AVRASYA ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİLERİ 18 MART’TA ÇORBA VE HOŞAF DAĞITTI

YILDIZ; GENÇLERİMİZ KAHRAMAN DEDELERİNİN NELER YAŞADIĞINI, NE FEDAKARLIKLAR GÖSTERDİĞİNİ İYİ ANLAMALI

Yıldız çelenk sunma töreninin ardından yaptığı konuşmasında şu cümlelere yer verdi. ‘’ I. Dünya Savaşı sırasında çoğumuzun dedelerinin vatan uğruna şehit düştüğünü biliyoruz. Askere alınmışlar, gitmişler ve bir daha geri dönmemişlerdir. Çoğumuz nerde hangi cephede şehit düştüklerini bile bilmeyiz. Bizim bu anıtı üniversitemizde yapmamızın amacı geçmişimizde atalarımızın bize bu vatanı nasıl emanet ettiğini gençlerimize öğretmektir. Gençlerimizin, dedelerinin neler yaşadığını, ne fedakarlıklar gösterdiğini iyi anlamaları gerekiyor. Memleketlerinden çok uzaklarda bizlerin varlığı için kendi canlarını feda ettiler. Bunların hepsi iyi hatırlanması, iyi özümsenmesi gerekiyor ve gelecek nesillere bunların anlamının iyi taşınması gerekiyor. Şehitlik Anıtımızda, Çanakkale Savaşı sırasında, Kafkas Cephesi, Galiçya Cephesi, Filistin, Irak Cephesi, Makedonya, Romanya gibi farklı cephelerde şehit düşen Trabzon Maçka, Of, Arsin, Araklı, Beşikdüzü, Akçaabat, Sürmene, Şalpazarı, Tonya, Vakfıkebir, Yomra, Hayrat, Düzköy, Çarşıbaşı ve Çaykara evlatlarının yani kahraman dedelerimizin isimleri yer almaktadır. Bu önemli mekanda canını vatana siper etmiş, cesaretiyle destan yazmış tüm şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyorum’’ dedi.

KALYON; ÇANAKKALE ZAFERİ İLE TÜM DÜNYA MUSTAFA KEMAL’İ TANIDI

Etkinlikler Yomra Yerleşkesi Prof. Dr. Mutasım Süngün Konferans Salonunda Dr. Öğr. Üyesi Levent Kalyon’un Çanakkale Zaferini konu aldığı konferansı ile devam etti. Kalyon ‘’ Dünyanın en güçlü orduları Çanakkale Boğazı’ndan kolayca geçip gidebileceklerini zannettiler. Ancak karşılarında göğsünü siper etmiş, canını vatanına sorgusuz sualsiz feda etmek için hazır Mehmetçikleri buldular. 18 Mart 1915 düşman gemilerinin Çanakkale’nin serin sularına gömüldüğü gündür. Çanakkale cephesi, 1. Dünya Savaşı’nı 2 yıl uzatarak tarihin seyrini değiştirdi. Çanakkale Savaşı’yla Türklerin saygınlığı arttı. Millî Mücadele ruhu doğdu ve tüm dünya Mustafa Kemal Atatürk’ü tanıdı” diye konuştu.

YAĞLI BUĞDAY ÇORBASI VE ÜZÜM HOŞAFI DAĞITILDI

Anma etkinlikleri üniversitenin Pelitli Yerleşkesinde devam etti. Avrasya Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Aşçılık Programı ve MYO Sosyal ve Kültürel Faaliyetler Kurulu tarafından gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler ve akademisyenlere Çanakkale Savaşında Osmanlı askerlerinin bir öğün yemeği olan yağlı buğday çorbası, üzüm hoşafı ve ekmek dağıtıldı. Buradaki programa Avrasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan İnan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu, Genel Sekreter Gülay Yeniçeri, Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Seda Öztürk, Aşçılık Programı Başkanı Öğr. Gör. Mustafa Emre Şirin, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

GEÇMİŞİ ANLAMANIN YOLU, EMPATİ YAPMAKTAN GEÇER

Rektör Prof. Dr. Kenan İnan burada yaptığı konuşmada ‘’İnanmış yüz kişi beş yüz kişiye bedeldir, Çanakkale’de zaten onun örneğidir. Eğer öyle olmasaydı, dünyanın en güçlü donanmalarına karşı, oradaki insanların kaçması ve gitmesi gerekirdi. Ama hepsi yerinde kaldı, hepsi hayatlarını feda etti. Kendi göremeyecekleri bir dünya için feda ettiler. Bakın siz gördünüz onlar göremedi. Dedenizin babası ya da dedesi 1. Dünya Savaşının mutlaka bir yerinde bulunmuştur. Ya Filistin cephesinde bulunmuştur, ya Arabistan’da, ya doğuda, ya Çanakkale’de muhakkak bir cephede bulunmuştur. Bu dedelerimizin çoğu

dönemedi. Benim şahsen dedem dönenlerden birisi ama hasta olduğu için memleketine gönderilen birisi. Bir tanesi Yemen gazisi, bir tanesi Çanakkale gazisi, onların kardeşleri de dönemeyenler. Dolayısıyla bugün bu temsili de olsa o günkü şartlar altında aslında Osmanlı ordusunun kendisini 1. Dünya Savaşında modernize ettiği bir dönemde askerlerine böyle bir yemeği yani bugüne göre çok fazla yüzüne bakmasak bile verebilmiş olması da çok büyük başarıdır. Yani tepeden aşağı binlerce mermi yağarken orada bir ordu mutfağının bulunması, onlara yemek çıkarması da ayrıca ordunun organizasyon başarısını gösterir. Geçmişi anlamanın en iyi yolu, o günkü insanları anlamaktan geçer. Bu günkü tabiriyle empati yapmaktan geçer.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner1