HER ŞEY  SERMAYE İÇİN

Dünyada yaklaşık 2 milyon insanın yakalandığı, 144 bin insanın canına mal olan Covid 19 salgınına ilişkin Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan resmi verilere göre 16 Nisan itibariyle ülkemizde ilişkin toplam vaka sayısı 74.193, toplam ölüm sayısı 1.643, toplam yoğun bakım hasta sayısı 1.854 ve toplam entübe sayısı ise 1.040 toplam iyileşen hasta sayısı 7.089 olarak kayıtlara geçti.

Bugüne kadar alınan önlemler ve yasalaşan paketler ise Konfederasyonumuzun ve emek ve meslek örgütlerinin katılımı olmaksızın, görüşleri alınmaksızın hayata geçirildi. Kamu çalışanları açısından kısmi önlemler alınsa da pek çok kamu kurumunda hayata geçirilmeyen önlemler, uyulmayan, takibi yapılmayan genelgeler nedeniyle kamu çalışanları arasında bulaşma artıyor, ölümler yaşanıyor.

Salgının ekonomik ve toplumsal etkilerini azaltmaya yönelik tedbirler içeren yasa taslağının Meclise sunulmasıyla işçiler, emekçiler yeni hak kayıplarıyla karşı karşıya; büyük şirketleri kurtarmaya, “sermayenin çarklarını döndürüp ceplerini doldurmaya devam” kararları gündemde

Salgınla mücadele kapsamında gündeme alınan ve kabul edilen ‘infaz yasası’ ile gazeteci, aydın, avukat, insan hakları savunucusu, sendikacı, siyasetçiler kapsam dışı bırakılıp içerde tutulurken, cinayet, kadına yönelik şiddet, kadına ve çocuğa tecavüz, hırsızlık, uyuşturucu imal etmek ve ticaretini yapmak gibi suçlardan hüküm giyen 90 bin mahkûmun salıverilmesinin önü açılıyor.

Söz Konusu Sermaye Yanlısı, Emek Karşıtı Yasa Taslağına Göre

4857 sayılı İş Kanunu’na eklenmesi öngörülen geçici 10. madde ile daha önce işçinin talebine bağlanan ücretsiz izin, işverenin inisiyatifine bırakılıyor. Böylece uzun süredir işverenlerin talep ettiği bir madde kanuna girmiş olacak ve işveren işçiyi, işçinin kendi talebi olmaksızın ücretsiz izne ayırabilecek. Kısa çalışma ödeneğinden faydalanamayan, işten çıkarıldıktan sonra işsizlik ödeneğine hak kazanamayan işçilere Fon’dan günlük 39,24 TL olmak üzere aylık 1.168 TL gibi asgari ücretin ve açlık sınırının çok altında bir tutar ödenecek. Üstelik herhangi bir sosyal güvenceye sahip olmayan, kayıt dışı çalışan yaklaşık 10 milyon emekçi bu ücreti dahi alamayacak, açlığa terk edilecek

İşsizlere, güvencesiz çalıştırılanlara, gündelik işlerle geçinmeye çalışanlara, yoksullara, evsizlere, mültecilere yönelik hiçbir önlem yok.

KESK Trabzon Şubeleri Platformu olarak taleplerimizi bir kez daha tüm kamuoyu ile paylaşmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz.

Salgınla mücadelede zorunlu hizmet ve mal üretimi dışında bütün çalışma durdurulmalı, bu alanlar dışındaki tüm çalışanlara ücretli izin verilmelidir.

Yasada işçilerin en temel haklarını ortadan kaldıracak ücretsiz izin ve sefalet ödeneği uygulamasından vazgeçilmeli, 15 Mart tarihi esas alınarak, hiçbir koşul aranmaksızın işten çıkarılması yasaklanan tüm işçilere asgari ücretten az olmamak kaydıyla kısa çalışma ödeneği ve daha önce işten çıkarılan tüm işsizlere işsizlik sigortası ödeneği verilmeli, işçilerin talepleri karşılanmalıdır. İşsizlik sigortası fonundaki 131 milyar TL, işçiler için kullanılmalıdır.

Toplu iş sözleşmesi ve grev durdurma ile ilgili madde geri çekilmelidir; toplu iş sözleşmelerinde hak düşürücü sürelerin durdurulması yeterlidir.

4688 sayılı yasada kamu emekçileri sendikalarının yetki tespiti, salgının gerektirdiği kısıtlamaların kaldırılmasından sonra sendikal faaliyetlerin yürütülmesi için gerekli süre de göz önünde bulundurularak en erken 15 Kasım 2020 tarihi esas alınarak yapılmalıdır. Covid-19 salgınının duruma ilişkin TTB, SES başta olmak üzere emek ve meslek örgütlerinin tavsiyeleri doğrultusunda sendikaların görüşleri alınarak tarih belirlenmelidir

Belediyelerin borç veya alacaklarını erteleme kararı, belediye yönetimlerinin kendi karar ve yetkilerine bırakılmalıdır.

Salgın koşullarında halkın sağlığının korunması ve salgınla etkili mücadele edilmesi için yerel yönetimler tarafından sunulan zorunlu kamusal hizmetlerin aksamadan ve gerekli sağlık önlemleri alınarak sunulması, artan maliyetlerin karşılanması için genel bütçe vergi gelirlerinden belediyelere ayrılan pay, en az 6 ay boyunca ilgili belediyenin nüfusuna orantılı bir şekilde %20-50 arasında arttırılmalı ve bu paylardan hiçbir kesinti yapılmamalıdır.

Varlık Fonu derhal lağvedilmeli, kamu kaynakları halk sağlığının, emekçilerin haklarının korunması ve geliştirilmesi, herkese gelir güvencesi sağlanması için kullanılmalıdır.

Tüm vergi yükünün emeğiyle geçinenlerin sırtına yıkılmasından vazgeçilmeli, servet vergilendirilmelidir

Salgınla mücadelede en ön safta yer alan sağlık çalışanlarının talepleri karşılanmalıdır, personel sayısı güvenceli çalışma koşulları sağlanarak arttırılmalı, KHK ile işinden edilen, güvenlik soruşturması nedeniyle bekletilen tüm sağlık emekçileri acilen göreve başlatılmalıdır.

Kamu-özel fark etmeksizin çalışan tüm kadınlara iş ve gelir güvencesi sağlanmalıdır; kadına yönelik şiddette yaşanan artışa karşı gerekli tedbirler alınmalı, 6284 sayılı yasa ve İstanbul Sözleşmesi etkili bir şekilde uygulanmalı; sığınma evleri arttırılmalıdır.

Yaşadığımız krizden en az hasarla çıkmanın tek yolu toplumsal dayanışmayı yükseltmekten, başta sağlık emekçileri olmak üzere tüm çalışanları ve halkı koruyucu önlemlerin hiç vakit kaybetmeksizin hayata geçirilmesinden, köklü ve kapsamlı bir sosyal devlet programının uygulanmasından geçer.

KESK Trabzon Şubeleri Platformu olarak tüm yetkilileri emekçilerin taleplerini dikkate almaya çağırıyoruz ve bu taleplerin takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz. 20.04.2020

                                                                                              Engin NUR

                                                                                  KESK Trabzon Şubeler Platformu Adına

                                                                                              Dönem Sözcüsü

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner133

banner220