banner240
banner237

OKULLAR DERS ZİLİYLE DEĞİL, ÇÖZÜMSÜZLÜKLE AÇILIYOR!  EĞİTİMİN GERÇEK SORUNLARI GÖRMEZDEN GELİNEMEZ!

Milyonlarca öğrenci okullarına dönerken veliler; kırtasiye, okul çantası, kıyafet, ulaşım, beslenme ve eğitim materyallerinin artan maliyetleri altında ezilmektedir. Eğitim hakkı, ailenin ekonomik gücüne bağlı hale getirilemez.

VELİLER YOKSULLUKLA, ÖĞRENCİLER EŞİTSİZLİKLE KARŞI KARŞIYA!

Bugün bir çocuğun okula başlayabilmesi dahi aileler açısından ciddi bir ekonomik yük anlamına gelmektedir. Birden fazla çocuğu eğitim gören aileler için bu yük katlanmaktadır.

Okulların temizlik, güvenlik, bakım, onarım, kırtasiye ve diğer temel ihtiyaçları yeterli bütçe ayrılmadığı için karşılanamamakta; okul yönetimleri velilerden bağış istemeye yönlendirilmektedir.

Kayıt parası adı değiştirilen zorunlu bağışlarla ortadan kalkmaz. Kamu okullarının tüm ihtiyaçları kamu bütçesinden karşılanmalıdır.

BİR ÖĞÜN ÜCRETSİZ YEMEK LÜTUF DEĞİL, ÇOCUK HAKKIDIR!

Ekonomik krizin en ağır sonuçlarından birini çocukların beslenmesinde görüyoruz. Yeterli ve sağlıklı beslenemeyen çocukların eğitimde başarılı olmalarını beklemek mümkün değildir.

Her öğrenciye ayrım gözetilmeksizin en az bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek ile temiz içme suyu sağlanmalıdır.

Çocukların beslenme hakkı sosyal yardım konusu değil, kamusal sorumluluktur.

EĞİTİM EMEKÇİLERİ YOKSULLUĞA VE GÜVENCESİZLİĞE MAHKÛM EDİLİYOR!

Eğitim emekçileri eriyen ücretler, güvencesiz istihdam, norm kadro baskısı ve artan idari müdahaleler altında çalışmaktadır.

Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik gibi güvencesiz istihdam biçimlerine son verilmelidir.

Aynı işi yapan eğitim emekçileri farklı statü ve ücretlere mahkûm edilemez. Öğretmenlik Mesleği Kanunu ile yaratılan hiyerarşik yapı da çalışma barışını ve mesleğin bütünlüğünü zedelemektedir.

Öğretmenlerin ihtiyacı unvan yarışı değil; eşit işe eşit ücret, mesleki özerklik, güvenceli istihdam ve insanca yaşam koşullarıdır.

ÖĞRETMENİN KIYAFETİYLE DEĞİL, EMEĞİYLE UĞRAŞIN!

Millî Eğitim Bakanlığı, eğitimin temel sorunlarını çözmek yerine önlük ve kılık-kıyafet düzenlemeleri, yeni denetim mekanizmaları ve eğitim emekçilerinin çalışma koşullarına yönelik müdahalelerle gündem yaratmaktadır.

Öğretmenin mesleki saygınlığı kıyafetiyle değil; emeği, bilgisi, mesleki birikimi ve özgürlüğüyle ölçülür.

Norm kadro fazlası öğretmenlerin resen görevlendirilmesi ve iradeleri dışında alan değişikliğine zorlanması da kabul edilemez.

Plansız öğretmen istihdamının ve yanlış norm kadro politikalarının sorumlusu öğretmenler değildir.

EĞİTİM BİLİMİN VE LAİKLİĞİN TEMELİNDE YÜRÜTÜLMELİDİR!

“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adı altında uygulanan müfredatla bilimsel ve laik eğitim anlayışından uzaklaşılmasına karşıyız.

Eğitim sistemi; bilimsel, laik, demokratik, cinsiyet eşitlikçi, kapsayıcı ve anadilinde eğitim hakkını esas alan bir anlayışla düzenlenmelidir.

Çocukların eleştirel ve özgür düşünme hakkı, ideolojik kalıplara ve dayatmalara feda edilemez.

EĞİTİM SEN TRABZON ŞUBESİ OLARAK TALEPLERİMİZ AÇIKTIR!

* Eğitim emekçilerinin ücretleri yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır.

* Güvencesiz istihdam sona erdirilmeli, tüm eğitim emekçileri güvenceli olarak istihdam edilmelidir.

* Her okula ihtiyacı oranında yeterli ve doğrudan bütçe ayrılmalıdır.

* Tüm öğrencilere ücretsiz, sağlıklı en az bir öğün yemek ve temiz içme suyu sağlanmalıdır.

* Temel kırtasiye ve eğitim materyalleri ücretsiz karşılanmalıdır.

* Kayıt parası, zorunlu bağış ve benzeri uygulamalara son verilmelidir.

* Eğitim giderleri velilerin değil, kamu bütçesinin sorumluluğunda olmalıdır.

* Öğretmenlerin mesleki özerkliğine yönelik baskı ve müdahaleler son bulmalıdır.

* Bilimsel ve laik eğitim ilkeleriyle çelişen müfredat uygulamalarından vazgeçilmelidir.

* Eğitim hakkı; parasız, kamusal, bilimsel, laik, demokratik, cinsiyet eşitlikçi, kapsayıcı eğitim temelinde güvence altına alınmalıdır.

EĞİTİMİ PİYASAYA, ÇOCUKLARIN GELECEĞİNİ YOKSULLUĞA TESLİM ETMEYECEĞİZ!

2026-2027 eğitim-öğretim yılına girerken tablo açıktır:

Veliler yoksullukla, öğrenciler eşitsizlikle, eğitim emekçileri güvencesizlikle, okullar ise bütçesizlikle karşı karşıyadır.

Millî Eğitim Bakanlığı’nın görevi öğretmenin ne giyeceğini belirlemek, eğitim emekçileri üzerindeki denetimi artırmak ya da ideolojik müfredat dayatmak değildir.

MEB’in görevi her çocuğun nitelikli, parasız ve eşit eğitim hakkını güvence altına almak; eğitim emekçilerine güvenceli ve insanca çalışma koşulları sağlamaktır.

Başka bir eğitim mümkündür.

Çocukların geleceğinin ailenin gelirine, okulların ihtiyaçlarının velilerin cebine, öğretmenlerin yaşamının ise güvencesizliğe bırakılmadığı bir eğitim sistemi mümkündür.

Eğitim Sen olarak öğrencilerimizin, velilerimizin ve eğitim emekçilerinin hakları için mücadelemizi sürdüreceğiz.

PARASIZ, KAMUSAL, BİLİMSEL, LAİK, EĞİTİM HAKKINDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ!

                                                                                                                                              11.09.2026

                                                                                                                                     Muhammet İKİNCİ

                                                                                                                      Eğitim Sen Trabzon Şube Başkanı

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol



Günebakış Trabzon Haber