banner240

Kıymetli Arkadaşlar,

Dünden bu yana basın organlarında ve sosyal medya mecralarında, Belediye Meclis Üyemiz Sayın Arzu Öktem üzerinden oluşturulmaya çalışılan tartışmaları ve spekülasyonları üzüntüyle takip ediyorum.

Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki; olay anında ben de oradaydım ve yaşananlara bizzat tanıklık ettim.

CHP'den istifalarımıza ilişkin yaptığımız basın açıklaması sırasında bir partilimiz aniden rahatsızlanarak baygınlık geçirmiştir. Bunun üzerine İl Başkanımız Sayın Mustafa Bak, anons yaparak çevrede bulunan doktor ve sağlık görevlilerinden yardım istedi.

Bu çağrı üzerine Belediye Meclis Üyemiz Sayın Arzu Öktem de hızla olay yerine yönelmiştir. Ancak kendisi olay yerine ulaştığında, İl Başkan Yardımcımız Dr. Ayhan Şahinler gerekli tıbbi müdahaleyi yapmış, partilimizin sağlık durumu kontrol altına alınmıştı. Bunun üzerine Sayın Arzu Öktem da olay yerinden ayrılmıştır.

Buna rağmen yaşananların farklı gösterilmeye çalışılması ve gerçek dışı yorumlarla AKP cephesi tarafından siyasi malzeme yapılması kabul edilemez.

Burada sorulması gereken soru şudur: Olay yerinde gerekli tıbbi müdahaleyi yapan bir doktor varken, Arzu Hanım'ın bunun dışında ne yapması bekleniyordu?

Doktor varken müdahaleyi İlkyardım Uzmanı mı yapsın? Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır?

Ama AKP temsilcileri bu olayı bile siyasi malzeme hâline getirmeyi başardı.

Bilgi yok, ilgi yok; Yalan çok, iftira çok.

Pes vallahi

Ama değerli arkadaşlar

Son dönemde karalama, iftira ve algı operasyonları AKP siyasetinin maalesef ki temel malzemesi oldu.

Bu üslubu hem Ortahisar Belediye Meclisi'nde hem de Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi'nde defalarca gördük.

Hafızaları biraz tazelemekte fayda var.

Büyükşehir Belediye Meclis toplantısında Meclis üyemize yapılan sözlü saldırıları ve çirkin üslubu unutmadık.

AK Parti İl Başkanı daha önce kamuoyuna açık bir şekilde "Ekrem İmamoğlu kul hakkı yedi." ifadelerini kullanmıştı. Ama kendisi ortağı olduğu hastaneye “devletin milletin olan yolu kendi çıkarları için hastane otoparkı yaptı” kimse sesini çıkarmadı. Ne hikmetse o “kul hakkı” değil demek.

Aynı şekilde

Bunlardan önce

Murat Zorluoğlu döneminde Yomra sahilinde yaşanan ihmaller sonucunda bir genç akıma kapılarak can verdi

Ayasofya bölgesinde görev başındaki bir TİSKİ çalışanı ihmaller sonucu hayatını kaybetti

Ama bu dinen öğüt verenlerin akıl verenlerin ne hikmetse bu olaylar olduğunda o zamanlar nasıl oluyorsa “insani hassasiyetleri yoktu”

Değerli Arkadaşlar:

Hiç kimsenin itibarını gerçek dışı iddialarla zedelemeye çalışmak ne vicdana sığar, ne ahlaka, ne de inancımızın temel değerlerine. Çünkü iftira da, haksız itham da kul hakkıdır.

Siyasetin temelinde önce insan vardır. Saygının olmadığı yerde siyaset de yapılmaz.

Eğer yapamıyorsanız bırakın siyaseti, çekilin evlerinize. İnsanlara iftira atarak bir yere varılmaz.

Ömer DAYI

Ortahisar Belediye Meclis Üyesi

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol



Günebakış Trabzon Haber