Her zaman Trabzonspor’un dikkatini dağıtacak bir gündem yaratıyorlar. 

Bu anlamda bu hafta Trabzonspor’un kadrosunda bulunan ve yıldızı parlayan genç oyuncuların transfer haberleri ile oldukça sansasyonel rakamlarla transfer haberleri bolca yazıldı.

Benim anlamadığım, Trabzonspor başkanı da çıkıyor ulusal televizyon kanalımda canlı yayında, “evet genç oyuncularıma çok ciddi teklifler var, hem yurt içinden, hem yurt dışından, oldukça ciddi teklifler bunlar ancak, bizim istediğimiz rakamlar olmadığı için hepsini reddettik” diyor.

Yani bir anlamda Trabzonspor’un dikkatinin dağılması, kafasının karışmasını arzulayan, bu nedenle bu tip haberleri parlatıp cilalayarak gündeme taşıyan güruhların değirmenine, yaptığı açıklamalarıyla başkan da su taşımış oluyor.

Ben bu konuda net konuşan ve tavrımımın kesinlikle yıldız oyunculardan henüz istediğin derecede faydalanamadığın bir ortamda satılmasına karşıyım.

Özellikle Trabzonspor gibi büyük kulüplerin rakiplerine, elindeki yıldız oyuncuları kaç para olursa olsun sürekli vermesi bana göre imaj faciasıdır. 
Ben hep böyle düşündüm ve böyle düşünmeye devam edeceğim.

Sanki oyuncuyu kullandın, hedefine ulaştın, başarıyı yakaladın, ondan sonra satıyorsun! 
Daha henüz bir şey kazanmadı, neyi satıyorsun? 
Sana lazım değilse, sat sat başkan bize lazım değil sat o zaman.

Bu, sinir bozucu gündemi bol olan hafta da, Kasımpaşa’yı konuk etti Trabzonspor

Fatih hoca yeni transfer Lovik’e şans verirken, bir aydır hasretinden gözlerimiz yolda  kaldığı Onuachu’yu ise yedek kulübesinde oturttu. 

Trabzonspor maça arzulu ve iyi başlayan taraftı. Yeni transfer sol bek Lovik, ilk maçı olmasına rağmen rahatlığı, hareketliliği, öz güveni ve süratiyle ilgili hemen bir şeyler bize gösterdi ve bana göre çok daha iyi olacak.

Stoper  Nwaiwu ise ilk iki maçına nazaran bu maçta oldukça güven verdi ve iyi kumaş olduğunu sanırım herkes gördü.

İlk devre itibarıyla Trabzonspor’da kötü oynayan oyuncu yoktu desek yanlış demiş olmayız. 
Kasımpaşa zaten kalibresi düşük bir takım ama, iyi motive oldukları için Trabzonspor’a karşı iyi bir direnç gösterdiler.

Ben aslında eskiden beri taraftarı olmayan, ekonomik gücü olmayan, şirket takımları, Semt ve ilçe takımlarına karşıyım. 
Bu ve buna benzer takımların ligimizin kalitesini düşürdüğü kanaatindeyim. 
Bu nedenle bu işe bir kriter getirilmesi lazım. Sırf Türk futbolunun kalite ve marka değerini yükseltmek için bu şart. 

Trabzonspor’un bütün gayretine rağmen gol bulunmaması nedeniyle ilk devre 0-0 sonuçlandı. 

Aslında ikinci devreye şaşırtıcı bir şekilde Kasımpaşa etkili ve baskılı başladı ama bu çok kısa sürdü. 

Trabzonspor 50. dakikada geliştirdiği bir atakta Oulai’nin asistinde ceza sahası içerisinde topla buluşan Onuachu, şık bir hareketle rakibinden sıyrılınca vurdugu top, direğede vurarak gol oldu ve Trabzonspor maçta 50 dakikadır beklediği golü, hasretle beklediği golcüsüyle buldu.

Gol sevincinde, iki metrelik  Onuachu’nun fizik kurallarına meydan okurcasına takla atması, açıkçası benim yüreğimi ağzıma getirdi. 
Bu adam inanılmaz bir adam. 

Belli ki biz onu ne kadar özlemle beklemişsek, o da Trabzonspor forması altında gol atmayı bir o kadar özlemle beklemişti.

Ancak bu mutluluğumuz 61. dakikada Diyabete nin golüyle bozuldu ve skor 1-1 oldu. Bir çok anlamda daha çok katetmemiz gereken yol var.

Trabzonspor ikinci golü yedikten sonra öyle bir reaksiyon gösterdi ki, kalecimiz Onana dahil yani 11 kişi ile Kasımpaşa’ya baskı kurduğumuz anlar oldu ve oldukça pas yaparak pozisyon aradığımız anlardı bu anlar.

Muçi, Onuachu, Zubkov ve Nwakaeme ile pozisyonlar buluyor, zorluyor baskı üstüne baskı kuruyorduk ama, gol bir türlü gelmiyordu derken, Nwakaeme’nin mükemmel pasını alan Zubkov, akıl dolu bir vuruşla  Trabzonspor’u öne geçiren golü kaydetti. 2-1 

Bu golle Trabzonspor kolay gibi gözüken ama zor olan müsabakayı galibiyetle tamamlaması gerçekten çok önemliydi.

Onuachu, Zubkov, Folcarelli, Batagov tamam da sahada başka, bambaşka bir yıldız vardı! 
Trabzonspor’un resmen beyni olarak sahada yer alıyordu! 
Bu beyin, evet sizin de tahmin ettiğiniz gibi Oulai’ydi. 

Bir futbol takımı, eğer hedefleri varsa elindeki beynini ki, bu beyin dünya futbolunda yükselen, hızla parlayan bir beyin ise, sportif başarı anlamında ondan faydalanmadan onu asla satmaz! Heleki, rakibine Satamaz! Satmamalı. 

(2010-11 ŞAMPİYONU TRABZONSPOR)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol



Günebakış Trabzon Haber