Bugünkü yazımı çok dikkatli okumanızı isterim. Çünkü tamamen ülke ve millet olarak, toplumsal geleceğimiz ve dünyada var olarak kalabilmemiz ile ilgili… Ülkemizde sıcak seçim gündemi yaşadığımız bu günlerde, dünyada farklı gündemler konuşuluyor ve geleceğe hazırlıklar yapılıyor. Neden mi diyeceksiniz? Şimdi sizlere özetle aktaracağım.

     Çevremizdeki ülkelerde yaşananlara baktığımız zaman; Orta Doğu’da yıllardır bitmeyen kargaşa, Rusya-Ukrayna Savaşı, İsrail’in Gazze’yi işgali ile birlikte, aslında Üçüncü Dünya Savaşı’nın başladığını söylüyorlar. ABD, AB, Çin, Rusya, İngiltere’nin çok sıcak savaşa hazırlandığı söyleniyor. Birçok ülkede, küresel güç odakları ve zenginler yaşantılarını devam ettirebilecekleri, ihtiyaçlarını karşılayacak büyük ve donanımlı sığınaklar yaptırmaya başladılar.

     Başta gıda olmak üzere, tüm dünyada, küresel tedarik zinciri parçalanmıştır. Sağlık ve sosyal güvenlik yükü artmıştır. Küresel boyutta “paradan para kazanma” döneminin sonuna doğru gelinmiş ve banknot para can çekişmektedir. Bozulan bu devasa sistemlerin ve düzenlerin tamir edilmesi zor gözüküyor. Yani, anlaşılan; yeni para ve dünya düzenini savaşla kurmayı planlıyorlar.

     Önümüzdeki üç yıl tüm dünyada zorlu geçecek. Anlaşılan, gıda ve su öncelikli olarak, mevcut varlıklarımızı “koruma ve hayatta kalma”temelli, yeni bir hayat tarzına hazırlanmalıyız. Küresel ısınma ve su ihtiyacı ile birlikte; ülkeler kendi başlarının çaresine bakmak zorunda kaldığında, çok ciddi boyutlarda tehlikelerle baş başa kalınacak. Bunu takiben ilerleyen zamanlarda ciddi boyutta kıtlık yaşanabilir.

     Dünyada yaşanan tüm bu gelişmeler sonucunda; Devlet olarak ve millet olarak öncelikle, Türk tarımı acil milli güvenlik kapsamında ele alınmalıdır. Acil eylem planları hazırlayıp, gelecekte yaşanacak tüm bu olumsuz olaylara karşı şimdiden tedbir almaya başlamalıyız. Günü kurtarmak, bugünü yaşamak yerine ileriye yönelik tedbirler alınması şarttır.

     Türkiye’de yaşayan herkesin toprakla kavuşması, üretim yapması şarttır. Özellikle hayatın devamlılığı için ata tohumu temin etmeliyiz. Ata tohumu Milli Güvenliğimiz için, insanlık için çok önemlidir. Bir süredir Küresel güçler; üzerinde oynanmamış, doğal olan tohumları kendilerine birikim yapıyorlar.

     Uzmanların, araştırmacıların öngörüsü şudur; Kişisel olarak ailenizi de içine alan, el becerisi,  “Hayatta Kalma” becerisi ve tedbirlerini öğrenin. “Hayatta Kalma Becerisi” dersi okullara, müfredata mutlaka koyulmalıdır. Temel çıkış noktanız; Su, Gıda ve Tohum olsun. İlaveten bir kısım tamir, bakım aparatları edinin. Fener, mum, pil, gaz, ilaç, kuru gıda vb. Hayati önemi olan malzemeleri depolayın.

     Çok mecbur kalmadıkça önümüzdeki üç yılda barınma ve zaruri ihtiyaç dışında hiçbir şeye fazla para harcamayın. Deniz sahilinden dağlara doğru gidin gıda yetiştirmeyi öğrenin. Küçük şehirlerde, köylerde yeni bir hayat kurun. Temiz su kaynakları nükleer savaşta kirlenebilir. Bu sebeple devir-daim yapan büyük su depoları yapın. Herhangi bir tehlike anında bunları kapatıp içinde temiz suyu saklayabilirsiniz.

     Ülkemizde üretime odaklanıp, dışarıdan alım yerine gıda temininde kendi içimize dönmeliyiz.  Ülkemizde tarım ve hayvancılık ürünleri teşvikleri var ama dahi iyi hale getirilmeli. İster tarım, ister hayvancılık ürünleri olsun; halkımız teşvikleri alıyor ama genel olarak üretemeden teşvik parasını kullanıp, bitiriyor. Aslında bu Teşvikler, hasat bitince, nihai üründe alınmalıdır. Mutlaka devletin tüm üretimlerde, ürün alım garantisi olmalıdır. Üretici kendini güvende hissetmelidir.

     Artık “İstikrarsızlık ve Düzensizlik” ihtimallerinin çok olduğu yeni bir dünya düzeninde yaşıyoruz. Her ihtimale karşı hazırlanmamız gereken, varlıklarımızı artırmaktan çok koruma devrindeyiz. Hayatı yaşanılır kılan her şeyin; her geçen gün bir adım ilerisinde olmamız gerekirken, aksine bir adım gerisine düşmeyelim. Önceden gelecek için hedeflerimizi belirleyelim. Bireysel kurtuluş biraz zor olabilir ama ulus devlet ve ulus kavramı, birlikte hareket etmek, etkili kurtarıcı olabilir.

     Haftanın Sözü: Alışılmışın dışında düşünebilenler yol alır. Düşünemeyenler ya köleleleşir ya da yok olur. Aklı kullanmaya her zamankinden daha çok ihtiyaç var.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol



Günebakış Trabzon Haber