Trabzonspor, Galatasaray’ın mağlup olduğu haftada mutlak galibiyet parolasıyla deplasmanda Gaziantep’in karşısına çıktı.
Fatih hoca, beklenmedik bir ilk 11 açıkladı. Lovik’i yedek kulübesine çekerken, Saviç’i sahaya sürerek üç stoperli bir dizilişle sahaya çıktı.
Maça Trabzonspor iyi başlayamadı. Gaziantep’in forvetleri biraz daha soğukkanlı ve akıllı oynasa, 20. dakikaya kadar skoru 2-0’a getirebilirlerdi ama bunu başaramadılar.
Buna rağmen 22. dakikada 1-0 öne geçtiler. Yeni dizilişle takım oldukça açık ve pozisyon veren bir görüntü çizdi.
Hoca bu taktik tercihle yakımın sahadaki boyunu iyice uzatmıştı. Bloklar arası mesafe çok açılınca, top kayıplarında kontra atak yemeye başladık ve ne yazık ki golü de yedik.
Ancak Trabzonspor buna çok hızlı ve etkili bir cevap verdi. Önce Augusto’nun golüyle eşitlik sağlandı, hemen ardından Onuachu’nun vuruşuyla 2-1 öne geçtik.
Öyle sanıyorum ki uzun zamandır bir takım, 1-0 geriden tam beş dakika gibi kısa bir sürede 2-1 üstünlüğe bu kadar çabuk ulaşmamıştır.
Fatih hoca belki kadro yokluğundan dolayı böyle maceralara yelken açıyor olabilir ama bu kadar riskli bir oyun tarzı, hele deplasmanda, gerçekten ne kadar sürdürülebilir, tartışılır.
İlk devre özelinde kaleci Onana’ya ayrı bir parantez açmak istiyorum. Fenerbahçe maçında kaleyi bulan üç şutta üç gol yemiş, bu performansıyla yoğun eleştiri almıştı.
Eleştirilerin ana odağı, gelecek sezon kadroda düşünülmeyen Onana’nın artık yedek bırakılıp Onuralp Çakır’ın kaleye geçmesi yönündeydi.
Anlaşılan Onana bu eleştirileri ciddiye almış ve maça çok iyi hazırlanmış. İlk yarı boyunca kalede güven verdi, önemli kurtarışlarla ayakta kaldı.
İkinci yarıya Trabzonspor daha diri ve istekli başladı. Ancak bu iyi oyun sadece 10 dakika, yani 55. dakikaya kadar sürdü. Sonrasında maç dengelendi ve büyük ölçüde orta saha mücadelesine döndü.
Trabzonspor skor üstünlüğünü korumak adına biraz daha temkinli ve sağlam bir oyun tercih etti.
Onana ikinci yarıda da performansını düşürmedi; kurtarışlarına devam etti. Demek ki yerinde ve haklı eleştiri, oyuncuyu ateşleyebiliyor.
Geçen hafta Fenerbahçe maçından sonra yazdığım yazıya “Onana’yı tutamadık ki maça alalım” başlığını atmıştım. Bu hafta ise Antep deplasmanında devleşen Onana, “Antep’te devleşen Onana üç puanda pay sahibi” başlığını sonuna kadar hak etti.
Maçın son bölümlerinde Muci’nin iki net, yüzde yüzlük pozisyonu değerlendirememesi taraftarı üzdü ama alınan üç puan ve Onana’nın muhteşem performansı akşamın en sevindirici yanları oldu.
Sonuç olarak, zorlu bir deplasmandan, riskli bir taktikle de olsa, kritik bir galibiyet ve moral deposu bir Onana performansı ile dönüldü.
Üç puan her şeyden önce geldi. Ve güzeldi.
(2010-11 ŞAMPİYONU TRABZONSPOR)




