Bundan,
30-40 yıl öncelerine gidelim…
Şimdiki gibi,
Tablet,
Bilgisayar,
Akıllı Telefon yoktu…
Evlerde;
Saygı, sevgi,
Muhabbet vardı…
Birkaç kişi toplanıp
Bir arada,
Sohbet edilirdi…
Yapılacak bir iş 
Varsa,
Hep beraber yapılırdı…
Şimdiki gibi
Herkes rahatlığa alışmamış,
Köyde
Her evde 5-10 tane
İnek olurdu…
Süt,
Yumurta, yağ,
Peynir ve
Yoğurt bol yenirdi…
Tavuklar gıdakladığı gibi
Kümese koşar,
Elimizde yumurta eve gelirdik…
Bonanza,
Küçük ev,
Uzay Yolu dizilerini,
Merak ve 
Heyecanla beklerdik…
Mahalle bakkalından alış veriş,
Yaparak,
Veresiye defterine yazdırır,
Ay sonunda öderdik…
Öyle
Banka kartı,
Kredi kartı olmaz,
Peşin para iş görülürdü…
O zamanlar bakkalda
Kutular içinde satılan,
Şekerli,
Leblebi tozundan
Yemeyeniniz var mı?
Kaynana şekeri
Damağımızda,
Çok güzel bir tat bırakırdı…
Sokakta satılan
Pamuk şekerini gördüğümüzde
Onu satın almak için
Sıraya girerdik…
Yazın,
Açık hava sineması bir ekoldü…
Hızlı okumamı,
O zamanki çizgi roman
Sevgimize borçluyum…
Süper Baba,
Dizisini seyreder,
TRT 2 kanalında Ressam Bob’ un, 
Resim yapmasını hayret
Ve
Şaşkınlıkla izlerdik…
Pazar günleri,
Cumhurbaşkanlığı Senfoni
Orkestrasının 
Batı Müziği konseri,
İşkence gibi gelirdi bize…
Ferdi Tayfur,
Orhan Gencebay çekişmesini
Dolu dolu yaşadık…
Kokulu silgiler,
Silgili kalemler vardı…
“Ali koş,
Koş Ali” diye,
Cin Ali serileri vardı…
Jetonlu telefonla,
Telefon etmeyeniniz var mı?
Eski telefon rehberinde,
Telefon numarası arar, dururduk…
Yeni çıkan 
Cep telefonları antenli idi
Ve 
İlk telefonum
Nokia 5110,
Duvara vursan, sağlam dururdu…
Bizimkiler dizisinin
Ailenin çocuğu,
Şimdi yaşlanmış…
Şimdi,
Her şey Google’ den 
Aranıp, taranıyor…
O zamanlar,
24 ciltlik serisi olan
Ana Britanica Ansiklopedisi vardı…
Çocukları ekran başına
Kilitleyen,
Tolga Ağabey ve
Hugo vardı…
You Tube yoktu,
Teyp ve kasetlerimizde
Arabesk dinler,
Saatlerce, misket oynardık…
Televizyonda,
Ninja Kaplumbağayı seyreder,
Sokakta,
Onu taklit ederdik…
Bakkaldan,
Patlayan şeker
Alıp, 
Birilerine ikram ederdik
Patlayınca,
Kahkahalarla gülüp, eğlenirdik…
Kuş lastiği yapar,
Attığımızı 
Tam 12’den vururduk…
TRT 1’de heyecanla,
Susam sokağını izlerdik…
İnternet olmadığı için
Bilgi kaynağımız,
TV’ de teleteksti…
Walkmandan,
Müzik dinlemeyeniniz,
Atari oynamayan oldu mu?
Okulda,
Yağ, Bal satar,
Ancak
İnsanlar,
Birbirini satmazdı…
Futbolla yatar,
Futbolla kalkardık…
Mahalle arasında
İki taş koyarak kaleleri belirler,
Her iki takımda da
Oynayan,
Gudalis vardı…
O zamanlar daha futbolda
Şike,
Rant yoktu…
Milli takımımız,
Dünya 3’sü olduğunda
Bütün Türkiye, havalara uçmuştuk…
Eurovision birinciliği ile
Gurur duymuştuk…
Akşam ezanı okunduğunda
Eve koşardık…
Fındık ayında köyde
Ganzilis yapar,
Kurutmadan bakkala satardık…
Sattığımız fındıkla,
Mantar tabancası
Ve
Mantar alır, devamlı atardık…
Köyde,
Önümüze eşeği katardık…
Akşam olduğunda
Hemen aşağı yatardık…

Radyo dinler,
Arkası yarını heyecan
Ve
Merakla beklerdik…
Kara lastik
Büyüklerimiz giyerdi…
Biz ise
Yandan mandallı 
Lastik ayakkabıları aldığımızda
Ona sarılır, öyle uyurduk…
Kara önlük,
Beyaz yakalığımız vardı…
Okulda,
Yerli haftası yapar,
Getirdiğimiz
Meyve ve sebzeleri,
Oturur yerdik…
Kara tahtaya tebeşir ile yazar,
Tahtayı sildiğimizde
Baştan aşağı,
Tebeşir tozu olurduk…
Köy,
Kasabalarda,
İmece ile 
İnsanlar birbirine
Yardımcı olurlardı…
Şimdiki gibi
Her şey
Para olarak görülmezdi…
İnsanlar;
Menfaat için değil,
İnsanlık için
Birbirine yaklaşırdı…
Herkes,
İçten,
Samimi,
Güler yüzlü idi…

Ve
İnsanların çoğunluğu
Gerçek dost,
Adam gibi adamlardı…

23.01.2024
Rahman AYHAN
Gazeteci-Araştırmacı Yazar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol



Günebakış Trabzon Haber