeni doyumluluktan uzaklaşmak, mutluluğun nedeni ise yetinmedir. İsteklerin peşinde, kendini dünyevi hayata kaptırmış insan doyumluluğu hissedemez; çünkü dünyevi hayat doyurucu değil, yorucudur. Dünyevi hayat insanı yaşatmaz; tam tersine öldürür.
İstekler gerçekleşse bile art arda yenileri gelir ve kişinin içinde bir boşluk oluşur. Birey bu boşluğu yeni oyuncaklarla doldurmaya çalışır ama nafile; boşluk daha da büyür. İnsan bu boşluğa ne atarsa atsın, boşluk onu yutar ve kişi doyumluluğun ne olduğunu bilmez. Zira insanlar, doğuştan yanlarında olan paha biçilmez masumiyet hazinesini unutmakta ve yakalanması mümkün olmayan servet gölgelerini kovalamaktadır.
Bununla beraber, kahkaha doyumluluğa; ciddiyet ise doyumsuzluğa neden olur. Doyumsuz ve ciddi insan uzlaşmaz olur, tarzı ise daraltıcıdır. Doyumluluktan uzak kişilerin hayatı berbat, ciddiyeti ise iç karartıcı olur. Ayrıca uzlaşmaz ve ciddi kişiler raks etmeyi de bilmezler; çünkü yürekleri bunalımla doludur. Onlar, doyumluluktan uzak ve açgözlü kişilerdir.
İnançlara kapılmış zihin, sürekli olarak düşlerle, umutlarla ve hayallerle kendini avutur. Bu avuntular zamanla gerçeğin yerine geçerek bireyi oyalayabilir; ancak hiçbir zaman masumiyet dolu bir saadet ve doyum sağlayamaz. Gerçek şu ki, yalnızca tekâmül sayesinde insanın hayatı bir bebek kadar masum olur.
Masumiyet yoğunlaşınca birey rahatlar, kendisiyle ilgilenildiğini hisseder, değersizlik duygusu kaybolur, ihtiyaçları karşılanır ve nihayetinde doyum hissedilir. Zira doyumluluk, masumiyetin varlığına bağlıdır.
Masumiyet yolunda birey herkesi kardeşçe sever, herkesle oyun arkadaşı olur ve enerjisini paylaşır. Aslında hayattaki masumiyet filmi en başa sarılmalı; masumiyeti yok eden eylemler düzeltilerek yeniden oynatılmalıdır. İlişkiler masumiyet dolu olduğunda hayat da yenilenir ve doyumluluk kendiliğinden gerçekleşir.




