Son zamanlarda siyasetçilerin adlandırdığı 6 lı masa tabiri Millet İttifakı kanadı için kullanılan bir isim haline geldi.

Doğrusu geçmişte çok ittifaklara şahit olduk ama 6 siyasi partinin bir araya geldiği bir ittifak ben hatırlamıyorum.

Kuruldu kurulalı beri Cumhurbaşkanı adayı arayan bu 6 lı ittifak masasından anlaşılan o ki bir ortak aday çıkmayacaktır.

Eğer çıkarsa yani Sayın Kılıctaroğlu veya başkası aday olursa masa hemen dağılır. Masanın etrafındakiler bunu bildiklerinden, dışardan bir aday arama çabası içine girmişlerdir.

Bu gayretleri de sonuç vermeyince masa çatırdamaya başladı.

İlk konuşan Sayın Babacan oldu.

Biz seçimlere kendi logomuz ile gireceğiz dedi.

Saadet Partisi bu masaya oturduğuna pişman.

Neden? çünkü tabanı hiç istemiyor. Tabanın isteğini yok sayıp seçime girmek ona bir şey kazandırmaz.

CHP kanadı baştan beri bu işe karşı.

Ama belki olur diye çaba sarf ediyor. Taban istemiyor.

İyi Parti bir hamle yaptı.

İyi Parti tabanının sesini dinleyerek HDP’yi dışarda bıraktıysa da HDP siz bu işin karşıya geçeceğine inanmıyor. Çünkü matematiksel olarak mümkün değil. Şimdi formüller deneniyor.

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın söylediği net bir şekilde anlaşılıyor.

''Altılı Masa’ Majesteleri ve 5 oligarktan büyüktür!'' dedi.

Gelecek Partisi

Sayın Davutoğlu’nun Parti kurması hiçbir tabandan karşılık bulmadı. Bence masanın en zayıf ayağı Gelecek Partisi.

Partisiz bir başkan adayı olabilecek olan isimlerden de hiç böyle cesaretli gür bir ses “Evet ben Millet ittifakının adayı olurum” demeye cesaret edemiyor. Çünkü geçmişte bir Ekmelettin olayına tanık olduklarından dolayı.

Kapısını çaldıkları şahsiyetlerin hepsi sağ görüşlü muhafazakâr şahsiyetler. Bi kere CHP kanadı buna razı değil. Kendi içlerinde bunu kabullenmemelerde Sayın Erdoğan’ı yıkmak adına kerhen de olsa buna göz yumabilirler. Ama böyle güçlü bir aday yok.

6 lı masada en güçlü aday Genel Başkanlardan Sayın Akşener gözüküyor. Ama her ne hikmetse Sayın İmamoğlu ve Sayın Yavaş üzerinde çok duruluyor.

Sayın Yavaş hakkında kendi görüşüm şu, onu aday yapsalar da o istemez. Çünkü bir daha ki Ankara Büyükşehir Belediye başkanlığını garantilemiş durumda. Farklı bir çıkış olmaz ise öyle gözüküyor.

Sayın İmamoğlu hala tribünlere oynadığı malum. Sayın İmamoğlu belediye başkanı gibi değil bir parti lideri gibi hareket ediyor.

Onun içindir ki, son konuşmasında Sayın Kılıçtaroğlu net mesajını verdi.

” Ya bana katılın ya da yolumdan çekilin” İşte genel başkan duruşu budur.

Aslında “Görünen köy kılavuz istemez”

Misali kimin ne olacağını bu halk görüyor. Siyasi partilerin yaptıkları sonunda en başta yapmaları gereken şeydir. Her partinin kendi adayını çıkarmasıdır. Programını net bir şekilde ortaya koyarak oy istemesidir. Atalarımızın güzel bir sözü var” Başkasını atına binen tez iner”

Görünen o ki bu masa dağıldı, dağılacak seçime her parti kendi adayı ile birlikte girecek.

Gel görelim neyler. Mevla’m Neylerse Güzel eyler. Şimdiden tüm okurlarımın Bayramını kutlar Sağlıklı günler dilerim.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol



Günebakış Trabzon Haber