Şehir olarak bile çok kötü bir ruh haliyle beklediğimiz maça belliki Trabzonspor’un milyon euro’luk oyuncuları da, depresyonik bir ruh haliyle yani, korkak, inançsız, umutsuz, güvensiz bir şekilde hazırlanmış. 

Çünkü, Trabzonspor kendi evinde bu kadar ezik ve kötü oynamaz. Hiç bir oyuncu yada teknik heyetin bunu bu camiaya yaşatamaz, bu durumu kimse Trabzonspor’a layık göremez, buna bu taraftar zaten müsade etmez. Etmeyecektirde.

Yediğimiz bütün gollerde, Galatasaray o kadar rahat geldi, o kadar boş alan buldu ve o kadar rahat goller attıki, inanın Galatasaray kendi sahasında, ligin küme düşme adaylarına bile bu kadar rahat oynayamaz, bu kadar rahat pozisyon bulamaz. Bunu Trabzon’da bize yaşatan hoca ve oyuncu kadrosunu ben asla affedemem. 

Oyuncular ve teknik heyet ekibine bir haller olmuş, bu kadar pasif ve kötü oynanan oyuna rağmen, çok rahat ve gayet normal bir olaymış gibi davranışları kabul edilemez. 

Abdullah Avcı’nın Trabzonspor hocalığı yaptığı bütün dönemi için söylüyorum, en büyük artısı büyük maçlardaki iyi performansıydı. 

Fakat bu maça dair bütün beklentilerin çok gerisinde kalarak, bütün camiaya hayal kırıklığı yaşatmıştır. Ön görüm odur ki, Beşiktaş’ın puan kaybetmesi elini biraz rahatlatınca, Galatasaray’lı lığının verdiği duyguyla takımını gerektiği gibi motive edememiş yada etmemiş! Aklıma başka bir şey gelmiyor. 

Özellikle bu maça dair çok üzüldüğüm üç unsur oldu. 

Birincisi taraftar. 
Bu zor ekonomik şartlarda bütçesinden Trabzonspor aşkıyla harcama yaparak, soğuk, yağmur, çamur demeden maça gelmiş ancak, kendi kadar inanan ne oyuncu ne hoca sahada görememiş ve üzerine ezilerek mağlup olmuş evine geri dönmüş.

İkincisi Bakasetas. 
Trabzonspor formasını terinin son damlasına kadar mücadele vererek, emeğini ve katkısını vermiş, bize şampiyonluk yaşatmış ve transferi kesinleşmiş olmasına rağmen, sırf bu büyük taraftara veda edebilmek için Galatasaray maçına çıkmak için beklemiş ama, dilediği gibi coşkulu veda edememiş. İsterdimki çok coşkulu ve mutlu bir şekilde veda edelim bir birimize. Güle güle Bakasetas. Sana güzel veda edemedik üzgünüm. 

Üçüncüsü dedikodular. 
Bir  haftadadır, Fenerbahçe kalemşörleri ve taraftarları sosyal medyada Trabzonspor’un Galatasaray’a yatacağını, maçı vereceğini çünkü, kadro dışıların bunun işareti olduğunu söylemeleri, oldukça can sıkıcı durum olmasının yanında, şimdi durda dinle onların satış senaryolarını. 

Halbuki Trabzonspor bu dedikoduların hiç birini hakedecek bir olayın içinde, fıtratı gereği olmaz olamaz. Sadece beceriksiz, yeteneksiz, basiretsiz ve zayıf kadroların ortaya koyamadıkları beklenti neticesinde tesadüfü bu durumlara maruz kalır. Buda bizi ilgilendirir, kimseyi değil. Kaldıki şikecileri hiç değil, onlar önce aynaya baksınlar. 

Kısaca hem üzüldük, hem rezil olduk. Bunu bize yaşatmaya kimsenin hakkı yok. Bunun bir bedeli varsa, ki olmalı ve bu bedeli, bu hezimetin sorumlusu kimse derhal ödemeli. Ödemeli çünkü, tarihimizde Galatasaray bizi, evimizde bu kadar rahat hiç yenememişti, bu bir ilk oldu. O nedenle bu hezimetin bedelini sorumluları ödemeli.

Maça değinmedim, kendi adıma maçla alakalı değinecek hiç bir yan göremedim. Oyuncu performansları, teknik heyet performansları hakkında da değinecek bir yan göremiyorum, yazmaya kalksam kalemime yazık. Olan bitenin hepsi ortada, mazeretleri kabul etmiyorum. 

Maça dair tek gördüğüm gerçek, Trabzonspor adına ezik ve rezil bir oyun, ayrıca skorboard da yazan Trabzonspor’un hezimetini belgeleyen 1-5’lik skor. 

Galatasaray adına ise, hiç beklemedikleri rahatlıkta bulma bir üç puan. Hepsi bu. 

Hocası, başkanı, oyuncusu dadısı dısısı kimse bana hikaye anlatmasın. Trabzonspor tarihinin en büyük hezimetini bize yaşattınız. Bu nedenle hikaye dinlemek istemiyorum, bu hezimetin sorumlusunun, gereken bedeli ödenmesini istiyorum. 

(2010-11 ŞAMPİYONU TRABZONSPOR)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol



Günebakış Trabzon Haber