TÜRK VİCDANININ GÜR SESİ… 3 Mayıs 1944 davası, diğer bir ifade ile Türkçülük dosyası.
Bu gün 3 Mayıs, 82. Yılı geride bıraktık. Gücü elinde bulundurmak isteyenler insanı değerlere saygıyı ortaya koyamaz ise sonuç boşa geçen vakit olur. 1944’ de öylede olmuştur. 3 Mayıs’ı o dönemin basınında yer almış bir gazete yazarı ile hatırlayalım. Başyazar Us ne diyordu; “Türkçülük fikrini ırkçılık olarak ele almış, bu fikrin nifak için üretildiğini ve hatta yabancıların bu fikirleri ileri sürdüğünü iddia eden …” örneklerle yer almıştı.
Türkçülük, ırkçılık ile Turancılık hakkında görüşlerini ortaya koyan yazarlar ile gazetelerde yapılan haberler kamuoyunu yönlendirme çalışmaları olarak Milliyetçilik ruhunun farklılaştırılması olduğu görülmüştür. Bu yanlışlar silsilesi içinde oluşan politikalara dur demek için, Türk milletinin değerlerine ve kararlarına başvurmakla bir gelecek ortaya konulmuştu.
Değerli Basın Mensupları, Günümüz diye başlanılan her cümle olumsuz bir duruma işaret ediyorsa, orada düşünülmesi gerekmektedir. Örnek vermek gerekirse günümüz dünyasında… özellikle Türk ve İslam coğrafyalarında diye bahsedilirken bu olumsuzlukları görmekteyiz.
Bu gün 3 Mayıs 2026 üzerinden tam 82. yıl geçen dava.
Nihal Atsız ve Sebahattin Ali arasındaki hakaret davasının 3 Mayıs 1944’ deki duruşması sonrası Ankara’ da düzenlenen protestoların olduğu dava. Bir kısım Türk milliyetçisinin tutuklanıp yargılandığı dava.
Değerli Basın Mensupları; buradan ifade etmekteyiz ki; Milletlerin tarihinde önemli olaylar vardır ve o olaylar milletlerin kaderini etkileyebilmektedir. İşte 3 Mayıs 1944’ de bu olaylardan biridir. Dolayısıyla Türk milliyetçiliğine hizmet eden şahsiyetleri tarihi geçmişi ile değerlendirme imkânını bu gün de vermektedir.
TURAN ÜLKÜSÜ kimi vakti geldi kutup yıldızı, kimi vakti geldi istikamet pusulası işlevi oldu. Yüzyılımızda Trabzon’ dan bu büyük davanın sorumluluğu ile bütün bu işlevler üstlenilmektedir. Biz, Anadolu’yuz, biz Balkanlar’ız, biz Kafkaslarız, biz coğrafyalarda yer alan kadım büyük Türk milletiyiz.
Trabzon’ dan TURAN ÜLKÜSÜ’ nü üslenen TURAN ÜLKÜSÜ KALKINMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ yüzyılımızın mihenk taşı olmaktadır. Türk dünyasının birliğini meydana getirten TURANCILIK, dünya Türklüğünün daima yanında olacaktır. Trabzon’ dan, meşru ve hukuki varlığıyla bu büyük davaya gönül verenlerin hizmetleriyle, Türk dünyasının hiç denenmemiş yükselen değeri olarak devam edecektir.
Dünyada yaşanan durumlar ilk önce Avrupa medeniyeti adı altında sözde demokratik gelişmelerin balans ayarlı olduğunu günümüzde görmekteyiz. Bakın, tarih, olayların doğrusunu söyler. Ülkemizde ve Türk devletlerinde Turancılık ayni idealleri birleştiren üst kimlik olduğundan çok önemli hale gelmiştir
Değerli Basın Mensupları; Amaç çok büyüktür ve yetkinlikle var olunmaktadır. Ancak, herkesin bu uğurda sorumlulukları vardır. Ve yerine getirilmesi için TURAN ÜLKÜSÜ hizmetlerinde görev alması kaçınılmaz bir gerçek olarak da durmaktadır.
Değerli Basın Mensupları; Tarih bu mücadelede Türk milliyetçilerinin haklılığını hep gösterdi. Türk topluluklarında, Balkanlarda, Ortadoğu’da, Irak’ta, Suriye’de, Gazze’de, Batı Şeria’da, Doğu Türkistan’da, İran’ da ve diğer esaret altındaki mazlum ve çaresiz insanlar, özellikle hayata doyamamış çocuklar için de TURANCILIK, önemli güç birliği ve haklılığın hâkim olması olacaktır.
TURAN ÜLKÜSÜ, yürüyebilen lider insanların hizmet idealidir. Ve TURAN ÜLKÜSÜ tarihi geçmişten ve milli mücadele kuşağından alınan mücadeleci kuşağın halefidir
Bu günün iki anlamını yaşamaktayız.
-Uğrunda verilen büyük mücadelelerle 3 Mayıs’ı hatırlarken, Milli şuur, milli kültür, ortak tarih bakımından TURANCILIK, yükselen değer olmakta olduğu görülmektedir.
- Trabzon’ dan bu uğurdaki meşru ve hukuki varlığıyla TURAN ÜLKÜSÜ KALKINMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ Genel Merkezi tek sivil toplum kuruluşu olarak yer almaktadır. Dolayısıyla Türk devletlerinde ve Türk’e gönül vermiş olanlarla Türk-İslam dünyasına hizmet edecek olmasıdır.
Değerli Basın Mensupları, Türk ve Türkiye yüzyılının çeyreğindeyiz. Türk dünyası dayanışmasının birliğine ve güç olmasına giden yoldaki mutluluğu ve yükselişi Genel Merkezimiz TURAN ÜLKÜSÜ ile sağlamaya çalışırken, hala uykuda olanlarla geçiştirilecek vakit olmadığını biliyoruz. Kamuoyunun önünde durmakta olan bu durum sonuç alıcı değildir. Çünkü İnsanı karakterize eden niteliklerden çoğu onu bilgisinin dışında pratik becerileri, maddi ihtiyaçları gibi genel nitelik taşımakta olduğunu ortaya koyar.
TÜRK MİLLETİ TARAFSIZ OLAMAZ,
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün, bağımsızlık ilkesine dayalı kurduğu “milli devlet” Türk Milletin tarihinde ve kalbinde önemli bir yere sahiptir.
TURAN ÜLKÜSÜ Genel Merkezimiz günümüz dünyasında bir taraftan küreselleşme ortamında milli kimliğin, milli kültürün, tarihin muhafaza edilmesi uğrunda mücadele verirken, diğer taraftan hiç farkına da varmadan taklitçi bir tutum sergilemeyle ne denli sonuca gidilebilecektir? Bu iki değeri yukarıda ifade ettik.
Türk devleti tamamen Türk kimliğine bağlı bir yapılanma değilmiş gibi sürekli Türk milliyetçiliği alternatifleri ortaya konulmak istenerek tarihi hakikatler inkâr edilirken, Türk kimliğine hizmet eden şahsiyetleri anlamak ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluş felsefesinin ırkçı bir altyapıya dayalı olmadığının gerçekliliği etrafında Türk olmanın şuuru ile hafızaları güçlendirmektir.
Bunun yanında Türkiye’de etnik kökenler gibi etnik temele dayandırılmasını Türk kimliği ruhundan uzaklaştırılmak çabası içinde olanlar Milliyetçilik anlayışından rahatsızlık duymakta olsalar da, Milli ve manevi değerlere saygılı ve bağlı Türk milleti ile özgür yaşanabileceğinin mutluluğu içinde olunacaktır.
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucusu ATATÜRK’ ün; Biz öyle bir milliyetçiyiz ki bizimle işbirliği yapan bütün milletlere hürmet riayet ederiz. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde bencil ve mağrur hane bir milliyetçilik değildir. İfadelerinde de yer bulmaktadır.
Milli devlet, milliyetçilik, milli kültür, milli kimlik kavramları arasındaki etkileşimle yükselen değerin, Türk ve Türkiye yüzyılının çeyreğinde TURAN ÜLKÜSÜ ile unutmayın ve milli ruhu kaybetmeyin diyerek,
3 Mayıs Türkçüler günü kutluyoruz.





