banner240

Kavga eden kişilerin her biri kendi haklılığına inanır. Bu doğal bir durumdur. Fakat iki kişiden ikisinin de haklı olması mantıken mümkün değildir.  

Rahmetli dedim derdi ki; “oğlum bir deli bir akıllı geçinir, iki akıllı zaten geçinir fakat iki deli geçinemez” bu söz okuma yazma bilmeyen dedemin bana anlatmak istediği pek çok şeyi anlatmıştır. 

Bunları neden şimdi anlattım.  

Bakın, Türk siyasetinde çok partili sisteme girdik gireli sağlıklı ve istikrarlı bir dönem hiç olmadı. Ta ki Ak Partinin ilk kez seçim kazanarak 2002 yılında kurduğu 58.hükumet gelene kadar. 

Kaç yılda kurmuşuz bu 58 hükumeti tam 52 yıl. Böyle bir ülkede sağlıklı üretim tüketim dengeleri kurulabilir mi? Kurulamaz elbette zaten biz de kuramadık.  

Ak Parti 2002 yılında neleri devraldı? Art arda yaşanan siyasi istikrarsızlıklar ve 2001 yılının getirdiği ağır ekonomik krizinin ardından, Kemal Derviş’in İMF programlarını kucağında buldu.  

İMF ye olan borcumuz 26 milyar dolar, dış borcumuz bürüt 129.6 milyar dolar iç borç 91.7 milyar dolar iç ve dış borç stoku toplamı 234.4 milyar dolar. Kişi başına düşen milli gelir ise 3608 dolar. Nüfusumuz 69-70 milyon.  

İhracatımız 35.1 milyar dolar, ithalatımız 50.8 milyar dolar, dış ticaret açığı ise 15.7 milyar dolar. İhracatın ithalatı karşılama oranı %69 olmuştur. 

Bu güne gelirsek Nüfusumuz 86 milyona çıkmış, ihracatımız 270 milyar dolara ulaşmış, kişi başına düşen milli gelir 19 bin doları aşmış, oto yollar, alt yapı tesisleri, savunma sanayiindeki malum gelişmeler yadsınamaz bir durumdadır. 

Artık Türkiye dünyanın sayılı ekonomileri arasına girmiştir. Bunu kabul edelim. 

Siyasal istikrarımız önemli ölçüde düzene girmiştir. Her gün hükumetler değişmemekte iktidarı oluşturan partilerden çatlak sesler çıkmamaktadır.  

Bütün bunların her şeyin iyi gittiği anlamına gelmemektedir elbette.  

Şöyle ki, enflasyon halen çok yüksek, gelir dağılımı çok anormal denecek ölçüde bozuk. Hepsinden önemlisi bu anormalliklerin düzeltilmesi için ciddi bir çaba ortada yok.  

Kimi tüketim mallarının fiyatları çok yüksek, kiralar almış başına gidiyor.  

Ülkemizin ürettiği gelirlerden tüm vatandaşlarımızın adil ölçülerde yararlanması sağlanabilmiş değil.  

Rahmetli N.Fazil Kısakürek’in deyimi ile “Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa” bu söylem Sayın Cumhurbaşkanımız R.T.Erdoğan’ın çok iyi bildiği bir söylemdir.  

Umarım bu günlerde bu söylemi yeniden hatırlasın da bu sorunlara bir çözüm bulacak insanlar görevlendirsin.  

İktidarın başını bu sorunların yiyeceği anlaşılıyor.  

Adalet sistemimizdeki sorunları ayrıca ele almak lazım. Orada da bir türlü bitmek bilmeyen davalar, üstü küllenen davalar, dolayısıyla hakkını bir türlü zamanında alamayan vatandaşlar feryat ediyorlar. 

Onların seslerini de duyan yok. 

06.07.2026 M.Sadullah SAĞLAM 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol



Günebakış Trabzon Haber