Samsun deplasmanında Trabzonspor kafilesi yine taşlı saldırıya uğradı.
Bu olay artık üçüncü kez yaşanıyor ve kabak tadı vermeye başladı.
Gerçi Samsun taş, Trabzonspor gol yağdırdı ama, taş işi olmamalıydı. Olmasın artık.
Hatırlarsak, Antalya’da benzer bir olay olduğunda Trabzonspor kulüp olarak bunu kınarken, hocamız Fatih Tekke’nin “Taş atan bir çocuktu, büyütmeye gerek yok” şeklindeki açıklaması basite indirgeyici bulundu.
Bu durum, kulüp yönetimi ile teknik heyet arasında uyumsuzluk izlenimi yarattı ve kamuoyunda oldukça çirkin bir görüntü oluşturdu.
Hocanın bu yaklaşımı, yüreksizlere cesaret verince ne yazık ki Samsun’da olayın tekrarlanmasına zemin hazırladı gibi görünüyor.
Artık yeter!
Kulüp içinde tam bir birlik ve beraberlik sağlanmalı; bu tür olayların failleri kolluk kuvvetleri tarafından hızla yakalanıp adalete teslim edilmelidir.
Trabzonspor şu anda çok zorlu bir süreçten geçiyor. Samsunspor deplasmanı, bu süreçte mutlak galibiyet alınması gereken kritik bir maçtı.
Ara transfer döneminde beklenen yeni oyuncuların kadroya katılmaması büyük eleştiri toplarken, gönderilen bazı isimler zaten eksik olan kadroyu daha da zayıflattı.
Bu yüzden bu deplasmandan alınacak 3 puan, eleştirileri bir nebze olsun dindirecekti. Üstelik olası bir puan kaybı, hemen ardından iç sahada oynanacak Fenerbahçe maçını daha da endişe verici kılacaktı.
Ancak Trabzonspor bu baskının farkındaydı. Teknik heyet takımı çok iyi motive etmiş, oyuncular maça büyük bir arzu ve istekle başladı.
Kanat oyuncusu eksikliğine rağmen dikine oyun, hücum odaklı yaklaşım, bitmek bilmeyen arayış ve mücadele… İlk bakışta bile göz zevkine hitap eden, beklenen Trabzonspor’la sahadaydık.
Zaten böyle oynayan bir takımın gol bulamaması düşünülemezdi. Nitekim 23. dakikada Muçi’nin asistini gole çeviren Onuachu ile 1-0 öne geçtik.
Ardından Onuachu’nun iki golü daha geldi ama biri ofsayt, diğeri faul gerekçesiyle iptal edildi. İlk yarıyı 1-0 önde tamamladık.
İkinci yarı da aynı tempoyla başladık. Pozisyon üretme, baskı kurma, gol atma, golün iptalleri, yeniden ataklar, Trabzonspor hiç pes etmedi, arayışını hiç bırakmadı.
Ve 83. dakikada Umut Nayır’ın asistini yine Onuachu bitirdi. 2-0. “Bu da iptal olur mu?” diye endişe ettik ama bu sefer hiçbir engel yoktu.
Trabzonspor durur mu? Durmadı tabii. Penaltı kazandık ve Muçi penaltıyı soğukkanlılıkla gole çevirdi: 3-0.
Demek ki işin sırrı yüreğini sahaya koymaktaydı ve ne oldu? Yüreğini ortaya koyunca her şey ortada!
Gerisi zaten geliyor.
Bu arada, kendini “kral” sanan, büyük laflar eden Samsunspor taraftarı da bugün güzel bir ders aldı sanırım.
Trabzonspor’un “ölüsü” bile evlerinde 3 gol atmaya yetti! Evet, zayıf rakibine acımadı Fırtına.
Daha önce de demiştim: Bu maç Trabzonspor taraftarı için adeta beka meselesiydi. Buradan kötü bir sonuç alsaydık, gelecek hafta Fenerbahçe maçında, olası kötü sonuç deprem etkisi yaratabilirdi.
Neyse ki öyle olmadı.
Takıma bu kritik galibiyet için teşekkür ediyorum. Şimdi gözümüz önümüzdeki Fenerbahçe maçında. Aynı inanç, aynı arzuyla devam çocuklar. Zaferler sizden, bizden yana olsun!
(2010-11 ŞAMPİYONU TRABZONSPOR)




