banner240

Evet, maalesef unutulan Gazze her gün biraz daha eriyor.

Her yeni gün, bir öncekini aratacak kadar ağır şartlar getiriyor. Açlık, susuzluk, yoksulluk, gıda ve giyim sıkıntısı; daha da önemlisi ilaç teminindeki zorluklar ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği Gazze halkını her geçen gün daha da tüketiyor.

İşin en acıklı tarafı, buna tüm dünya ülkelerinin seyirci kalması.

Geçenlerde ülkemizde yapılan NATO toplantısında Gazze ve mağdur ülkelerin hiçbirine değinilmedi. Bir kelime dahi söylenmedi.

Toplantıda sadece silahlanma hususunda görüşmeler yapıldı. Kime karşı? Başta Müslüman ülkeleri kapsayan Orta Doğu ve Afrika ülkelerini daha iyi nasıl korkuturuz ve ellerindeki yer üstü ve yer altı madenlerini nasıl elde ederiz, bunun kritikleri yapıldı.

"Bak, ben şu silahı ürettim. Şöyle özellikleri var." Peki ne için kullanacaksın? İnsan öldürmek için.

ABD'nin İran'a karşı başlatmış olduğu savaş tam bitti derken yeniden alevlendi. Dünyadaki gelişmeler öyle hızlı ki artık bazılarına yabancı bile kalabiliyorsunuz.

Ukrayna'daki savaş şiddetlendi.

Sebep ne?

Bir hiç.

Evet, bir hiç uğruna insanlar, yaşlılar, çocuklar ölüyor. Hem de aynı ırktan, aynı dinden insanlar.

Savaşın kazananı olmaz.

Savaşta bazı insani kurallar vardır. Bunların hepsi aşılmış, hiçe sayılmıştır.

Yaşlılara, çocuklara, kadınlara dokunulmaz. Hastanelere, okullara, yerleşim yerlerine, ibadethanelere, aman dileyenlere dokunulmaz.

Bu kuralların hepsi hiçe sayılarak nasıl katliam yapıldığını tüm dünya hep birlikte gördü.

Ayrıca ABD öyle bir savaş başlattı ki İran, ABD'ye vuramıyor; ama ABD'nin üsleri hangi Müslüman ülkedeyse İran onları vuruyor. Orta Doğu'da tüm Müslüman ülkeleri neredeyse birbirine savaş açmış durumda.

Yani tabiri caizse ABD, şeytan gibi ortalığı birbirine kattı. Şimdi geçti koltuğuna, izlemeye başladı. Bu durum ilerisi için de çok tehlike arz etmektedir.

Peki biz Müslümanlar neden uyanmıyoruz?

Alınan bilgilere göre şimdiye kadar İsrail'in Ekim 2023'ten beri devam eden soykırımı nedeniyle Gazze Şeridi'nde yetim sayısının 65 bin 279'a, dul kadın sayısının ise 28 bin 224'e çıktığı açıklandı.

Bu nasıl bir katliamdır? Bu gidişata "Dur!" kim diyecek? Mazlumların umudu olan Türkiye sınavını verebildi mi?

Zengin Müslüman Türk milleti olarak nasıl tatile gidebiliyoruz? Nasıl yemek yiyebiliyoruz? Nasıl yolsuzluk yapabiliyoruz? Nasıl gülüyoruz? O festival senin, bu festival benim dolaşıp duruyoruz.

Artık yürüyüşler de bitti. Gazze'deki durum sıradanlaşmaya başladı. Kim bilir, ben bu yazımı yazıp bitirene kadar kaç çocuk daha şehit olacak? Neden bizler dostumuzu, düşmanımızı iyi tanıyamıyoruz? Bu eksiklik nereden geliyor?

Neden bizler Avrupa'nın eurosu karşısında Müslüman dinarını hayata geçirmiyoruz? Neden bizler Hristiyan birliği karşısında Müslüman birliğini oluşturmuyoruz?

Ve her şeyden önemlisi, Allah CC ayetlerine neden kulak vermiyoruz?

"Ey iman edenler! Yahudileri ve Hristiyanları veli edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları dost edinirse şüphesiz o da onlardandır. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez." (Maide, 51)

Neden? Neden? Neden?

İşte bundan dolayıdır ki cuma vaazları tesir etmiyor.

Bugünkü yazımızı şöyle güzel bir dua ile noktalayalım.

Allah'ım, mazlumların umudu Türkiye'yi ilelebet  payidar eyle.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol



Günebakış Trabzon Haber