"Sünni de biziz, Şii de biziz. Hepimiz Müslümanız."

Sosyal medya hesabından "Emperyalizmin Bitmeyen Oyunu: Mezhep Savaşı Tuzağı" başlığı ile bir açıklama yapan Hüseyin Baş, "Cami kürsülerinde ve sosyal medyada kendilerine yer bulan bazı kişiler, mezhep ayrımını körükleyerek fitne ateşine odun taşımaktadır. Çok net olarak şunu söyleyebiliriz: Bu tavır bir ajan faaliyetidir. Bu tavır ABD–İsrail planlarına hizmettir. Bu tavır ülkemizin dini ve milli bütünlüğüne yönelik bir operasyondur." dedi.

Hüseyin Baş'ın açıklaması şöyle;

"Uluslararası hukuk fiilen ortadan kaldırılmış durumda"

"Emperyalizm tüm vahşiliğiyle bölgemizde. Hiçbir ahlaki sınır tanımadıklarını defalarca gösterdiler. Devlet başkanları öldürülüyor, çocuklar topluca füzelerle katlediliyor. Uluslararası hukuk fiilen ortadan kaldırılmış durumda. Irak’ta, Afganistan’da, Gazze’de, Lübnan’da, Suriye’de ve şimdi de İran’da yaşananlar ortada.

"Şii–Sünni çatışması çıkarmak istiyorlar"

Adına Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) denilen vahşi plan tüm gaddarlığıyla sürdürülüyor.

Bu saldırı sadece bombalarla yapılmıyor; fitneyle, fesatla ve kışkırtmalarla da yürütülüyor.

Bu fitnelerin en tehlikelilerinden biri de Müslümanları mezhep kavgasına sürükleme planıdır. ABD–İsrail ikilisi yine, yeniden İslam dünyasında bir Şii–Sünni çatışması çıkarmak istiyor. Amaç; Müslümanları birbirine düşürerek işgallerini ve katliamlarını kolaylaştırmaktır.

Gazze’de katledilenler Sünniydi, İran’da ise Şii… Ama Haçlı-Siyonist zihniyet katlederken kimsenin mezhebine bakmadı, bakmıyor. Sünni de katledildi, Şii de… Çünkü hepsi BOP’un önünde engel olarak görülüyor.

"Cami kürsülerinden fitne ateşine odun taşıyorlar"

Şimdi ise aynı planın yeni aşamasında Müslümanlar bir kez daha birbirine düşürülmek isteniyor. Ne yazık ki bu sinsi plana ülkemizde de destek verenler var. Cami kürsülerinde ve sosyal medyada kendilerine yer bulan bazı kişiler, mezhep ayrımını körükleyerek fitne ateşine odun taşımaktadır. Çok net olarak şunu söyleyebiliriz: Bu tavır bir ajan faaliyetidir. Bu tavır ABD–İsrail planlarına hizmettir. Bu tavır ülkemizin dini ve milli bütünlüğüne yönelik bir operasyondur.

"Ayrışmak değil birleşmek zamanı…"

Bugün Türkiye’nin ve İslam dünyasının ihtiyacı olan şey ayrışmak değil, birleşmektir. Sünni de biziz, Şii de biziz. Hepimiz Müslümanız. Biz kardeşiz. Bizi birbirimize düşürerek vatanlarımızı elimizden almak isteyenlerin oyununa gelmemeliyiz.

"Kırmızı çizgimiz; ülkemizin milli ve dini bütünlüğüdür"

Bu sinsi tuzağı yıllar önce deşifre edip her fırsatta toplumu uyaran ebedi liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş olmuştur. O, bu zehrin panzehirini de ortaya koymuş ve şu gerçeği ifade etmiştir: “Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt’tir.” Evet… Hangi mezhepten olursak olalım ortak paydamız Ehl-i Beyt’tir. Yine Prof. Dr. Haydar Baş’ın sıkça dile getirdiği hadis-i şerifte buyurulduğu gibi: “Ehl-i Beyt, Nuh’un gemisi gibidir. Ona binen kurtulur.”

"Ehl-i Beyt ortak paydasında buluşmalıyız"

Bugün İslam dünyasının bu Haçlı-Siyonist fırtınadan kurtulmasının yolu da Ehl-i Beyt ortak paydasında buluşmaktan geçmektedir. Eğer bu gerçeği görmez ve mezhep fitnesine kapılırsak, hepimiz emperyalist planların hedefi oluruz. Bağımsız Türkiye Partisi olarak her zaman ve her şartta kırmızı çizgimiz; ülkemizin milli ve dini bütünlüğüdür. Bu bütünlüğü korumak için dün olduğu gibi bugün de, yarın da kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol



Günebakış Trabzon Haber